YENİ BİR YARIŞMA BAŞLASA ADI DA ‘SIKIYSA BUNU YAP!’ OLSA

tv-kumandaYarışma programları hakkındaki düşüncelerimi artık biliyorsunuz. İnsanları, bilhassa çocukları kullanarak, bu gibi yarışmalardan para ve ün kazanılmaya çalışılması insanlara olan inancımı daha da azaltıyor.

Çocukların yarıştırılması daha da içimi acıtıyor aslında. Ailelerin bu duruma ortak olmalarının mantıklı bir açıklamasının olduğunu sanmıyorum. Her şey para demek mi? Ya çocuklarımızın ruh halleri. İnanın ekran başındaki çocukları daha çok etkiliyor bu durum.
Yanlızca çocukları demek de yanlış olur aslında. Fear Factor diye bir yarışma var ki bir çok ülkede bu yarışma yapılıyor. İnanın benim içimi dışıma çıkardı. Bir ara gözüm takıldı ve mantığını anlamaya çalıştım. İnsanlara iğrenç şeyler yaptırıyorlar. Örümcekler ve yılanlar arasında bırakıp çok iğrenç yiyecekler bile yemelerini istiyorlar. Bir o kadar da tehlike…

Ben bugün biraz ironi yapalım istiyorum ve böyle tehlikeli bir yarışma programının yapımcısı olsaydım ve Türkiye’de böyle bir yarışma çekseydim, yarışmacılara çok değişik görevler verirdim yapmaları için. Yapın da göreyim sizi derdim. Neler mi yapmalarını isterdim?

– Yarışmacıyı magazin muhabiri yapıp, ondan Nihat Doğan ile söyleşi yapmasını isterdim…Nihat Doğan felsefesini dinlerken kulaklarına pamuk tıkamasına da izin vermezdim.

– Yarışmacının eline asgari ücreti tutuşturup üç çocuğuyla bir ay yaşamasını isterdim.

televizyon-kumanda2

-Yarışmacıyı gece yarısı on ikiyi geçtikten sonra elinde cep telefonuyla Beyoğlu’nun arka sokaklarından birine koyar ve Tarlabaşı’na kadar yürümesi isterdim…

– Yarışmacıyı gerilimi yüksek bir Fenerbahçe-Galatasaray maçını izlemeye gönderir ve rakip taraftarların arasına kendi tuttuğu takımın forması ile girmesini isterdim…Yine aynı maça yan hakem yapar ve 90 dakika boyunca tribünlerin hemen önünde bir ileri bir geri koşmalarını isterdim.

-Yarışmacıyı Türkiye’nin her gün bıçaklama olaylarının yaşandığı bir okula öğrenci olarak kaydeder ve bir hafta bu okula gidip gelmesini isterdim.

-Yarışmacıyı muhabir yapardım ve haber için bir protesto mitinginin içerisine bırakırdım. Yanına limon almasına izin vermezdim.

-Yarışmacıyı çiftçi kılığına sokar ve bürokratların yanına gönderirdim. Sonra da “Ne olacak bizim halimiz” diye yüksek sesle ve dik dik sorular sormasını isterdim…

– Yarışmacıdan, spor kulübü başkanlarını barıştırp, yemeğe çıkmalarına ikna etmeye çalışmasını isterdim.

– Yarışmacı kadın değil ise kadın kılığına sokup tafiğe çıkmasını isterdim.

– Yarışmacıyı bir gün boyunca saçma sapan kadın programları izlettirip gündem ile ilgili genel kültür soruları sorardım.

– Yarışmacıya kırmızı ruj sürüp uçaklarda kabin görevlisi olmasını isterdim.

– Yarışmacıdan on tane gerçek sanatçı bulmasını ister, onlardan ülke sorunları hakkında bilgi almasını istedim.

– Yarışmacıya hayvan postu giydirip sokağa salar ve bir gün boyunca bu şartlarda sokaklarda yaşamasını isterdim.

– Yarışmacıya suç ve ceza romanının ciltlerini verir okumasını isterdim. Yarışmadan çekilme hakkının olduğunu da belirtirdim.

Haydi bu görevleri yapın da göreyim sizi…

Sevgiyle, hep…

GÜNÜN GERÇEĞİ
İnsan söylediği sözün mahkûmu söylemediği sözün hâkimidir.

GÜNÜN İNSANI
Beni yalnız bırakın… İmza: Robinson CRUSOE

GÜNÜN KOMİĞİ
‘Bana bir gül vermiş, bu gül solunca geleceğim demiştin. Allah cezanı versin, gül plastik çıktı…’ diyen arkadaşı günün komiği ilan ediyorum…

GÜNÜN SORUSU
Bu kaçıncı kapını çalışım ve senin kaçıncı açmayışın…

 

NURETTİN GÖNEN / MEDYABEY

tiyatrosanatcafe@hotmail.com

https://twitter.com/Nyazargonen

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com