Yerli Dizi

Önce Oray Eğin, sonra Cem Küçük… Ahmet Hakan’ı pişman ettiler!

Kanal D Ana Haber’de Ahmet Hakan’ın göz doldurmayan performansı medyanın gündeminden düşmüyor. Habertürk yazarı Oray Eğin, bugünkü yazısında “Ahmet Hakan neden tutmadı” başlığını kullandı. Eğin, Ahmet Hakan’a nazira yaparcasına onun yazısında kullandığı maddeler üzerinden 8 maddede Ahmet Hakan’ın ana haber macerasının neden başarısız olduğunu yazdı. TGRT Haber’de yayınlanan Medya Kritik programının konu başlıklarından biri de Ahmet Hakan’ın ana haber spikerliği performansıydı.

Medya Kritik programında Ahmet Hakan’ın yeni ekran macerası masaya yatırıldı. Fuat Uğur ve Cem Küçük, Ahmet Hakan’ın performansını yorumladılar. Programda Oray Eğin’in yazısına da yer verildi.

Cem Küçük, her zamanki gibi Ahmet Hakan’a ağır sözlerle yüklendi. Küçük, Ahmet Hakan’ın tabanda “dansöz” olarak görüldüğünü ve de düşüncelerine itibar edilmediğini ifade etti. Küçük, Ahmet Hakan’ın sadece medya dünyasında parlak bir figür olarak kabul edildiğini söyledi.

 

Oray Eğin’in Ahmet Hakan’la ilgili yazdığı o yazısından bölüm:

BİR: Hevesini kursağında bırakmak istemem ama Cem Küçük’ün onu “bitirmesi” değil, Ahmet Hakan’ın aldığı kötü reyting. Zamanın ruhunun Ahmet Hakan’ın aleyhine işlemesi sorun; onun iyi bildiği ana haber formülünün son kullanma tarihi doldu.

İKİ: Anchorman’ler dönemi genel olarak dünyada bitiyor. ABD’nin son güvenilir anchorman’i Brian Williams geçmişiyle ilgili palavra bir hikâye anlatınca ekrandan alındı. Yerine gelen kişi onun kadar ünlü, karizmatik değildi ama haber bülteni aynen izlenmeye devam etti. Uğur Dündar gibi olağanüstü bir güvenilirlik sağlayan ve bir duruşu temsil eden anchorman’ler hâlâ izlenir, ama Ahmet Hakan da böyle bir figür değil.

ÜÇ: Kanal 7’de Ahmet Hakan’ı ayıran alternatif olu- şuydu. Reha Muhtar’ın domine ettiği, Ufuk Güldemir’in dozunu iyice artırdığı grotesk haberciliğe karşı sakin, entelektüel bir sesti. O dönem moda olan ve Radikal İki, Yeni Şafak gibi gazetelerde rastlanan “yeni sol” bir ton tutturmuştu. Kendi mahallesinden çok Cihangir’de sevildi zaten, bir süre sonra da merkez medyaya geçti.

DÖRT: Ahmet Hakan’ın geçmişte ekrandan vaat ettiği alternatifi günümüzde merkez medyanın dışında internet siteleri, sosyal medya sağlıyor. O izleyici çoktan televizyonu terk etti.

BEŞ: Günümüzde prim yapan haber dilini Ahmet Hakan konuşmuyor. Show Haber ise bu şifreyi çözmüş: Halk için, halka yönelik haber yapıyor, bunu da halkın içinden gelen haberciler yapabilir. Sadece siyasete boğmuyor, sokağı da yansıtıyor. İçi boş söylemler ve sloganlar atmak yerine gerçek bir Türkiye profilinin aynası haberler. Gerçek, samimi… İzleyici dünyanın sadece Ankara’dan ibaret olmadığını, kendisinin de hayatın bir parçası olduğunu ekranda görünce anlıyor.

ALTI: Türkiye’de muhalif basın kendi kitlesini aptallaştırmaya programlamış; toplumsal söylem ve tartışma çıtasını yükseltmek yerine muhaliflerde biriken öfkenin gazını alarak günü geçiştirme derdinde. Fatih Portakal’ın en büyük başarısı bu: Son derece sığ, kullandığı dil avam, itirazı kahvehane tartışması boyutunda. Fazla derine inmeye de niyeti yok; zaman zaman okuduğu bir kitaptan alıntı yapıyor ekranda. Kendi kitabından. Ne üzücü ki, bu tutuyor. Ahmet Hakan ne yeteri kadar yandaş, ne muhalif… Hatta muhalif izleyici için fazla “entel”.

YEDİ: Köşe yazarlığı insanı taraf olmaya zorluyor, Ahmet Hakan’ı bir köşe yazarı olarak parlatan da buydu. Polemikler, birkaç cümlede yaptığı nokta atışları, zekice yakaladığı ayrıntılar, yazı tarzı… Köşede durduğu gibi durmuyor.

SEKİZ: İzleyici de okur da bir yere not etmiştir: Ahmet Hakan hiçbir idari görevi olmamasına rağmen fazlasıyla Aydın Doğan’dan taraf oldu. Köşesi Aydın Doğan’ın yanıtlarının yayımlandığı bir platforma dönüştü, patron ile köşe yazarı arasındaki mesafeyi son yıllarda iyi ayarlayamadı.

 

 

 

 

Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün