Kültür-SanatSinemaYazarlarımız

Müslüm Baba’nın filmi, sevenlerine şahane bir hediye

Beyaz perdede bir Türk müzisyenin biyografisini, özellikle de kitlelere mal olmuş bir büyük sesin, Müslüm Gürses’in gerçek hayat hikayesini izlemek apayrı bir keyifti.

Bir kaza sahnesiyle başlayıp zamanda geriye dönüp Şanlıurfa’dan Adana’ya ve oradan İstanbul’a uzanan bir hayat hikayesi izledik karşımızda. Müslüm Baba’yı canlandıran Timuçin Esen harikalar yaratmış. Arada ‘’sanki bildik Timuçin Esen’i de mi oynuyor mu ne’’ dedirtse de (hani onun konuşurken değişik tonlamaları vardır ya) Müslüm Gürses’in bildiğimiz o vücut dilini güzel yansıtmış. Eşi Muhterem Nur’u canlandıran Zerrin Tekindor’u zaten çok severim ve yine bayıla bayıla izledim. Gürses’in hocasını canlandıran Limoncu Ali rolündeki Erkan Can’la küçük Müslüm’ün arasındaki diyaloglar ayrıca izlemeye değerdi. Diğer oyuncular Ayça Bingöl, Turgut Tunçalp,Erkan Avcı ve Taner Ölmez’i  zaten anlatmaya gerek yok. Ama hemen burada Müslüm Gürses’in çocukluğunu canlandıran Şahin Kendirci’den bahsetmek gerek ki (O Ses Türkiye’den pek çoğunuzun bildiği Kendirci) cidden iyi oyuncu. Sesiyle ve ışığıyla filme renk katmış.

Senaryosunun Gürhan Özçiftçi’yle birlikte Hakan Günday gibi müthiş bir kalemden çıkmış olması, daha çok reklam ve klip yönetmenliğiyle önde olan Hakan Kırkavaç ve Ayla’nın da yönetmeni olan Can Ulakay’ın elinden çıkmış olmasıyla ve gerçek bir sanatçının gerçek hayat hikayesi olmasıyla benim özellikle izlemek istediğim film genel manada simetografisi ve oyunculuklarıyla cidden izlenecek bir yapım olmuş. Fakat tüm bunların  yanında özellikle zamanda geri dönüşlerde ne yazık ki kopukluklar vardı. İzlerken ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız tabii ama, bir bütün olarak izlemek istediğim hikayede benim ara ara dikkatimi dağıtan bir unsurdu bu mesela. Sonra bir sahnede tahta bir beşik görüyoruz, üstü yemeniyle kapatılmış beşikte belli ki Müslüm’ün kız kardeşi yatıyor ama o esnada bu kız kardeş 2 yaşında! O yaştaki bir çocuğu eğer iki büklüm sokmazsanız oraya,  o beşiğe sığması imkansız!

Bunlarla birlikte Müslüm Gürses’in daha çok çocukluk ve şöhret olma yolundaki yıllarına odaklanmış olan filmde ben, daha çok konser sahnesi  görmek isterdim. Onun o ilginç, ölümüne seven hayran kitlesinden daha çok bahsedilmesini ve o kitlenin nasıl oluştuğunu izlemek isterdim.

Tüm ufak tefek aksaklıklarıyla birlikte yine de Timuçin Esen’li, Zerrin Tekindor’lu, güzel sahne çekimleriyle beraber böyle büyük bir sanatçının hayat hikayesini Esen’in sesinden Müslüm şarkılarıyla izlemek apayrı bir zevkti. Baba’nın hayranlarına güzel bir anı, şahane bir hediye oldu bu film. Kimin gönlü değmişse Müslüm Baba filmine herkesin ellerine, emeklerine sağlık.

Hiç Baba olmadı, babası gibi olmaktan korktu. Ama herkes ona ‘’Baba’’ dedi…Sevgi ve rahmetle…

JALE ŞEN/MEDYABEY

jaleshen@gmail.com

 

 

 

Etiketler

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı