YASEMİN ALLEN: TÜRK SİNEMASINDA SENARYO YAZIMINDA SIKINTI VAR

İngiliz bir baba ile İngiliz asıllı Türk sinema oyuncusu Suna Yıldızoğlu’nun kızı olan Yasemin Allen son yıllarda adından oldukça çok sözettiriyor. 11 yaşına dek Türkiye’de yaşadı. Genç ve güzel oyuncu Yasemin Allen hayata bakışını, projelerini ve gelecek hedeflerini Klass magazine anlattı.

İlk olarak oyunculuğunuzdan bahsedersek sanatçı bir aileden geliyorsunuz, mesleğe atılmanız nasıl gerçekleşti?
Oyunculuk çocukluk hayalimdi diyemem. Çünkü çocukluğumda böyle bir düşüncem hiç olmadı. Geç karar verdim, daha doğrusu kadere bıraktım. Hayat bana oyunculuğu sundu ben de onu sahiplendim. Annem oyuncu ve aynı zamanda müzisyen, kızlar genelde annelerini rol model alır. Ben de sırf “Anne-kız arasındaki ilişkilerden dolayı mı istiyorum” diye çok düşündüm. Ama sonuçta genetik olarak bir şeyler var demek ki… Zihinsel olarak da yatkınlığım varmış. Bunu fark ettim ve bu yönde ilerledim.

Çocukluğunuz nasıl geçti, ünlü birinin çocuğu olmak nasıl bir şeydi?
11 yaşına kadar annemin yanında yani Türkiye’de bulundum. Ünlü birinin kızı olduğumu aslında çok fark etmiyordum. İlkokulda sınıfım hiç değişmedi, hep aynı kişilerleydim. O yüzden de tekrar tekrar birileriyle tanışmak zorunda kalmadım. Sınıf arkadaşlarım duruma alışıktı. Kimse farklı davranmıyordu. Arkadaşlarım için ben “Bizim Yasemin”dim ve her zaman da öyle kaldım.

Oyunculuğa ilk adımınızı nasıl attınız?
Altı sene önce 2008’de “Elif” adlı diziyle oyunculuğa ilk adımımı attım. Bu 6 yılı çok hızlı ve yoğun geçirdim. Çoğu zaman eğlendim ama aynı zamanda çok zorlandığım da oldu. Zorlanmamın sebeplerinden biri de Türkiye’ye tekrar alışmaya çalışmaktı. Çünkü Türkçeyi unutmuştum ve kendimi ifade edemiyordum. İlk projeden sonraki yaşadıklarımla bir süre uzaklaşmam gerektiğini ve alışma süresine ihtiyacım olduğunu da fark ettim. Bu nedenle bir süre uzak durdum. Sonra “Kavak Yelleri“ adlı dizide küçük bir rolle tekrar geri döndüm. Ardından “Yerden Yüksek” adlı bir komedi dizisinde oynadım. Sonrasında “Hayat Devam Ediyor” ve en son olarak da hala devam eden “Merhamet” var.

“TÜRKİYE’DE YARIM KALAN BİR
HİKÂYEM OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜM”
Türkiye’ye dönüşünüz nasıl oldu, nasıl karar verdiniz?
Aslında ilk olarak ailemi görmek için tatile gelmiştim. Annem ve kardeşim Türkiye’de, ben Avustralya’da yaşıyordum. Onları görmek, biraz kafa dağıtmak istedim. O düşünceyle geldim ama sonrasında dönmedim. Türkiye’de yarım kalan bir hikâyem olduğunu düşündüm. Aynı zamanda İngiltere ve Avrupa’ya daha yakın olmak istedim ve kaldım. Şimdi de bu sebeplerden dolayı Avustralya’ya dönemiyorum.

Peki, biraz sizden bahsedersek hayata bakış açınız nasıldır? Yasemin Allen’i neler mutlu eder?
Uzun süre kendimi neden mutlu değilim diye sorguladım. Ama daha sonra mutlu olmanın anlık bir şey olduğunu ve sürekli mutlu olmanın mümkün olmadığını anladım. Bunu anlayınca çok rahatladım. Önemli olan o anlık mutlulukları çoğaltabilmek. Açıkçası biraz terapi uygulamaya çalışıyorum kendime. Okuduğum kitaplarla zihnimi açmaya çalışıyorum. Kendimize yaptığımız kısıtlamaların ve korkularımızın ufkumuzu ne kadar daralttığını ve kararttığını fark edince içimde çok büyük bir değişim yaşadım. Hayatımdan birçok şeyi çıkartmaya başladım. Kötü zihinsel alışkanlıklar, umutsuzluk, yeterince ileriye bakamama veya hayal kurmaktan korkmak gibi şeyleri hayatımdan çıkarttıktan sonra kendimi dünya ile daha barışık ve bütünleşmiş hissetmeye başladım. Etrafımdaki insanlarla daha fazla iletişim kurmaya başladığımı fark ettim. Hayatın biraz fazla hızlı geçtiğini anladım ve hayata daha sıkı tutunmaya başladım. Bunu yapmaya başladığımdan beri her anımı daha dolu yaşamaya çalışıyorum. Boş vakit geçirmemeye gayret ediyorum. Kendime yeni şeyler öğretiyorum ve bundan zevk alıyorum.

“BÜYÜK HAYALLERİM VAR VE BUNLARDAN
BİRİ YURTDIŞINDA OYUNCULUK YAPMAK”
Bundan sonraki oyunculuk hedefleriniz nelerdir?
En son yeni bir reklam filmi çektik ve bildiğiniz gibi devam eden “Merhamet” dizisi var. Ama büyük hayallerim var. Açıkçası bu hayallerle yeni yüzleşmeye başladım. Aslında bunlar kafamda olan şeylerdi ama kendi kendime “Ya yüzleşeceğim ve bunları elde etmeye yönelik çalışmalar yapacağım ya da hayatı akışına bırakıp elime ne geçerse onunla idare etmeye çalışacağım” dedim. Sonrasında tabii ki mücadele etmeyi seçtim. Dediğim gibi büyük hayallerim var ve bunlardan biri yurtdışında oyunculuk yapmak. Güzel projelerde, iyi yönetmen ve oyuncularla oynamak isterim.

O halde hedef Hollywood diyebilir miyiz?
İnşallah. Her oyuncunun ütopyasıdır bu tabii ki ama Hollywood’a gitmezsem çok üzülürüm diye bir şey de yok. Ben biraz da oyunculuğun sanat tarafıyla ilgilenmek istiyorum. Avusturalya’da iken eğitim süresince katıldığım bir tiyatro grubumuz vardı. Oradayken tiyatroyla ilgileniyordum ve üzerimde pozitif bir etki oluşturuyordu. Ama Türkiye’de olduğumdan beri tiyatro yapamadım ve biraz buna dönmek isteyebilirim diye düşünüyorum. Bir süre sinema ve dizi sektöründen uzaklaşıp biraz kendimle ilgilenmek iyi gelebilir. Çünkü sinema ve dizi sektöründe işler ardı ardına oluyor ve insan çok yoruluyor.

“OYUNCULUKTA EN ÖNEMLİ
ŞEY KENDİNİ İZLEMEK”
Oyunculuk adına kendinizi geliştirmek için neler yapıyorsunuz?
Ses ve nefes kontrolüyle alakalı derslere gidiyorum ve sürekli kitap okuyorum. Şu aralar beynimin yaratıcılık kısmını açmaya çalışıyorum diyebiliriz. Çünkü şu anda sadece kendimi oyunculuğa verdim. O açıdan sürekli yeni şeyler öğrenmeye çalışıyorum. Oyunculukta en önemli şey kendini izlemek, en doğal anlarınızda verdiğiniz spontane tepkileri öğrenmek ve onu kafanızın bir yerine yazarak bu tepkileri kullanabilir hale gelmek. Ben bunu alışkanlık haline getirmeyi başardım.

Dünya çapında büyük isimler arasında en çok sevdiğiniz ve idol olarak gözünüze kestirdiğiniz kimler var?
Bayanlar ve erkekler olarak ayıracak olursak, bayanlar arasında beğendiğim isimler Natalie Portman ve Jennifer Lawrence. Doğallıklarına hayranım çünkü ikisi de hep kendini oynuyormuş gibi. Bizim işimizin sırrı da bu diyebiliriz. Yani kamera size döndüğünde o doğallığı bulmak. Bir de Cate Blanchett’i çok beğeniyorum. Bunu başarabilmek zor ama çok güzel. Sherlock dizisinde oynayan Benedict Cumberbatch. Onun dışında Michael Fassbender… İkisi de gerçekten çok iyi oyuncular.
“TÜRK SİNEMASINDA SENARYO YAZIMI
KONUSUNDA BİRAZ SIKINTI VAR”
Hem işiniz gereği hem de kişisel olarak dünya sinemasını takip ediyorsunuz. Son zamanlarda vizyona giren filmlere baktığınızda Türk sinemasının dünyada geldiği noktayı nasıl görüyorsunuz?
Bence Türk sinemasında senaryo yazımı konusunda biraz sıkıntı var. Çok yaratıcı fikirler üretilmesine rağmen iyi toparlanmadığını düşünüyorum. Çok güzel ve iyi oyuncular var. Türk insanın havası biraz farklıdır yani bir Fransız’a baktığımızda kolaylıkla Fransız olduğunu anlarız, Türkleri de aynı şekilde kolaylıkla anlayabiliyoruz. Bunu teatral açıdan güzel yansıtan oyuncular var. Teknik açıdan bakıldığında çok iyi görüntü yönetmenleri ya da vizyonları geniş yönetmenler var. Sadece hepsinin birleşimi bir araya zor geliyor. Bir yerden, köşelerden kırpmaya çalışanlar oluyor. Bu da işin kalitesinden ödün vermek anlamına geliyor.

Setlerden bahsetmek istersek, setlerin iyi ve kötü tarafları nelerdir?
Mutlaka eğlenceli tarafları var. Bazen mesleki olarak profesyonelliğimizin devreye girmesi gereken durumlar oluyor. Normalde anlaşamadığınız ya da anlaşamayacağınız biriyle çok fazla vakit geçirmek zorunda kalıyorsunuz hatta partner oluyorsunuz. Bu yüzden de sette bir takım gerginlikler olabiliyor. Bazen farklı kafa yapısına sahip insanlar saatlerce aynı yerde vakit geçirmek zorunda kalabiliyor. Ama bunları olgunluk ve profesyonellik gereği huzur içinde yapmak gerekiyor. Bunun yanı sıra tabii ki eğlenceli yanları çok olan güzel bir iş yapıyoruz. Eğlenmesini bilen birisi için çok keyifli bir iş. Çok da şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Çünkü biz sanatımızı ve işimizi aynı anda yapıyoruz. Bunun keyfini çıkararak yapmak var, ya da görev olarak görüp yapmak var. O yüzden mümkün olduğu kadar oyuncular da birbirine bu konuda destek verir. Bu tabii ki ekibin sinerjisine de bağlı olarak değişir.

 

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com