Yasemin Allen en özel sırlarını anlattı

Yeni dizisi ’46 Yok Olan’ ile yeniden dizi arenasında büyük çıkış yapan Yasemin Allen, Instyle dergisine çok özel bir röportaj verdi. Ne İngiliz’in ne de Türk’ün diyen Yasemin Allen, hem yeni dizisini hem de bilinmeyen en önemli sırlarını anlattı.

Dizi neden anlaşılamıyor sorusuna Yasemin Allen “Fantastik ve bilim kurgu çok sevdiğim iki tür. Bizim dizinin hayal gücünü zorlayan yanını seviyorum” şeklinde cevap verdi.

Kritik soru: İngiliz ve Türk Yasemin arasındaki fark nedir? 
Yasemin Allen- Annem ve babam İngiliz. Bu yüzden içimde bir paket halinde ‘İngilizlik’ olarak anladığım bir şey vardı. Espri anlayışım, insanlarla iletişim biçimim… Geçen yıl 3 ay kaldım ve Türkiye’yi özleme fırsatım oldu. O tezatlığı fark edince genel bir insan çorbası olduğumu kabul edebildim. Ne İngiliz ne de Türk. Genel olarak Avrupalıyım.

İşte o röportaj

46 dizi projesiyle ekranlara enerji dolu bir geri dönüş yapan genç ve güzel isim Yasemin Allen ile yakın arkadaş kontenjanından sohbete koyulduk, önerim bir yaz kokteyli veya kahve eşliğinde bu röportajın tadını çıkartmanız yönünde… Şu sıralar ruh halini nasıl tanımlarsın?

Yasemin Allen- İçimde çicekler açıyor sanki (gülüyor). Son bir yıldır pek çok açıdan bir değişimden geçtiğimi hissediyorum. Hani teenage yıllarında yaşadığın çalkantıların, seni erken bir şekilde 20’li yaşlara taşıdığı şeyler olur ya biraz öyle gibi sanki “Bu benim karakterim mi oldu artık?”, “Geçmeyecek mi bu hırslar” diye bazı şeylerin değişmesini istersin de, nasıl değiştireceğini bir türlü bilemezsin ve bu yüzden de kendi içinde isyan çıkarırsın ya, açıkçası herkes gibi ben de böyle bir dönemden geçtim. Anda yaşamanın da, öyle herkesin söylediği kadar kolay bir meziyet olmadığını her gün yeniden anlıyorum.

Peki, kendin için neler yapıyorsun?

Yasemin Allen- Somut, siyah ya da beyaz düşünmemeye başladım. Hayatın potansiyellerden ibaret olduğunu farketmeye başladığım anda, kendimi daha güçlü hissettiğimi anladım. Küçük küçük yönlendirmelerle, tohumlar ekerek, hayatımın istediğim yönde gideceğini biliyorum. Olacak mı? Olmayacak mı? tedirginliğiyle değil de; sanki hayat bana karşı çalışıyormuş ya da şansım yaver gitmezse kurduğum her şey yıkılacakmış gibi olsa bile benim değerim hep aynı yerde, bunu biliyorum. Böyle düşünmeyi nasıl başarıyorum; arkadaşlarıma dönerek, maneviyata odaklanarak, güzel güzel anılar paylaşarak… Şu sıralar böyle bir dönemdeyim, bazen keşke 21 yaşımda böyle olsaydım diyorum ama sanırım 21 yaşında bir kızın ermiş gibi davranması pek hoş olmazdı (gülüyor).

Kendini iyi hissetmek adına yaptığın teknik birşeyler var mı?

Yasemin Allen- Meditasyon ve nefes çalışmalarına başladım ama bu konuyu çok abartmıyorum. Sürekli herkesin meditasyon yapıp, birbirine pür sevgi ile bağlı yaşadığı bir ortamda yaşamıyoruz. Bu ortamlarda; başarı isteği var, para kazanma hırsı var, herkes bizim gibi düşünmüyor. İnsanlara karşı çok naif olursan, darbeye de açık oluyorsun. Ben, sakin olmayı öğrendim biraz. Nefes çalışmaları onun için iyi oluyor. Hem oyunculuk performansı için, hem de normal hayatta zaten herşey bedenden geçiyor. Bedenini sakinleştirmesini bilirsen, düşüncelerinde ona göre uyum sağlıyor.

Instyle- Sen ne burcuydun Yasemin?

Yasemin Allen- Yengeç. Ama şöyle bir şey oldu galiba; belli bir yaştan sonra yükselenim devreye girdi. Benim yükselenim de Aslan. 24’üme geldiğimde biraz korktum, zaman çok çabuk geçiyor diye. 25’imde baktım herşey aynı. Bir de senin de gayet iyi bildiğin gibi biz komün bir ortamda yaşıyoruz, etrafımızdaki insanların da yaşı bizimle birlikte ilerliyor. İnsanlarla beraber büyüyoruz işte…

O zaman sana sormayı en sevdiğim soru gelsin; Ne zaman Barcelona’ya gidiyoruz?

Yasemin Allen- Haziran’da gidiyoruz bence (gülüyoruz). En son gittiğin seyahat rotalarından konuşalım mı? Moda haftası icin Paris’teydim en son. Geçen yıl Ağustos, Eylül, Ekim 3 ay Londra’daydım. Çok şanslıydım; Londra için senelerdir geçirilen en güzel yaz sonu ve sonbahar başıydı. Hava sıcacıktı. Orada oyunculuk ve senaryo yazımı workshop’larına katıldım. 21 Gram adlı filmin yazarı Guillermo Arriaga’nın iki günlük bir semineri vardı, ona katıldım. Pek çok farklı insan tanıdım, Londra’yı yeniden keşfettim. Londra’ya devamlı gidip geldim ama orada, tek başıma uzun süre kalıp kafamda oluşmuş o halini biraz kırmak istiyordum. 46 dizisi için geri döndüm, bu proje beni oldukça heyecanlandırıyor.

Instyle- 46 nasıl bir proje, biraz anlatsana…

Yasemin Allen-  46 çok güzel gidiyor. Hikayesi hakkında zaten epeydir konuşuyorduk. Selin karakterine de en az projenin kendisine olduğu kadar heyecan duydum. Hem hikaye, hem de benim hikaye içindeki görevim ve Selin’in zamanla alacağı hal beni çok heyecanlandırdı. Yeni bölümler yayınlanmaya devam ettikçe heyecan da katlanarak artıyor.

46’da bir aşk hikayesi var mı?

Yasemin Allen- 46’da aşk hikayesinden, insanların birbirine olan tutkusundan dolayı yaratılan dramdan ziyade, insanların girdikleri arayış, iyilik ve kötülük, doğru ve yanlış adalet kavramlarıyla boğuşmaların dahil olduğu bir senaryo yazmak istediler. Ben de bu projede Selin isimli bir komseri canlandırıyorum ve işin adalet kısmını yansıtıyorum. Böylesine güçlü bir kadın karakteri oynamak çok hoşuma gidiyor.

Bu projede müthiş bir ekip buluşması var. Biraz da set ortamından konuşalım mı?

Yasemin Allen- Ekipte herkes harmoni içinde. 1 saatlik bir proje çektiğimiz için, çalışma şartları çok insancıl. Sahnelere odaklanabiliyorsun, doğru düzgün çalışabiliyorsun. Gecenin bir vakti senaryo gelip de, sabah 8’de sette olunacak gibi durumlar yok. Zaten oyuncu olarak anca bu şartlardan sonra gerçek performansını gösterebiliyor, potansiyelini ortaya koyabiliyorsun.

Bu ülkede kadın olmakla nasıl başa çıkıyorsun?

Yasemin Allen- Ataerkil bir toplumda yaşıyoruz. Bazı ülkerde feminist hareketin başlaması, topluma entegre olması çok uzun yıllar önce yaşandı. Hatta şimdilerde feminizmin evrilmiş hali tekrar devreye giriyor. Bu kısım, Kim Kardashian gibi örnekler üzerinden bakacak olursak biraz teşhircilik üzerinden bile yürüyor. Ben o ikisinin çok bağdaştığını düşünmüyorum; Bedenimizin saklamamız gereken bir şey olduğunu açığa vurmak kadar, ben hiç utanmıyorum demek de uç bir nokta. Bu noktada beden gücünün farkında olduğun kadar, aklını fikrini kullanan kadın olmaktan da korkmayacaksın. Ben nasıl başa çıkıyorum; Bu konuda her yerde bir terör var; Kimi ülkelerde flörtöz bir laf atış, kimi ülkelerde daha agresif bir yaklaşım şeklinde olabiliyor. Bununla nasıl başa çıktığın sana kalmış. Daha travma yaratan taraflarından ya da çeşitlerinden bahsetmiyorum ama onlar apayrı konular. Fiziksel olarak senin istemediğin bir şekilde sana yaklaşılması kesinlikle insani bir yanlış.

“İlk kaçmak istediğin yer?” diye soracak olsam…

Yasemin Allen- Tekrar Japonya’ya gitmek istiyorum tekrar. Seneler önce gitmişim, Japoncamı tekrar tazeleyip gitmeyi düşünüyorum. 6 sene Japonca okudum, gramer olarak Türkçe’ye epey benziyor. Bir de Buenos Aires’e gidip tango yapmak istiyorum. Benim için bir yere gidiyorsam mutlaka bunun bir sebebi olmalı. Mesela bu, bir yerin yemeğiyken başka bir yerin dansı olabilir.

Sporla aran nasıl?

Spora tekrar başladım, çok iyi geliyor. Muhteşem bir hoca buldum; Fitness, crosfit ve cardio yapıyorum. Kilo vermektense kaslarımı esnek ve sağlam tutmaya özen gösteriyorum. 25 yaşından sonra vücut, insana “beni ihmal ediyorsun” diyor.

İlgi alanların neler?

Resimle ilgileniyorum, bol bol resim yapıyorum. Belki ileride sergi bile açarım. Hayatımdaki güzelliklere odaklanıyorum; Bir yandan müzikle de ilgileniyorum, arkadaşlarımla stüdyoya giriyorum, düet yapıyorum. Kreatif bir insan olarak müzik konusunda da kendimi keşfediyorum; Müzikte nasıl bir yol alabilirim, ona nasıl bir şey katabilirim diye…

Peki Yasemin, gözlerini kapattığında sen kendini nerede görüyorsun?

Bir tane Jazz barım olsun isterim ileride; Arkadaşlarım gelsin gitsin, oturalım sohbet edelim..vs. İsim olarak Michael Fassbender ile oynamak isterim. Çizgi romanları okuyarak, çizerek büyüdüm dolayısıyla bir süper kahramanı oynamak isterim. Ama şunu biliyorum ki her türlü mutlu olmaya çalışırım, başarı odaklı bir kaygım olmaz benim. Bu yazdan beklentilerin neler? Dediğim gibi Buenos Aires’e gitmeyi çok istiyorum. Gezmek, eğlenmek de bonus’u olsun diyorum (gülüyoruz).

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com