Ayşenur Arslan’a Ahmet Hakan’dan sonra bir kapak da Fatih Altaylı’dan!

Alman DW Türkçe kanalında çalışan Nevşin Mengü’nün yaptığı programda Cuma günü ile ilgili açıklamalar yapan Ayşenur Arslan’a medyadan itirazlar gelmeye devam ediyor. Ahmet hakan’dan sonra Arslan’a bir tepki de Habertürk’te yazan Fatih Altaylı’dan geldi. Altaylı, Ayşenur Arslan için oldukça sert eleştirilerde bulundu.

DW kanalında Nevşin Mengü’ye konuşan Ayşenur Arslan, “Allah’a emanet olun, kandiliniz mübarek olsun, Rabbim sizi korusun” şeklindeki dini içerikli ifadelerden duyduğu rahatsızlığı dile getirmişti. Arslan, tepki çeken açıklamalarında şu ifadeler yer vermişti; ” ‘Hayırlı Cumalar’ diye başlıyorlar mesela Cuma günleri programa. Cuma’nın kutsal bir gün olduğunu zannederek. Cuma günü kutsal bir gün falan değil, eskiden Cumaları topluca beraber olunurmuş, tatil niyetine. Bu kadar şuur kaybına uğradık artık.”

Fatih Altaylı’nın bugünkü yazısında “Birileri çıkıyor ve “Cumaya illet oluyorum” olarak algılanabilecek bir cümleyi televizyonda sarf ediyor. Bunun muhafazakâr kesim üzerindeki tek etkisi “konsolidasyon” oluyor, bunu bilmeyecek kadar aciz, cahil ve zekâ yoksunu olmak için özel eğitim almak lazım.” ifadeleri dikkat çekti.

Ahmet Hakan da dünkü “Hayırlı cumalardan rahatsız olmak” başlıklı yazısında Ayşenur Arslan’a aynı sözleri için yüklenmiş ve Arslan için şunları yazmıştı:

 

“Bana laiklik yanlısı karikatürize bir tip göster” deseler…

Hemen…

Televizyon ekranından…

“Ay şekerim, herkes birbirine hayırlı cumalar diyor. Eskiden yoktu bu… Ne demek hayırlı cumalar? Cumanın kutsal olduğunu da kim çıkardı? Nereden çıkarıyorlar bunları bilmem ki!” falan diye konuşan Ayşenur Arslan’ı gösteririm.

*

Muhalefet edilecek onca şey varken…

Hayırlı cumalara muhalefet etmek…

Tam da bugünkü iktidarın arayıp da bulamadığı türden bir muhalefet biçimi…

******************************

İşte, Fatih Altaylı’nın Ayşenur Arslan’la ilgili bugün kaleme aldığı o yazı:


 

SEVMEK ŞART DEĞİL AMA SAYGI ŞART

AHMET Hakan benden önce davrandı.

Ben de aynı meseleyi ele almak isterim.

Televizyonlara çıkıp Türkiye’nin kimi dini, kimi folklorik birtakım geleneklerine karşı çıkmayı, modernlik, laiklik, ilericilik zannedip bunları eleştirmek, hatta aşağılamak kadar Türkiye’deki muhafazakâr iktidarların ekmeğine yağ süren başka bir şey yok.

Birileri çıkıyor ve “Cumaya illet oluyorum” olarak algılanabilecek bir cümleyi televizyonda sarf ediyor.

Bunun muhafazakâr kesim üzerindeki tek etkisi “konsolidasyon” oluyor, bunu bilmeyecek kadar aciz, cahil ve zekâ yoksunu olmak için özel eğitim almak lazım.

Pek çok şey gibi cuma, bu ülkenin önemli bir bölümünün geleneğidir.

Ramazanda oruç tutmak gibi.

Adam bir yıl boyunca içer ama ramazanda içkiye ara verir ve orucunu tutar.

Namaz kılma alışkanlığı yoktur ama senede 52 kez camiye gidip namaz kılar. Bilmiyorsa da kılıyormuş gibi yapar.

Bunlar inançtır, gelenektir.

Buna kızılmaz da sövülmez de.

Benim rahmetli dedem, bir gün namaz kılmadı. Bir gün camiye gitmedi, bir gün Kuran okumadı.

Ama birisi gelip cami yaptırmak için yardım isteyince ederdi.

Cumaları namaza gitmezdi ama o saatte işyerini kapar, “Namaza gidenlerin hakkını yemeyeyim” derdi.

Buna saygı denir.

Başkalarından kendi hayat tarzlarına haklı olarak saygı bekleyenlerin, başkalarının hayat tarzına saygı göstermesi beklenir.

Küfretmesi değil.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN:

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış.

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2017 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - [email protected]