Beyaz ve Okan Bayülgen Youtube’da da rakip olacak mı?

Televizyondan dijitale geçen ünlüler kervanına Beyazıt Öztürk de katıldı. Yıllarca dev ekiplerle, büyük prodüksiyonlarla izleyici karşısına çıkan şovmen, şimdi çiçeği burnunda bir Youtuber. Kanal D’de Okan Bayülgen’le çalıştığım dönemlerde, Beyaz’ın ekibiyle aramızda tatlı bir rekabet vardı. Cuma gecesi onlar, cumartesi gecesi de biz seyirci karşısına çıkardık. O hafta olan en ilginç; bir o kadar da komik olayları ekrana taşımak için; gizli bir yarış içindeydik. Bizim “medya arkası” adlı bölümde kullandığımız malzemeler ve o malzemelere konu olan konukları, Beyaz’ın ekibi bir gün öncesinde kapıp değerlendirebiliyordu. Bir gün önceden yayına girmeleri onlar için avantaj oluşturuyordu. Sonuç olarak bu yaratıcı rekabet izleyici için de Kanal D için de güzel ve verimli sonuçlar doğuruyordu.

Cuma gecesi geç saatlere kadar kanal binasında kaldığımdan, Beyaz’ın ve ekibinin programa nasıl hazırlandığını bizzat gözleme şansım oluyordu. Gece yarısı yayına giren program için kanala erken gelen Beyaz, dört beş saat öncesinden sorulara ve aksiyonlara çalışırdı. Bu konudaki titizliğine “Televizyon Makinası” ve “Makina” programlarında çalıştığım dönemde birebir tanık oldum. Bence Beyaz’ı spontane gelişen esprileri dışında başarılı kılan bir önemli özelliği de, işini oldukça ciddiye almasıydı. Onun aksine Okan Bayülgen ise daha sarkastik bir yaklaşımla, hazır cevaplılığını ve ironisini kullanarak programı götürüyordu. Bu elbette, skeçler için hazırlanmadığımız, konuklar için çalışmadığımız, ya da “medya arkası” için deli gibi görüntü toplamadığımız anlamına gelmiyor. Söylemek istediğim, Okan Bayülgen’in programa ciddi anlamda hazırlanmak gibi bir gayreti olmadığı. Onu Beyaz’dan ayıran en önemli özellik de bu olsa gerek. Programa dakikalar kala, kanala geldiği zamanları çok iyi hatırlıyorum. Zaten herhalde bırakın Türkiye’yi, dünyada çok az şovmen bu kadar rahat bir şekilde programa gelip, saatlerce canlı yayın götürebilecek düzeyde olabilir.

Sonuç olarak, cuma ve cumartesi geceleri, televizyonda iki şovmen de farklı tarzlarıyla, farklı kitlelerin eğlence ihtiyacını, fazlasıyla karşılıyordu. Şimdi artık, talk show’lar yok olduğundan bu iki televizyoncu da başka mecralara doğru evrilmek zorunda kaldı. Okan Bayülgen’in Youtube için birtakım hazırlıklar yaptığı kulağımıza gelen haberler arasında. Hatta geçenlerde  “Molatik” adlı Youtube kanalında bir ısınma antrenmanı yaptı diyebiliriz. Her ne kadar programa konuk olsa da, bence yıllar öncesinden dijital platformların gücünü kavramış ve bu alanda yer almayı mantıklı bulmuştu Okan Bayülgen. O yüzden kendisinin yakın zamanda bir Youtube kanalıyla karşımıza çıkması, sürpriz olmamalı.

Beyaz ise bu ezeli rekabette önce davranarak, dijital mecradaki yerini aldı. Televizyonda son olarak; “O Ses Türkiye”de juri üyesi olarak karşımıza çıkan şovmen, “Beyaz’la” adında bir Youtube kanalı açtı ve kanalında ilk olarak Yılmaz Erdoğan’ı ağırladı. Talk show’larda editörlük, metin yazarlığı yapmış ve dünya talk show’larını yakından takip eden biri olarak söyleyebilirim ki Beyaz, bu işe yüzde elli gönüllü gibi görünüyor. Yani çektiği kısa videolarda, ‘Burada olmalıyımla”, “Benim burada ne işim var?” arası gel-gitler yaşıyor. Aslında yaptığı hamle oldukça doğru bir hamle. Geleceğin dijital platformlarda olacağı düşüncesini geride bıraktık; çünkü artık dijital çağın tam ortasındayız.

Youtube’a koyulan içeriklerde, büyük prodüksiyonlara, top celebrity isimlere gerek yok. Videolarını tek bir kamerayla çeken ve kendinden başka malzemesi olmayan çocuklar, başarıdan başarıya koşuyor. 18 yaşındaki bebelerin son model Camaro’larıyla fanlarına; hayallerinizden vazgeçmeyin mesajı verdiği bir dünyadan bahsediyoruz. Düşünsenize, dijital dünyanın ilk zenginleri sadece yirmili yaşlarının başındalar ama “Ferrari’sini Satan Bilge” kadar bilgece laflar edebiliyorlar. Varmak istediğim nokta, Okan Bayülgen ve Beyaz’ın şöhreti, dijital alemin gençlerinden çok daha geç yakalamış oldukları gerçeği. Şimdiki rakipleri çoktan yol katettiler ve içinde oldukları dünyanın kurallarını çok iyi biliyorlar.

Toparlarsak; Beyaz ilk hamleyi, Okan’ı geride bırakarak yaptı ve yeni açtığı kanalında, 250 bine yakın abonesi var. Ben bu yazıyı yazarken Yılmaz Erdoğan’la çektiği videonun 230 bin izlendiğini ve 26 bin beğeni aldığını söylemeliyim. Bu hiç de fena bir rakam değil. Cuma geceleri milyonlarca insan tarafından izlenen Beyaz’ın, Youtube’daki izlenme sayısı milyonları bulacak mı göreceğiz. Beyazıt Öztürk, şimdilik kendi kanalında, Beyaz Show’da yaptığı gibi, ünlü konuklarla sohbet ederek; izleyici kitlesini dijitale çekmeye çalışıyor. Bu kısa vadede işe yarasa da, ileride pek de sonuç vermeyeceği kesin. İnsanlar televizyonda kamyonla ünlü görmekten artık çoktan sıkıldı.

Dünyadan bir örnekle ilerlersek, ilgiyle izlenen kanalında Will Smith, neredeyse hepsi kankası olan Hollywood yıldızlarına, kendi videolarında hiç yer vermiyor. Onun yerine, organik ilişkilerini, doğal deneyimlerini ve Youtube ekosistemindeki isimleri merkeze alıyor. Milyonluk izlenme sonuçlarından da, bu yaklaşımın fazlasıyla işe yaradığını görüyoruz.

Beyaz’a geri dönersek, üzerindeki “Ben burada olmalı mıyım?” endişesinden kurtulup, daha fazla aksiyon alarak ve Youtube’un kimyasını daha iyi kavrayarak, bir Youtuber olma yoluna devam edebilir. Karşısında şu anda bir Okan Bayülgen yok belki ama ortalığın tozunu attıran Orkun Işıtmak, Enes Batur ve Reynmen gibi rakiplerini de dikkate alması gerekiyor.

BÜNYAMİN SOYUPAK/MEDYABEY

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış.

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2017 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - [email protected]