İlişkide “bağımlı olmak” ile “bağlı olmak” arasındaki farklar

Yaşanılan ilişkilerin geneline bakıldığı zaman, dışarıdan bir ilişki gibi görünse de içinde fazlasıyla mutsuzluk barındırıyor aslında. Mutsuzluğun temel sebebi ise ilişkide bağımlı olmak.

İlişkide bağımlı olmak ne demek?

İlişkide bağımlı olmak; kendi benliğini, kendi değerini yok sayıp karşı taraf odaklı yaşamaktır, onsuz yaşayamayacağın düşüncesidir. Ve bu düşüncenin altında yatan psikolojik sebepler ise; sevgisizlik (bireyin kendisini sevmemesi), yalnız kalma korkusu ve özgüven eksikliği.

Bir ilişkiye başlıyoruz ve kısa bir zaman sonra şu düşünce kalıpları içerisinde buluyoruz kendimizi;

  • Beni gerçekten seviyor mu?
  • Beni hep sevecek mi?
  • Beni aldatır mı?
  • Evlenecek miyiz acaba? Vb.

Ve bu düşünceler bizi karşı tarafa daha saplantılı daha bağımlı hale getiriyor. Bir süre sonra ilişki ya bitiyor ya da mutsuzlukla birlikte bitişin temeli atılmaya başlıyor çünkü bağımlı enerji bizi saf sevgiden uzaklaştırıp yapılmaması gereken bağımlı hareketlere itiyor.

Karşındaki insanı arıyorsun ve o an telefonu açmıyor ya da açamıyor. Ardından sık aramalarla ya da mesajlarla tacizler başlıyor. Neredesin? Neden açmıyorsun? Neden cevap vermiyorsun? Vb.

Karşındaki insana onu sevdiğini söylüyorsun ve söylediğin tarzda bir cevap alamadığın zaman sorgulamalar başlıyor. Beni sevmiyor musun? Neden sevdiğini söylemiyorsun? Benden sıkıldın mı? Ayrılmak mı istiyorsun? Vb.

Ve tüm bu ve benzer hareketler ortada gerçek bir sevginin olmadığını gösteriyor çünkü gerçek sevginin, saf sevginin olduğu yerde bağımlılık yoktur, bağlılık vardır. Bir ilişkide bağlı olmak ile bağımlı olmak arasında ciddi farklar olmasına rağmen biz bunu çoğunlukla birbirine karıştırıp ilişkiyi ve hayatı kendimize zehir ediyoruz. Aradaki farklara gelin birlikte bakalım.

İLİŞKİDE BAĞIMLILIK

  • Şüphe enerjisi yaratır ve paranoyak olursun.
  • Ben merkezli bencil düşünceler üretirsin.
  • Geçmişte ya da gelecekte yaşarsın.
  • İçinde her daim bir korku vardır.
  • Enerjini sömürür.
  • Üretkenliğin azalır.
  • Hayattan bir beklentin olmaz.
  • Mutsuzlaşırsın.

İLİŞKİDE BAĞLI OLMAK

  • Güven verir.
  • İlişkiye ve karşımdaki insana ne katabilirim diye düşünürsün.
  • Şimdiki an’ın ve ilişkinin tadını çıkarırsın.
  • İçinde sonsuz bir neşe ve huzur vardır.
  • Enerjin daha da ışıltılı hale gelir.
  • Hayatının her alanında daha üretken hale gelirsin.
  • Mutluluğun katlanarak artar.

 

Bir ilişkide bağlı olabilmek için öncelikle kendimizle olan ilişkimizde kendimize bağlı olmamız gerekiyor. Bunun için ise içsel mutluluğu bir şekilde yakalamak gerekiyor. Başımıza ne geliyorsa bu mutluluk kavramından geliyor zaten. Danışanlarımda sürekli gözlemlediğim bir şey var; mutluluğu her daim dış odaklı koşullu olarak yaşıyorlar. Hayatına birisi girince mutlu olacak, işi olursa mutlu olacak, daha çok parası olursa mutlu olacak vs. ve bastıra bastıra söylediğim şey ise; mutluluğu dış odaklı yaşarsan sana ait olmaz ve geçici olur. Sonuç olarak ta dışarıdan gelen mutluluk bir gün senden gittiğinde sen eskisinden de mutsuz hale geleceksin çünkü dışarıdan aldığın mutluluk yine seni bağımlı hale getirecek. Oysa birey olarak içsel huzuru, mutluluğu yakaladığın an dışarıdan gelen her mutluluk senin için ekstra bir lüks, ekstra bir kutlama haline dönüşüyor çünkü sen zaten özünde mutlu ve huzurlusun. İçindeki mutluluğa dışarıdan yeni bir mutluluk eklendiği zaman hayata teşekkürün çoğalıyor fakat dışarıdan gelen mutluluk senden gittiği zaman sen mutsuz olmuyorsun çünkü özünde zaten mutlusun!

Kendi içsel mutluluğunu yakaladıktan sonra ilişkide bağımlı olmak gibi bir şey söz konusu olmuyor. Hayatına birisi giriyor ve mutluluğuna mutluluk katıyor. Sen zaten mutlusun ve içindeki mutluluğu, coşkulu sevgi enerjisini karşındaki insana akıtmak, o insanla paylaşmak istiyorsun.

Ve sonra şöyle bir tablo ortaya çıkıyor;

  • İlişkiye bir gün biter mi gözüyle bakmıyorsun. Olan paylaşımın tadını çıkarıyorsun.
  • Karşındaki insanın mutluluğu için neler yapabilirim diye düşünüyorsun çünkü bir beklentin yok. İstediğin tek şey, hayatındaki insanın da kendi içinde ve hayatında mutlu olması.
  • Karşındaki insanın seçimlerine ve özel alanına saygı duyuyorsun. Seni aramamış, seninle ilgilenmemiş olabilir ve bu senin için bir sorun değildir çünkü senin ilgiye zaten ihtiyacın yok. Buradaki odak noktan yine karşı tarafın mutluluğu oluyor. Senin yanından gittikten sonra bir başkası ile başka şeyler paylaşıp mutlu oluyorsa sende onun adına mutlu olursun.
  • Saf sevgi enerjisi ile karşındaki insana kalbini en şeffaf hali ile açıyorsun. Taktikler ya da beklentiler olmuyor. Ne hissediyorsan sadece onu aktarıyorsun.
  • Bir gün senden gitmek istediğini söylediğinde ona sadece teşekkür ediyorsun yaşanılan güzel anlar ve hisler için çünkü karşındaki insanı öyle seviyorsun ki aldığı bu kararda onun mutluluğunu destekliyorsun.

Ve unutulmaması gereken noktalar;

Birincisi; kişi özgür olabildiği, kendini tüm benliğiyle kabul edildiği noktada durmayı seçer. Kısıtlamaların olduğu yerde sevgi barınamaz ve büyüyemez, haliyle bitişler kaçınılmazdır.

İkincisi; hayatındaki kişi ile olan ilişkini bir meditasyona çevir. Bir kişi ile ilişki içinde gelişmeyi seçmek muhteşem bir deneyim. Ve bu bir ömür sürebilir…

Bu noktadan sonra seçim senin. İlişkilerinde bağımlı mı olacaksın yoksa bağlı mı?

Not: yazıyı okuyanlari instagram sayfamda yazının görseli altına istediği renkte bir kalp bıraksın. Sizi seviyorum unutmayın…

CAN PERİMCEK/MEDYABEY

SPİRİTÜEL DANIŞMAN & YAŞAM KOÇU

İnstagram; cperimcek

Twtiter; @canperimcek

YORUMLAR

Yazıya 2 yorum yapılmış.

Banu Bacılar 20 Aralık 2017

İlkem_bdry 19 Ocak 2018

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2017 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - [email protected]