VİCDAN YERİNE ZEYTİN TEPESİ/ OYA TEKİN

Merakla beklenen MF yapım imzalı Zeytin Tepesi Dizisi bir süre önce reytingler gerekçe gösterilerek kaldırılan Vicdan dizisi yerine kanal D ekranlarında yerini aldı ilk bölümüyle izleyici karşısına çıktı.

Başrollerinde, Bir Bulut Olsam ve Yahşi Cazibe dizilerinde üne kavuşan Aslıhan Gürbüz ile Aliye, Sıla ve daha pek çok diziden tanıdığımız Tayanç Ayaydın oynuyor.

Deniz ve Tarık karakterlerine hayat veren oyunculara ise Ayça Varlıer, Atilla Saral, Salih Bademci, Zerrin Sümer, Hakan Karahan, Haldun Boysan gibi başarılı oyuncular eşlik ediyor.

Hikaye dört kız kardeşin en küçüğü olan Deniz’in çok sevdiği Tarık’ın babasını öldürmekle haksız yere suçlanarak cezaevine girmesi ve sekiz senenin sonunda cezasını bitirip özgür kaldığı kasabası Zeytin Tepesi’ne geri dönmesi ve sonrasında gelişen olayları konu alıyor.

İtalyan yapımı “Tuscan Passion” dizisinin yerli versiyonu olarak karşımıza çıkan Zeytin tepesi’nin birebir aynı dizi olmadığını söylenmekte. Henüz orjinalini izlemediğim için bu noktada çok fazla benzer ya da benzemezliklere dair bir şey söyleyemem.

Ancak Karatay ailesinde yaşananlar bana daha çok Şahin Tepesi dizisini anımsattı. Gioberti ailesinde ki aile içi çarpık ilişkiler Karatay ailesinde de fazlasıyla mevcut.

Ayrıca yıllar önce ömrü kısa süren Zeybek Ateşi dizisini de anımsatıyor.

Fakat Zeytin Tepesi’nin en büyük kazancı oyuncu kadrosunun çok iyi oturtulmuş olması. Her ne kadar kadın ve erkek başrollerinde oynayan oyuncular fenomen oyuncular olmasalar da uyumlu bir çift olarak izleyicinin sevgisini kazanacaklardır.

Tayanç Ayaydın’da Aslıhan Gürbüz’de kendilerini ispatlamış başarılı oyuncular medyatik olmasalar da oyunculukları yeter.

Ayça Varlıer ise her rolün kadını. Ona dair fazla söze gerek yok. Burada canlandırdığı karakter de fazla dişi. Hem seveceğimiz hem de kızacağımız türden.

Özetle dizinin en büyük kazancı kadrosu.

Diziye gelirsek ilk bölümü sinema filmi tadında bir görsel şov sundu izleyiciye.

İlerleyen bölümlerde bu izleyiciyi tatmin eder mi bilemem ama dizinin öyküsü Türk izleyicisinin sıkça tercih ettiği türden.

İki eski aşığın nefretten doğan güç savaşlarını izleyeceğiz. Bir kadının erkeklerle olan mücadelesini ayakta kalma mücadelesini. Bu tür hikâyeleri de genel izleyici sever.

Anlık izlenme oranlarına da yansıyan buydu ancak ilk bölüm merakının da bu durumda etkili olduğunu göz ardı etmemek gerekir.

TT listesinde de sıralamada yer alan Zeytin Tepesi her ne kadar twitterda varlığını hissettirse de sponsorlu tweetlerin içeriğinin de diziyle alakalı olmadığının gözden kaçmadığını söylemeden edemeyeceğim.

İlk bölümde en çok rahatsız olduğum durumsa bir tecavüz sahnesi sonrası herkesin durumu alkışlaması. Deniz’e Tarık’ın erkek kardeşi tecavüz etmeye kalkar, Tarık görür polise öyle bir şey olmadığı yönünde ifade verir, polis dahil herkes Deniz katildir ya hak etmiştir bu tecavüzü havalarında repliklerle gözümüze gözümeze sokulan bu sahne dizinin ilk bölümü için hoş olmadı.

Böylesine itici bir sahnenin uzatılması kadına şiddet ve tecavüz konusuna üzgünüm ama bir anlamda saygısızlık gibi durdu.

Bunun dışında diziyi beğendim mi beğenmedim mi pekte emin değilim.

Oyunculuklar, görsel çekimler, müzikler hatta senaryo akışı diyaloglar oldukça iyi ama yine de tam anlamıyla dizi çok başarılı olmuş diyemiyorum. İlk bölümde diziye dair çok şey söylemek doğru değil belki ama ilk bölümde izleyiciyi sarsmalı. Bence bir dizinin ilk bölümü en önemli bölümüdür.

Seyirciyi sarsmalı akılda kalıcı izler bırakan sahnelerden oluşmalı. Zeytin Tepesi’ne bakıyorum kalıcı olarak bıraktığı bir sahne var mı diye maalesef göremiyorum. Bunu izleyici yorumlarına bakınca da görmek mümkün.

Daha çok tecavüz sahnesi sonrası bunu alkışlayanlara duyulan öfke mevcut. Dizilerde tecavüz sahnelerine sıkça rastlıyoruz reyting malzemesi olarak kullanılan bir malzeme ama dediğim gibi buradaki kullanılış şekli fazlaca rahatsız ediciydi.

Umarım bir kez daha böyle bir sahneye başvurulmaz en azından bu şekilde.

Her ne kadar ilk bölümde sarsıcı akılda kalan sahneler olmasa da dediğim gibi izleyicinin seveceği bir öyküye sahip. Eğer üzerinde fazla oynanmaz ve izleyicinin gözüne rahatsız edilen türden sahneler sokulmazsa, naif bir anlatımla devam ederse dizi uzun soluklu olur.

Çarşamba günü kendi seyrinde devam eder. Kendi izleyici kitlesini, hatta fanlarını oluşturur. Ama yılın dizisi olmaya aday bir dizi değil. Bunu da söylemeden edemeyeceğim.

Bize düşen ekibin emeklerine sağlık ve yolları açık olsun demek tabii gözümüze batan hataları da yeri geri geldikçe eleştirmek…

OYA TEKİN / MEDYABEY

oyatekin@gmail.com

https://twitter.com/#!/oyatekin (@oyatekin)

http://yurthaber.mynet.com/yazarlar/tum/1/o.tekin35

http://blog.milliyet.com.tr/Sayfam/Blogger/?UyeNo=580460

masaustu
mobil

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com