“Arif V 216’ya bir de bu açıdan bakın!”

Bugüne kadar hangi Cem Yılmaz filmi gösterime girse, hemen arkasından da, şu güdük tartışma kamuoyunda kendine hep yer buldu: “Film, stand up kadar komik olmamış”… E olmaması gerekiyor zaten. Hiçbir film, bir saat boyunca sahne alan bir komedyenin, peşi sıra yaptığı espriler kadar komik olamaz, olmamalı da. Aksi takdirde filmi film yapan özellikleri ıskalamış olur. Dramatik yapısı, sinematografisi, mizanseni, oyunculuğu, müziğiyle film bir bütündür. Bu bütün içinde de hikaye seni alır, bir yerden bir yere götürür. Eğer sen de sinemadan çıktıktan sonra filmin seni bıraktığı yerdeysen, o film başarıya ulaşmış demektir.

Zaten sinemaya gitme motivasyonumuz da, gündelik hayatın derdinden, tasasından, uzaklaşmak değil midir. Arif V 216 da bizi, gündelik hayattan ve onun getirdiği tüm sıkıntılardan, iki saat boyunca uzaklaştırmayı başarıyor. Yani en azından ben, film boyunca ödenmemiş elektrik faturamı ya da bir dahaki aya devretmeyen, kullanmadığım sms’lerin akıbetini falan düşünmedim. Baya baya, filmin fonunu oluşturan, 1960’lı yıllarda buldum kendimi ve bir süreliğine de o naif dünyanın içinde kalmak istedim. Saat itibariyle (14.00 matinesi) benimle birlikte salonda bulunan, yirmi kişilik mini seyirci kitlesi, gayet de eğlendi ve kahkahalarla filme eşlik etti. Buna ben de dahilim. E daha ne olsun sevgili seyirciler?

TÜRK SEYİRCİSİ BİR FİLMDEN NE BEKLİYOR?

Konu Cem Yılmaz olunca; şüphesiz her yaptığı işte bir özen, bir farklılık yaratma çabası hemen göze batıyor. Arif V 216 benim şahsen, şimdiye kadar Türk filmlerinde hiç görmediğim birtakım özel efektler ve muhteşem bir prodüksiyon zenginliğiyle çekilmiş.

Arkadaşlar farkında mıyız, Cem Yılmaz dediğimiz adam, Russel Crowe’a yatıya giden, Ben Stiller ile geyik yapan bir komedyen. Yani; ünü sınırlarımızı aşmış bir star. Bir zahmet bırakın da böyle dünya çapında işlere imza atsın. Siz sanıyor musunuz filmin DVD’si Russel’a ya da Ben’e gitmeyecek, arkadaş ortamında izlenmeyecek! Aslına bakarsanız, Cem Yılmaz, kendi deyimiyle yurtdışında kariyer yapmayı hiç düşünmemiş ama filmlerin evrensel olduğu gerçeğini, hepimizden iyi biliyor. Arif V 216 ‘da, belki espriler yerel ama yarattığı dünya kesinlikle evrensel. O yüzden Cem Yılmaz ayrı bir parantezde, Türk Sineması’na yaptığı bu önemli katkılarla da, övgüyü fazlasıyla hakediyor.

Peki, biz izleyici olarak bir komedi filminden ne bekliyoruz? Sahiden ne bekliyoruz?  Öyle bir gülelim ki, yan salondakiler filmi bırakıp bizim salona gelsinler; öyle bir gülelim ki fast-food katında deprem olsun AVM çöksün; öyle bir gülelim ki halamızın bıyıkları çıksın mı istiyoruz. Yok öyle bir dünya. Hiçbir zaman da olmadı. Bir film sizi maksimum süresi içinde, dört beş kez güldürebiliyorsa, yüzünüzde bir tebessüm oluşturuyorsa, hele bir de güldürürken düşündürüyorsa tadından yenmez. Arif V 216’da bu özelliklerin hepsi fazlasıyla var. Filme biz izleyici olarak; yıldızlı pekiyi veriyorum.

ARİF V 216 GÖNDER GELSİN…

Filmdeki göndermeleri anlatan, bir rehber kitapçık çıksa yeridir. Eskiden halkımızın ne kadar kibar olduğundan tutun da, 1990’ların pop müziğine kadar onlarca gönderme var filmde. İnsan, peşi sıra gelen göndermeleri görünce, hem mutlu oluyor hem de geçmişe sıcacık bir özlem duyuyor. Cem Yılmaz, 1990’lı yılların bize hediye ettiği bir ikon olarak filmde, o yıllara dair güzel dokunuşlar yapıyor. Mesela; Tarkan ve Mustafa Sandal’ın bizi hala mest eden eskimeyen şarkılarını, “Arif” karakteriyle bizlere yeniden hatırlatıyor. Sırf bu şarkıları Cem Yılmaz’dan dinlemek için bile gidilir bu filme. Özetle; bir kamyon şık gönderme içeren film; hem günümüzde, hem Yeşilçam döneminde, hem de 1990’larda başarıyla salınıyor ve Cem Yılmaz, her yaştan izleyiciye ıskalamadan göz kırpmayı başarıyor.

YİNE Mİ AYNI KADRO?

Cem Yılmaz’a yapılan en büyük eleştirilerden biri de, filmlerinde hep aynı kadroya yer vermesi. Aslında eleştirinin hedefinde, çekirdek bir kadro yer alıyor. Ozan Güven’in başını çektiği, Zafer Algöz, Özkan Uğur ve Cem Yılmaz’ın abisi Can Yılmaz’dan oluşan kare ası kastediyorlar. Bırakalım da sevgili seyirciler, Türkiye’nin en komik adamı, yazdığı rolü hakkıyla, en iyi şekilde kimin oynayabileceğine karar versin. Sırf ofiste takılıyorlar, birlikte yiyip içiyorlar diye mi bu oyuncularla çalışıyor Cem Yılmaz. Şöyle bir hafızamızı tazeleyelim mi, aynı olmakla eleştirilen bu kadro daha önce neler yapmış. Çok uzaklara gitmeye gerek yok, Ozan Güven, Everton’a transfer edilmeden önce; Bayern Munich’in altyapısında uzun süre!?!…Pardon hatlar karıştı. Bu aralar bir Beşiktaşlı olarak Cenk’in gidişini halen kabul edemiyorum da. Neyse, Can Manay karakteriyle hepimizin oyunculuk kriterlerini birkaç gömlek birden yükselten Ozan Güven’e,  yarattığı naif 216 karakteri için; şapka çıkartmak lazım. Zafer Algöz’ün, Ali Baba ve Yedi Cüceler’deki, savaşın bittiğini bilmeyen ve mevzisini terketmeyen “Boris Memedov” karakteri ya da Pek Yakında’daki, manik depresif rejisör “Ahben Soner” performansı nasıl unutulabilir? Ya da Özkan Uğur’un İkinci Bahar dizisinde canlandırdığı “Zabıta Şecaattin” karakteri, oyunculuk dersi gibi değil miydi?

E o zaman, bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu diye sormazlar mı adama? Bu kadar iyi oyuncular elinin altındayken, üstelik her filmde kadroya yeni oyuncular ekliyorken (Çetin Altay, Seda Bakan) ve bu yeni oyuncuları heyecanlandıracak roller yazıyorken, bu mesnetsiz aynı kadro ile çalışma eleştirisi bir son bulsun lütfen.

ARİF’E TARİF GEREKMEZ

Belki bu satırları yazarak boşuna çenemi yoruyorum. Arif V 216 açılış haftasında rekor denilebilecek bir seyirciyle açılış yaptı zaten. Filmin, benim olumlu eleştirilerime ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. Peki, o zaman neden bu satırları yazıyorum, ben de bilmiyorum. Herhalde benim gibi düşünen insanların düşüncelerine tercüman olmak için. Ya da filmi gerçekten sevdiğim için de olabilir. Ya da her ikisi de.. Biliyorum, finali kararsız bir yazı oldu ama emin olduğum şey, filmi kesinlikle görmeniz gerektiği. Biz bu filme akın akın giderken ve üzerinde kafa yormaya devam ederken, eminim ki Cem Yılmaz ve ekibi, yeni filmin çalışmalarına başlamıştır bile. Yolları açık olsun.

BÜNYAMİN SOYUPAK/MEDYABEY

 

 

 

 

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış.

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2017 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - [email protected]