Ali Rıza Demircan’dan flaş Aydın Boysan açıklaması: “Cenaze namazı kılınmamalıydı!”

Tanınmış ilahiyatçı Ali Rıza Demircan, uzun süren sessizliğini Habertürk TV’de yaptığı röportajlarla ses getiren Kübra Par’a bozdu. Demircan, çocuk gelin olayından Diyanet’in evlilik yaşı açıklamasına;  tarikatlardan imam hatiplere varıncaya kadar geniş yelpazede  ilginç değerlendirmelerde bulundu. Tarikatlarla ilgili yaptığı çıkış dikkat çeken Demircan, “Tarikatların yüzde 80’i İslam’a zarar veriyor, çoğu cahildir, MİT’in denetimindedir.” dedi. Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Aydın Boysan’la ilgili dikkat çeken ifadeler kullanan Demircan’ın “Boysan’ın cenaze namazı kılınmamalıydı” açıklaması çok konuşulacağa benziyor.

 ‘AYDIN BOYSAN’IN CENAZE NAMAZI KILINMAMALIYDI’
5 Ocak’ta hayatını kaybeden gazeteci yazar Aydın Boysan için cenaze töreni yapılmasının doğru olmadığını dile getiren Demircan, “Doğ­ruyu tespit ettim. Bakın Aziz Nesin, adam gibi adam, kâfir gibi kâfir­dir. Buradaki kâfir söz­cüğünü, aşağılamak için değil Kurani bir kavramla bir gerçeği ifadelendirmek için kul­lanıyorum. Saygı duyu­yorum. “Ben Allah’a inanmıyorum” ya da “Allah’a inanıyorum ama ahiret haya­tına inanmıyorum. Hz. Muhammed’in Allah’ın son elçisi olduğuna, ona indirilen Kuran’a iman etmiyorum. Benim camiyle işim yok, benim namazla alakam yok. Beni götürün bir yere gömün” diyordu. Öyle yaptılar. Kuran’da, “Allah’a ve ölüm öte­sine inanmayan kişilerin namazı kılınmaz” diye açık bir hüküm vardır. Bu 14 asırdır böyledir. Bir adam, Allah’a ve ahiret haya­tına inanmadığını bil­diği bir adamın cenaze namazını kılarsa günah­kârdır. Aydın Boysan “Mezarımı rakıyla sula­yın” diyordu, bu tek başına inkârın delili olmaz.

Ama Aydın Boy­san birçokları gibi dav­ranmamış, ahiret hayatına inanmadığını açığa vurmuş bir insandı. Onunla aynı inancı taşısın veya taşımasın varislerinin ve seven­lerinin ona saygı duy­ması gerekmez miydi? Peygamber’imiz bir cenaze için ayağa kal­kar. “Ya Resulullah, bu adam Allah’a inanmayan bir putperestti” diyen­lere cevaben, “Siz, kişi için ayağa kalkmıyor­sunuz; ölümü ve hayatı yaratan Allah’ı yüceltmek için ayağa kalkıyorsunuz. Ayağa kalkın” der. Bu hadise dayanarak, ben de Boysan’ın cenazesi için ayağa kalkıyor, aile­sine başsağlığı diliyorum” diyerek açıklamalarını bitirdi.

KUR’AN ÇOCUK YAŞTA EVLİLİĞE ONAY VERMİYOR

“Diyanet neden tarikatları da inceleyip yanlışlarını anlatmıyor?” diye soran Demircan, Kur’anın çocuk yaşta evliliği onaylamadığını söyledi. Demircan çocuk gelinlerle ilgili şunları aktardı:  “Çocuk gelinler problemi Türkiye’de kanayan yaralarımızdan biri. Geçen hafta, Diya­net İşleri Başkanlığı’nın sitesindeki bir yazı tartışma yarattı. İslam, kız çocuklarının evlendi­rilmesine izin verir mi?” sorusuna, “İslam dininin ana kay­nağı Kuran-ı Kerim’dir ve bu kaynakla bağlantılı ola­rak, Peygamber’imizin sözleri, davranışları ve işle­ridir. Tarihi dönemlerde yapılan içtihatlar arasında, maalesef üzülerek ifade edeyim, kız çocuklarının evlendirilmesini onaylayan görüşler var. Ama bunlar Kuran onaylı değildir. Aziz Peygamber’imizin uygulamalarında da yoktur. İslam bilginlerimizin bir bölümü Kuran-ı Kerim’de bir ayet buluyor, o ayet üzerinde sathi bir değerlendirme yaparak hüküm veriyor. Oysaki Kuran-ı Kerim’de hiçbir konu tek bir ayetle ifade edilmez.”

TARİKATLAR MİT’İN KONTROLÜNDE

Dikkat çeken açıklamalarına tarikatlarla devam eden Demircan, “ Benim kanaatime göre, Türkiye’deki bütün tarikatlar MİT’in denetimindedir. MİT’in onay vermediği bir yapılanma olmaz. Ortada bir tarikat var, bu tarikatın binlerce müridi var. Bir taraftan hol­dingleşiyorlar ve MİT’in bundan haberi yok. Böyle şey olur mu? Tarikatların yüzde 80’i İslam’a zarar veriyor. Devlete zarar verip vermediğini söyle­yemem ama İslam’a zarar veriyor. Çünkü İslam dışı bir yapıları var. Bizim tarikatlarımızda Kuran yoktur. Tarikatlarımızda aziz Peygamber’imizin sözleri, davranışları ve işleri ölçü değildir; tarikat­larımızda şeyh önemlidir. Tarikatlara bağlı olan çok değerli insanlar da var ama büyük bölümü cahildir. Ne Kuran bilir ne aziz Peygamber’imizin sünnetini bilir ne de fıkıh bilir.
Onlar için din, şeyh efendinin söylediğidir. Bu, Mevlevilik’te de böyledir. Şu an Türkiye’de yaşayan tari­katların hepsi şahıs merkezlidir. Onlara itiraz ettiğiniz zaman, “Sen Kuran’ın zahirine hapsol­muşsun, Kuran’ın özüne inmek lazım” derler” açıklamasında bulundu.

Demircan, “Ben devleti de Diyanet’i de samimi bulmuyorum. Özel sektöre ait büyük kanalların dışında, en az 500 tane de mahalli kanal var. Bu kanalların bir tanesinde sağlam bir din anlatılmıyor. Peki, bu millete dinini kim öğretecek? “Konuşayım, para istemem diyorum” şeklinde konuştu.

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış.

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2017 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - [email protected]