Yenisöz gazetesinin bıçkın kalemi “Kurşun Kalem” iktidar medyasını yerden yere vurdu

Yenisöz gazetesinin etkili kalemi Kurşun Kalem, ” iktidar medyası işte bu yüzden etkisiz” başlıklı yazısıyla iktidar medyasını adeta salladı. Kendine özgü üslubuyla iktidara yakın medyayı kıyasıya eleştiren Kurşun Kalem, iktidar medyasının bugüne kadarki düşük performansını masaya yatırdı. Hızını alamayan Kurşun Kalem, “Tayyip Erdoğan liderliğindeki bir siyasi harekete bu medya yakışmıyor…” diye yazdı…

İKTİDAR MEDYASINA SERT ELEŞTİRİ

“Türkiye’de pek çok gazete, televizyon, internet sitesi iktidarı destekliyor. Destekliyor ama hala gündemi muhalif medya belirliyor” diye yazan Kurşun Kalem, iktidara yakın medyada dayanışmanın sıfır olduğuna dikkat çekti. Hızını alamayan Kurşun Kalem, daha da ileri giderek “En büyük gazetenin ya da televizyonun bile gündem belirleme kapasitesi oda tv kadar gelişmemiş.” şeklindeki tespitiyle ikidara yakın medyayı adeta yerden yere vurdu.

İşte, Yenisöz gazetesinde Kurşun Kalem imzasıyla yayınlanan ve dikkat çeken o yazı:


KURŞUN KALEM/YENİSÖZ

İKTİDAR MEDYASI İŞTE BU YÜZDEN ETKİSİZ?

Türkiye’de pek çok gazete, televizyon, internet sitesi iktidarı destekliyor.

Destekliyor ama hala gündemi muhalif medya belirliyor.

Neden?

Çünkü muhalif medya söz konusu Ak Parti iktidarı, Müslümanlar, İslam, yerli ve milli değerler olunca kendi içindeki tüm çekişmeleri bir yana bırakıyor, saldırmak, yıpratmak, kelle koparmak için tek vücut oluyor.

Çeşit çeşit taktikler ile yapıyorlar bunu.

Küçük bir marjinal mecrada haber yaptırıp sonra bunu sahiplenerek büyütmek de var, ilgisiz gibi görünen haberlere ekleyerek vurmak da var…

Yöntemleri önemli değil, önemli olan kendi hedefleri doğrultusunda bir araya gelip sonuç almaları.

En uç sol mecralardan en merkez medyaya kadar böyle bir durumda kolayca “şer ittifakı” kurabiliyorlar.

Peki, iktidar medyasında durum ne?

Ya da kimilerine göre muhafazakâr, yandaş diye tabir edilen bu gazetenin de kategorik olarak dâhil olduğu medyada.

Dayanışma sıfır.

Fikri takip yerlerde sürünüyor.

En büyük gazetenin ya da televizyonun bile gündem belirleme kapasitesi oda tv kadar gelişmemiş.

Lideri demeç vereceği ya da programa çıkacağı mecrayı titizlikle seçerken, bakanından belediye başkanına diğerlerinin muhalif medyada görünmek için kırk takla attıkları bir atmosfer.

Kompleksler hala yerli yerinde, ezilmiş psikolojisi bir türlü yok edilememiş, beyaz Türklere kendini beğendirme arzusuna gem vurulamamış.

Ve tüm bu ve benzeri sebeplerden dolayı pek çok yerini “devşirmeler” doldurmuş.

Elinde viski şişesiyle Ak Parti gazeteciliği yapan, Ak Parti’nin temsil ettiği değerleri Batılı yaşam tarzı ile savunmaya çalışan bir sürü devşirme ile insanları ikna etmeye çalışan zavallı bir medya düzeni.

Elbette etkili olmaz, olamaz.

Elbette kimseyi temsil ve ikna edemez.

Elbette değerlerini savunamaz ve elbette gündem belirleyemez.

İki taze örnek vereyim size.

Ömer Turan Ahmet Davutoğlu’na soru sorduğu için güpegündüz metrobüs durağında derdest ediliyor…

Kimsede gık yok.

Marjinalinin marjilani bir PKK gazetecisine aynısı yapılsaydı, mesela Hürriyet’in Bylock İsmail’i Saymaz’a benzer uygulama olsaydı nasıl bir manzara oluşurdu?

Yer gök inlemez miydi?

Ömer Turan bu muameleyi hem de 10 Ocak çalışan gazeteciler gününde yaşıyor.

Her şeye rağmen kızdığımız oda tv haber yapıyor.

Bütün iktidar medyası suspus…

İlaç olsun diye bir tek bilinen mecrada konuya değinilmemiş.

Nereden bakarsanız bakın tutarsızlık, yetersizlik, zavallılık.

Ömer Turan’ı sevmeyebilirsiniz ama fikirlerini söyleme hakkını da savunmayacaksanız neyi savunacaksınız?

Gerçi yıllar yıllar önce Yeni Şafak gazetesi sahibi Mustafa Albayrak gözaltına alındığında da benzer durum vardı, Ak Parti iktidarı döneminde hiç alakası olmadığı halde Derin Tarih dergisi toplatıldığında da…

İkinci örnek Milat Gazetesi yazarı Erdal Şimşek’in iki yazısı.

Beşiktaş ve FETÖ bağlantısı ile ilgili iki yazı yazıyor…

Sadece yazıların başlıkları bile Türkiye’yi sallamaya yeter.

“FETÖ’nün son kalesi BJK”

“Beşiktaş’ta unutulan FETÖ’cü teröristler”

Dünyanın neresinde olursa olsun bir terör örgütü ile milyonlarca taraftarı olan bir spor kulübünün ilintirilmesi büyük olaydır.

Üstelik Erdal Şimşek daha önce BJK Başkanı Fikret Orman’a FETÖ’nün en önemli piçlerinden Zekeriya Öz’e daire satıp satmadığını sorduğunda soluğu mahkemede alan Orman’a hukuk tokat gibi bir cevap vermişken.

Bu soruyu sormanın suç olmadığına karar vermişken.

Zekeriya Öz’e kendisine ait inşaat firmasından daire satıp satmadığı sorusu ile Ekrem Dumanlı gibi bir piçin nasıl olurda hala BJK kongre üyesi olarak kaldığına dair soruları hala havada cevaplanmayı bekliyorken.

Ama esas konu Erdal Şimşek ile Fikret Orman değil.

Eğer bu sorulardaki BJK yerine mesela Başakşehir olsaydı, soruları soran Erdal Şimşek ve Milat Gazetesi sütunları değil de Korkusuz gazetesinde yazan X bir yazar olsaydı bugün Türkiye bu “sağır edici sessizliği” yaşar mıydı?

Devşirmesinden kendini en has iktidar yanlısı ve en koyu muhafazakâr sayanına tüm medya üç maymunu oynuyor.

Yanlış anlaşılmasın sadece bu iki konu değil, benzeri tüm konularda herkesi birbirine aynı davranıyor.

O kadar çok örnek verilebilir ki bu duruma…

Tam bir tencere dibin kara durumu.

Mensuplarını bile savunmaktan aciz, kendi aralarında bile hedef birliği yapamayan, kimsenin ciddiye almadığı hormonlu bir iktidar medyası var bugün.

Sayı bol, etki sıfır.

Tayyip Erdoğan liderliğindeki bir siyasi harekete bu medya yakışmıyor…

Tabii ki bunu da düzeltecek kişi yine ve ne yazık ki Tayyip Erdoğan.

Yoksa her tarafına sinmiş kriptoların cirit attığı bir iktidar medyasında, durumdan nemalananların değişim yapmalarını beklemek anlamsız, boş ve beyhudedir.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayın

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış.

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2017 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - [email protected]