İnsan, spiritüel danışman ve yaşam koçuna ne zaman ihtiyaç duyar?

Spiritüel alana dair en çok merak edilen ve en çok yanlış bilinen bir konuyu anlatmak istiyorum sizlere.

Bildiğiniz üzere son yıllarda fazlasıyla popüler hale gelen bir alan Spiritüel Danışmanlık ve Yaşam Koçluğu. Yurt dışında remi bir iş dalı olarak kabul edilen bu alan, ülkemizde 2013 yılında bir meslek dalı olarak kabul edilmiştir. Gözlemlerim üzerine çıkardığım bir sonuç ise ortalama son iki yıldır daha da popüler hale gelmiş olması bu mesleğin. Sebebi ise teknolojinin her geçen gün hızla ilerlemesi ve insanlığın daha da bilinçli bir boyuta gelmiş olması. Sevindirici bir durum tabii…

Bundan on yıl öncesinde de Türkiye’de bu işi yapan insanlar vardı hatta yirmi yıl öncesinde de. Tabii biz bunu tam anlamı ile kavrayamıyorduk haliyle. Mesela çocukluk dönemlerimden bu yana hislerim çok kuvvetlidir fakat ben ve ailem o dönemler bunun ne demek olduğunu bilmiyorduk çünkü bu alana dair cahil bilinçteydik. Zaman içerisinde neyin ne olduğunu daha iyi anlar hale geldik.

Günümüzde de artık hem medyada hem de bulunduğumuz şehirlerde bu alana dair iş yapan insanları görebiliyoruz. İnsanlık olarak bir kesim bu alana dair bilinçli olsa dahi henüz spiritüel danışmanlığın ne işe yaradığını, ne olduğunu bilmeyen ve ön yargılı olan binlerce insan var. Onları da yadırgamamak gerekiyor çünkü, nasıl ki bize zamanında öğretilmediyse onlara da bir şekilde öğretilmedi.

Spiritüel Danışman ve Yaşam Koçu ne demek öncelikle bunu oturtalım.

Spiritüel kelimesi, kelime anlamı ile ‘manevi’ demektir. Tabii ‘Manevi Danışman’ demek sistemin işine gelmediği için adına ‘Spiritüel Danışman’ deniyor. İsmi değiştiremediğimiz için kelimelere takılmıyorum ben de artık.

Ve bir spiritüel danışman; maneviyata, yani insan kalbine odaklanır. İnsan ve insan kalbi de bir enerjiden ibaret olduğu için orada devreye ‘çekim yasası’ dediğimiz enerji yasaları devreye girer. Yani; evrenin enerji yasalarını kullanarak manevi anlamda istediğin doyuma ulaşmana yardımcı olur bir spiritüel danışman. Haliyle manevi noktada, kalp noktasında doyuma ulaşan bir insan maddi hayatında da kendini doyum noktasında hisseder.

Bir diğer değişle; hayatınıza çekmek istediğiniz şeyleri spiritüel danışman ile birlikte bir yolculuğa çıkarak çekmeye başlarsınız. Bilim insanlarının da yüzyıllardır onayladığı ve kabul ettiği; kuantum fiziği, çekim yasası ve enerji olaylarını günümüzde halen bir kesim kabul etmek istemese de biz inanıyoruz ve kabul ediyoruz. İnananlar ve üzerinde çalışanlar kendi hayatlarında çoğu şeyi değiştirmeye başlıyor ve hayatını kutlamaya dönüştürebiliyor. İnanmayanlar ise dramdan beslenerek negatif bir kısır döngüde devam ediyor ve çevresinde gördüğü mutlu insanlara saldırmaya çalışıyor. Bu noktada da tercih tamamen kişinin kendisine ait çünkü bir kişi istemediği sürece kimseyi ve inancını değiştiremiyoruz.

SPİRİTÜEL DANIŞMANA VE YAŞAM KOÇUNA NE ZAMAN İHTİYACIMIZ OLUR?

İlk etapta, hayatınızda bir şey istiyorsunuzdur ve o şeyi bir türlü hayatınıza çekemiyorsunuzdur. Tam da bu noktada bir danışmana ihtiyaç duyabilirsiniz. O sizi isteğiniz doğrultusunda daha sağlıklı bir şekilde yönlendirecektir.

İkinci etap ise; belirli travmalar yaşanmıştır ( aldatılma, ayrılık, sağlık problemi, tecavüz, iflas vb.) ve bir danışmana ihtiyaç duyulur.

DANIŞMAN SEÇİMİ VE İYİLEŞME SÜRECİ

Spiritüel alanın ve danışmanlığın bilincindeyiz diyelim. Hayatınızla ilgili destek almanız gerektiğinin de bilincindesiniz fakat kimi seçeceğinizi, nereden başlayacağınızı bilmiyorsunuz ki çok haklısınız çünkü bir ton insan var bu alanda iş yapan. Tıpkı sağlık sorunu yaşadığımızda doktor ya da mahkeme sürecinde avukat seçimi gibi kimin bize iyi geleceğini bilmiyoruz.

Size önerim; bir danışmana ihtiyacınız olduğunda (artık sosyal medya çağındayız) internetten açın ve araştırın. Hangi insanın enerjisi size yakın geliyorsa, kalpten hissedebiliyorsanız onu tercih edin. Bu yazıları yazıyorum diye beni tercih etmeniz gerekmiyor. Fotoğraflarıma ve paylaşımlarıma bakın, enerjiniz benimle uyuyorsa tercih edin. Uymuyorsa kendi enerjinize yakın olan, kendinize yakın hissettiğiniz başka insanları bulun ve tercihinizi yapın.

Hayatımın diğer alanlarında yeni insanlara ihtiyacım olduğu zaman ben de aynısını yapıyorum. Bir doktora gitmem gerekiyorsa eğer, o doktorun eğitimi ya da nereden mezun olduğu ya da bu zamana kadar neler yaptığı beni ilgilendirmiyor. Ben, ondan aldığım enerjiye ve bana iyi gelip gelmeyeceğine odaklanıyorum. Sonuçta başkasına iyi gelen bana iyi gelmeyebilir ya da başkasına iyi gelmeyen bir kişi beni uçurabilir. Burada da kişinin eğitimi, yaşı ya da (bana göre) saçma diplomalarının bir anlamı kalmıyor. Aynı seçimi sanatçılarda da yapıyorum. Enerjisi bana iyi geliyorsa dinliyorum ve konserine gidiyorum. Konservatuardan mezun olmuş mu olmamış mı beni ilgilendirmiyor. Ben bana hissettirdiklerine bakıyorum.

Bir diğer ipucu daha; gittiğiniz bir danışmanın, kalbinize ne kadar odaklandığına bakın. Sizi gerçekten dinliyor mu? Sizi anlıyor mu? Sizi cesaretlendiriyor mu? Size enerji verebiliyor mu? Size belirli bir yol haritası çiziyor mu? Bunlar varsa gözünüz kapalı teslim edin kendinizi.

İYİLEŞME SÜRECİ

En hassas noktalardan bir tanesi de burası. Terapiye gidiyorsunuz ve hemen her şeyin geçip gitmesini bekliyorsunuz. İşte bu en büyük bilgi kirliliği ve yanlış inanç. Spiritüel iyileşme süreci bitmek bilmeyen bir süreçtir ve nefes aldığımız her an gelişmeye ve dönüşmeye devam edeceğiz.

Herhangi bir konu üzerinden bir danışmana gittiğinizde yolculuğu başlatmış olursunuz fakat bu tek seanslık ya da belirli bir süre içerisinde olabilecek bir durum değildir. Şöyle düşünün; İstanbul’dan Antalya’ya arabanız ile yola çıktınız. Hedefiniz Antalya’ya ulaşıp muhteşem bir tatil yapıp kafa dinlemek. Yola çıktıktan sonra, Antalya’ya gidene kadar olası bin bir çeşit ihtimal vardır. Yolda giderken arabanızın lastiği patlayabilir ya da sizin arabanıza bir şey olmaz fakat yolda başka bir arabanın kaza yaptığını görürsünüz ya da yolda bu zamana kadar görmediğiniz başka güzel manzaralar görürsünüz ve Antalya’ya vardığınızda elinizde bir sürü deneyim olur. Ve henüz Antalya’ tatiliniz başlamamışken.

Spiritüel iyileşme süreci de aynen böyledir. Danışanlarım genelde bir konu üzerinden gelir bana. Mesela aşk diyelim. Ruh eşini çekmek istiyor ve çalışmalara başlıyoruz. Hedefimiz bulunduğumuz noktadan, ruh eşi ile aşk dolu bir ilişki yaşanacak noktaya gitmek. Biz bu sürece gidene kadar yolculuğumuz içerisinde danışanımın çocukluk dönemi, kendine olan sevgisi, kendine olan değer noktaları, kendisine olan saygı ve şefkat noktaları bize eşlik ediyor. İyileşmeye ve dönüşüme yolculuk içerisindeki noktalardan başlıyoruz ve her nokta bizi başka bir noktaya taşıyor. Yani bu süreç daha uzun ama daha keyifli bir hale geliyor.

Hayatta her şey her an değişiyor, gelişiyor ve dönüşüyor. Bizler de öyle… Ve sizlere bir diğer tavsiyem; hayatınızın belirli dönemlerinde, belirli periyodlar halinde bir danışman ile çalışın ve koçluk desteği alın. Eskiden psikologlara gidenlere deli gözü ile bakarlardı. Şimdi de bu alana ilgi duyanlara öyle bakıyorlar ama siz aldırmayın. Hatta biz dünyanın en güzel delileri olalım! Ve ne olursa olsun kendinizi üzmeyin, dramdan beslenmeyin. Hayatta bir şeyi bir kişi bile yaşıyorsa siz de yaşayabilirsiniz unutmayın. Yeter ki kendinize, kalbinize giden yolculuğu başlatın. Çünkü sizden başka değerli ve önemli hiçbir şey yok. Siz varsanız hayatınızdaki her şeyin bir anlamı ve değeri var…

Not: Yazı Medyabey sitesine özeldir. İzinsiz alıntı ya da paylaşım yapılamaz.

CAN PERİMCEK/MEDYABEY

Spiritüel Danışman & Yaşam Koçu

İnstagram: canperimcek

Twitter: @canperimcek

YORUMLAR

Yazıya 2 yorum yapılmış.

serpil ogruk 21 Şubat 2018

Helaaaal.Teşekkür ederiz.

Meryem Soran 26 Nisan 2018

Cok Tesekkurlerrrr.Can bey iyiki varsiniz.Kucak dolusu Sevgiler ❤️

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2017 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - [email protected]