OYA TEKİN / YENİ SEZONUN EN İDDİALI DİZİSİ HANGİSİ OLUR?

Yeni sezon başladı. Kanalların yeni, iddialı dizileri birer birer ekrana geliyor. Peki, yeni sezonun en öne çıkan en iddialı yapımı hangi dizi olur? Arkadaşımız OYA TEKİN, bu sorunun cevabını aradı:

 

Uzun ve sessiz bir aradan sonra ben de sezonun başlamasıyla yazılarıma kaldığım yerden devam diyorum. Kimi zaman ekranın bizlere sunduklarını kimi zaman ülkede ve dünyada olanları yorumlayıp sezonu açalım artık değil mi?

Ekranın genel değerlendirmesini yaparak görücüye çıkanları ve çıkacakları kısa kısa irdeleyerek başlayalım.

Bildiğiniz gibi geçen yıl yapılan işler ne seyirciyi tatmin etti ne de kanalların yüzünü güldürdü.

Bu yıl da açıkçası şöyle yapımlara yüzeysel bakınca olacakların önceki yıldan çok da farklı olmadığını söyleyebilirim.

Emeksiz, özensiz hazırlıklar içinde, özgün olmayan işlerle seyirci karşısına geçmeye hazırlanan yapımlar ve kanallar büyük beklentiler içindeyse yanılıyorlar.

Halkın kucakladığı ünlü isimlerle yapılan işlerin sonu bir önceki yıl sonuçlarıyla önlerinde dururken anlaşılan yaşananlardan çok da ders alınmamış ya da artık ne olursa olsun mantığı ile ya tutarsa denilmekte.

Kısacası yeni sezonu çok parlak görmediğimi yapımları tek tek irdelemeden en baştan söylüyorum.

Ve gelelim yeni sezonun yapımlarına. Yeni yapımlar, önceki yıldan devam edenler ve de yazın başlayıp devam mı tamam mı sınavına girenlerle başlayan bir sezon.

FOX TV yeni yayın dönemine her anlamda yaptığı değişikliklerle girmiş. Fatih Portakal’ın sunduğu ana haber bültenini 21.30’a çekerek dizilerini 22.15’te görücüye çıkararak bildik anlayıştan uzak radikal bir değişiklik yapmış. Bir Karagül’e torpil geçmiş. Akıllıca bir uygulama diye düşünüyorum aynı zaman da ezber bozan cinsten, yeni bir bakış. Sadece yayın saatinde yaptığı değişikliklerle adım atmamış yeni yayın dönemine aynı zamanda içerik değişikliğine de gitmiş FOX. Bildik entrika ve beyaz dizilere ağırlık veren kanal bu yıl daha özel içerikli yapımlarla seyirciyi kucaklamaya karar vermiş. Eski imajını silmek istercesine. Ya da eski imajı içerisinde yeni imajında öğütmektir belki özelleri kim bilir…

Bu arada bunlar olurken FOX’ta ciddi transferlerde yapılmış. Esra Erol, Çocuklar Duymasın ilk göze çarpanlar. Kısacası FOX yeni yayın dönemine her anlamda yenilenerek girmiş.

ATV, Kanal D, Show ve Star ise bildik yayın anlayışıyla yola devam. Diğer kanallar ve TRT’de ise şimdilik göze çarpan pek bir şey yok.

Ve diziler.

FOX yaptığı değişiklikle en iddialı yapımlarından biri olan Görüş Günü Kadınlarını 22.15’te yayına vererek Pazartesi günü Karadayı karşısında olmayı yeğlemiş. Hayatın içinden konusuyla kadın ağırlıklı bir yapım olan Görüş Günü Kadınlarını henüz izlemedim ancak güçlü bir oyuncu kadrosuyla iyi hazırlanılmış bir iş olarak görünüyor. Yine de Pazartesi rekabeti içerisinde ne kadar kanalın yüzünü güldürür bilemem. Ve tabii izleyicinin ilk iş günün de Pazartesi sendromuyla yeni sendromlara ne kadar açık olduğu da malum. Karadayı’ya gelince şimdilik diğer kanalların Pazartesi çıkartmasında neler olacağını henüz bilmesek de Pazartesi gecelerinin vazgeçilmezi olmaya devam edecek gibi duruyor. Ancak geçen yıl ki popülaritesini koruyacağını da sanmıyorum malum olayların diziye bir miktar kan kaybettireceğini düşünüyorum.

FOX’un diğer önemli işlerinden biri daha olan Fatih Harbiye için ise şu an fazlaca yorum yapmak istemiyorum. Umutsuz Ev Kadınları kaldığı yerden devam yaz dizileri ise zaman için de dökülür birer birer.

Geçen yıldan devam eden Lale Devri ve Karagül dizileri ise kanalın elini güçlendiren yapımlar. Özellikle Karagül Cuma günü birçok dizi için kâbus olmaya devam edecektir diye düşünüyorum. Lale Devri ise önceki yıllarda ki kadar rahat değil zira başta Arka Sokaklar olmak üzere Cumartesi eskisi gibi boş değil. Yine de kanalın elinde ki güçlü yapımlardan biri.

Kanal D ise en ciddi atakları yapan kanal olma özelliğini yine koruyor. Kayıp, Çalıkuşu, Aşk, Fatih. Dört yeni yapımla seyircinin karşısına çıkıyor. Bu dört yapım arasında benim gördüğüm en kaliteli iş Kayıp dizisi. Her ne kadar kadın oyuncu seçimini hatalı bulsam da senaryosu diğer işlerden farklı duruyor. İş ki seyircinin anlaması ne kadar anlar ne kadar benimser göreceğiz ama bunu da yönetmeni Zeynep Günay Tan gerçeği ile yıkacağını düşünüyorum. Kanalın ayrıcalıklı işleri arasında yer alan Kayıp 14 dakikalık tanıtımıyla reyting sıralamasında yerini alarak şimdiden Cuma gününü zorlayacağının sinyallerini veriyor.

Çalıkuşu’na gelirsek Fahriye Evcen’li bir dizi daha. Bu ülkede herkes başrol olmak zorundaymış gibi bir anlayış oldukça bir dizide azcık başarı gösteren herkes başrol olur. Sonrada dizileri beş bölüm üç bölüm yayında kalır. Israrla yeni bir işte yeniden başrol verilir. Evcen’de o hesap. Israrla başrol verilmesi güzelim eserleri heba etmekten başka da işe yaramıyor. Özetle Feride rolü için yanlış seçim. Kamran içinde farklı düşünmüyorum. Tüm bunlara rağmen Çalıkuşu doğru gün ve saat içine yerleştirilirse karşısında ki yapım çok güçlü olmazsa TR izleyicisinin izleyebileceği türden bir yapım.

A.Ş.K, Kanal D’de olmanın avantajıyla dizi uzun süre yayında kalır. Diğer bir avantajı da Hazal Kaya fanlarının diziyi gündemde tutması olacaktır. Senaryosu farklı görünse de özel bir iş olmadığını düşünüyorum. Erkek oyuncu Hakan Kurtaş’ın Bir Çocuk Sevdim’de ne kadar başarılı olduğunu gördük. Burada da aynı başarıyı sağlayacaktır. Nebahat Çehre gerçeği de dizinin diğer bir avantajı. Ama dediğim gibi özel bir iş değil benzerlerini farklı versiyonlarla çok izledik.

Ve Fatih. Muhteşem Yüzyıl’a rakip denilse de Mehmet Akif Alakurt rüzgarını arkasına alıp kısa bir süre üst sıralara çıkar. Sonrada ağır aksak devam eder. Çünkü Fatih rolü dışında oyuncu seçimleri çok da başarılı değil. Özellikle kadın oyuncu seçiminde tanınmamış yüzler yerine bildik isimlerin tercih edilmesi diziye fayda sağlamayacaktır. Ve sarayın aşkları seyirciyi sarmazsa, ağırlık verilmezse Fatih bir Muhteşem kadar ses getirmez. Pahalı bir iş olduğu için de Kanal D’nin ne kadar arkasında duracağı malum. Önceki yıllarda bunun örneklerini gördük. Bu yüzden bu diziye çok sıcak bakamıyorum.

Kanal D’nin geçen yıldan kalan yapımlarına gelirsek Merhamet, İntikam, Yalan Dünya, Galip Derviş.  Torpilli işler olduğu için ağır aksak devam edecektir. İntikam’ın zaten Beren’i yeter. Herkesi şaşırtan benimse dizi başlamadan dile getirdiğim Nejat İşler’in diziden ayrılması diziyi yavaşlatmaz. Bu kadar şaşırılmasını da anlamıyorum tam İşlerlik bir hareket. Bugüne kadar oynadığı işlerde aynı harekete çokça rastlamışken neden bu kadar şaşırıldı beklenmedik görüldü ki! Bildiğimiz İşler hareketi.  Meryem bırakınca etik değil diyenler, İşler bırakınca şaşırmış numarasına yattı.

Kanal D’nin yaz işlerinden sadece bana göre Güneşi Beklerken sıyrılır. Salı’nın kâbusu olur. Henüz hiç izlemedim. Senaryosunu yazan ekip ve yönetmeni Altan Dönmez farkını bugüne kadar çizdiği grafiklerden de gösteren dizinin kalıcı olduğunu izlemeden bile söylemek mümkün. Oyuncu seçimlerini de doğru yapmış olan dizinin Kavak Yelleri’nin rüzgarını estireceğini söylemek yanlış olmaz.

Ve ATV. Ben, Onu Çok Sevdim, Bugünün Saraylısı, Kaçak. En iddialı ve tüm kanallar arasında en önemli işi Ben Onu Çok Sevdim olsa da maalesef ilk bölümüyle iyi bir ivme yakalayamadı. Bunun nedenlerini detaylı bir yazıya bırakıyorum. Ama benim için tüm kanalların yapılan işleri arasında en önemli iş olduğunu söyleyebilirim. Umarım hak ettiği yeri bulur. Diğer iki işin ise parlak bir sonuç vereceğini düşünmüyorum. Önceki yıldan devam eden diziler ATV’nin yine yüzünü güldürür ama yeni yapımlarda eli zayıf, istediği sonucu alamaz diye düşünüyorum. Yazın başlayanlar arasında da bir Doksanlarla devam eder. Onun da gününü değiştirirse tabii.

Star, Acun ve Muhteşem Yüzyıl ile işini garantilemiş. Yeni yapımlarda da öne çıkan ve Cuma günü başlayacak olan Medcezir’in işi zor. Cuma günü reyting garantili yapımlarla yarışacak. Ama o da torpilli işlerden. Bu yüzden reytinge rağmen devam eder diye düşünmekteyim.

Serenay Sarıkaya’ın oyunculuğunu biliyoruz. İlk kez başrol alıyor ama hakkını verecektir bunun. Çağatay’a gelince kendisini bu dizide ispatlayacak ya da önceki gibi Hazal Kaya rüzgarının arkasında bu seferde Serenay’ın rüzgarına kapılacak. Ciddi bir fan kitlesi olsa da oyunculuğunu henüz hissettiremediği için bu rüzgarların arkasında kalmamasını diliyor oyunculuğunu görmek istiyorum. Umarım yine baklava şovlara esir edilmez Çağatay Ulusoy.

Medcezir, Dila Hanım’la yer değişikliğine gitmiş görünse de bir süre sonra yeniden yer ve gün değişikliği yaşar gibime geliyor. Dila Hanım’a gelirsek bu yıl işi gerçekten zor; geçen yılki handikapları aşmazlarsa…

Show ise bu yarışda gerilerde kalıyor maalesef. Benim için Üzülme’yi transfer etse de kanala çok büyük kazanım sağlayacağını düşünmüyorum. Sevdaluk ise farklı bir iş gibi dursa da işi zor bu kargaşada.

OYA TEKİN / MEDYABEY

oyatekin@gmail.com

https://twitter.com/#!/oyatekin (@oyatekin)

http://yurthaber.mynet.com/yazarlar/tum/1/o.tekin35

http://blog.milliyet.com.tr/intikam-dan-ask-a–medcezir-den-kayip-a–suleyman-dan-fatih-e-gunesi-beklerken-yeni-sezona-merhaba/Blog/?BlogNo=428884

masaustu
mobil

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com