TV izleme rekorunu ellerinde tutan Amerikalılar ekranlardan neleri izliyor?

Yasal Uyarı: Bu yazıda, Amerika, Amerikan kültürü ve yaşam tarzı, şiddetli bir şekilde övülecektir.

Yukarıdaki uyarıyı dikkate almayıp hala bu satırları okumaya devam ettiğinize göre; beni takip edebilirsiniz, sizi çok güzel yerlere götüreceğim. Hatta, Alice’in tavşan deliğinden girip, kendini Harikalar Diyarı’nda bulması kadar ilginç bir yolculuğa çıkartacağım sizleri…

Nasıl anlatsam, nereden başlasam bilemedim. Bildiğim tek bir şey varsa, New York gezimde öğrendiğim kadarıyla, o da öğrenecek ne çok şey olduğu. Öğrendim mi evet! Uygulayabilecek miyim, hayır! Peki ne yapacağız bu yazıda, gördüklerimizi, fazla abartmadan, aktarmaya çalışacağız. Aslında bu bir gezi yazısı değil, burası da bir gezi bloğu değil ama çok gezen mi bilir, çok izleyen mi soruyorum size? Ben kendi adıma çok gezdim, elimden geldiğince de izledim. Hadi o zaman lafı uzatmadan izlenimlerimi sizinle paylaşayım.

20160919_085346 20160919_085536 img_4183

TV İZLEME SÜRESİNDE DE AMERİKALILAR RAKİPSİZ!

Beş günlük New York gezimde, şehrin ne kadar görkemli, ihtişamlı ve kocamannn olduğunu söylememe gerek yok. Zaten filmlerde, dizilerde gözümüze gözümüze sokuyorlar. Geniş geniş sokaklar, dev gibi gökdelenler, battal boy arabalar, birbirinden iddialı mekanlar, ringo ringo şişeler derken, başınız dönüyor, gözünüz kararıyor. Her sokak başı olay, her adımda sürprize davet var. Peki bu kadar güzel, trafiği dışında, ihtişamlı bir şehirde, televizyonların, iddiasız, sönük, güdük ve biçare olması mümkün mü? Tabii ki değil! Öyle de değil zaten. Her şeylerinde bir şov, bir gösteriş peşinde olan Amerikalılar, televizyon izleme alışkanlığında da bana, sana, ona tur bindirir.

AMERİKAN TV KANALLARINDA GEVEZELİK REVAÇTA

Hasbel kader zapladığım Amerikan televizyonlarında, gördüğüm yegane şey, gevezelik yapmayı çoook seviyorlar. Tek başına program sunan hiçkimse yok. Ne haberlerde, ne eğlence programlarında, ne reality’lerde. Kimse yalnız takılmıyor arkadaş. İlla bir partner olacak. İlla siyah, beyaz, sarı ırktan bir karma çıkacak karşımıza. E ne de olsa Amerika, her renkten, her ırktan insanın bir arada yaşadığı özgürlükler ülkesi. Bu ipe sapa gelmez sosyolojik ve antropolojik saptamayı yaptıktan sonra, ortalama bir Amerikan kanalında, nelerle karşılaşıyoruz, dilerseniz bir göz atalım.

Haber de haber…En büyük kanalları, abc,nbc,cbs,hbo,fox, hepsi güne uzun bir haber bülteniyle başlıyorlar. İkili, üçlü hatta bazen dörtlü gruplar halinde sunuyorlar haberleri. Bizdekinden farklı olarak, yerel bağlantılar daha güçlü yer alıyor bu haberlerde. Adam Connecticut’un bir şehrinin, bilmem ne kazasındaki,yerel muhabire kanlı canlı bağlanıp, hafiye gibi her ayrıntıyı soruyor canlı yayında. Bizde olsa, ajans haberinin üzerine daya perforeyi gitsin. Ben oradayken, iki siyahi kızın kaçırılıp öldürülmesini tartıştılar günlerce. Sürekli polis kayıtlarını gösterip, uzmanları ağırladılar. Ve hep kayıp çocukların yakınlarını, görgü tanıklarını, canlı yayınla stüdyoya bağladılar. Bir nevi Müge Anlı’yla Tatlı Sert bağlantılarıydı bunlar. Onun görüntülüsü demek daha doğru olur sanırım. Efendim, konu siyahlar olunca, bu aralar daha da hassaslar malumunuz. Ama konuyu ele alışları, detayları işleyişleriyle, izleyene Arif’in Manchester’a attığı golün hazzını veriyorlar inanın. Ve takdir edersiniz ki abartmayı fena halde seviyorlar.

Haberleri, hava durumu ve şovlarıyla noktalamadan önce, kesinimg_4190likle seçimlere, ekonomiye, modaya falan da değiniyorlar. Ama finali mutlaka, gülümseten bir haberle yapıyorlar. Bizdeki gibi maymuna fıstık atarken düşen çocuk görüntüleriyle değil ama…Daha gündemden, daha bilindik! Yani televizyon dünyasında olup bitenlerden desek daha doğru olur.

Haberleri halleden Amerikan kanallarımız, araya mutlaka, akşam şu var, gece yarısı şunu unutmayın, pazartesi yeni dizi başlıyor aman kaçırmayın, gibi tanıtımları bol bol yerleştiriyorlar.

TV’LERİN YAYIN AKIŞLARI BİZE BENZİYOR

Peki sonrasında ne oluyor? Hemen söyleyelim, yayın akışları bizdekine çok benzer aslında. Sabahın köründe kim program izler, tabii ki ev hanımları! Yani bildiğiniz, yemek programları, dedikodulu, gıybetli programlar, bugün ne giymeli, yarın bana ne yakışmalı türünden moda programları. Ama yemek yapmaktan bihaber Amerikalı teyzelerin, yemek programlarının müptelası olduğunu ve bu programların ağırlıkta olduğunu söylemeliyim.

 

 

Peki ya sonra, sonra? dediğinizi duyar gibiyim. Fazla umutlanmayın, Amerika her şeyin çok hızlı olduğu bir ülke ya, gündem çok çabuk değişiyor ve yeniden habere dönüyor kanallarımız ve ne var ne yok temcit pilavı gibi önümüze getiriyorlar. Bizde gün ortası var ya onlar da gün önü, arkası, ortası, sağı, solu her yere sıkıştıracakları bir haberleri var.

Haber turundan sonra sırayı, pembe ya da pembemsi diziler alıyor. Dnew-yorkoktorlu, hemşireli, avukatlı, skandallı, aldatmalı, boşanmalı diziler. Sonra bunlar böyle birkaç dizi yayınladıktan sonra, yine akşam haberleriyle, geri vites yapıyor, gündemi bir daha baştan hatmettiriyorlar. Yine canlı bağlantılar, yine uzmanlar, yine bilirkişiler, görgü tanıkları havada uçuşuyor. Yani sonradan vay efendim ben görmedim, vay efendim ben duymadım diyebileceğiniz şansı size ne yazık ki vermiyorlar. Ertesi gün de herkes, sokakta barda, kafede, restoranda olan biteni konuşuyor.

DİZİLERİN SÜRESİ EN FAZLA 1 SAAT

Bu kadar haber bünyeye fazla gelince, hemen güzel bir haber arkası şovuyla, bizdeki O Ses, Survivor, Benimle Dans Eder Misin, Yeteneksizsiniz’ler arz-ı endam ediyor. Ha hepsi mi öyle yapıyor, hayır. Bu şovlara gerek yok, sağlam bir dizi koyarım, milleti ekrana yapıştırırım diyen kanallar da var. Burası Amerika, paralı kanallar bunlar sonuçta. Nerede kamusal yayıncılık, nerede TRT bandrolleri…Geçin bu işleri kardeşim. Zap yaparken, hepimizin internette istemeyerek karşılaştığı, farkında olmadan bilgisayarımıza indirdiği, arkadaşından ödünç aldığı dizileri izliyorsunuz. Gözünüz dönüyor. Bir yanda Agents of Shield’ler, Criminal Minds’lar, Mr. Robot’lar, diğer yanda Girls’ler, Modern Family’ler, beri yanda Secret of Lies’lar, Shades of Blue’lar, House of Card’lar…Yok yok sayın seyirciler. Sezon sezon, gani gani dizi var Amerikan kanallarında. Aval aval bakışmalar, abidik gubidik konuşmalar, arap saçına dönen konular da yok! En kralı, en iddialısı bir saat, komediler 20 dakika…

Geçelim geceyeeee…Gece gece yatmadan önce, Amerikan televizyonlarının çoğu, hatırı sayılır biçimde çoğu demek daha doğru olur, seyircisine, talk show’larla veda ediyor. Amerikan halkına, kapitalizmin bebeksi yumuşaklığında kendini iyi hissettiren bu şovlarda, Tom Cruise’a, Kardashian’lara, Jenifer Aniston’a rastlamak çok olası. Her gün bir ünlüyle geyiğin dibine vurulan bu programlar, Amerikan kültürünün bir parçası. Bizde ise haftada bir yapılmasına rağmen, hep aynı yüzleri görmekten, gına geldi artık. Ama Amerika’da her an her saniye, ünlü olmanız mümkün ve televizyon size asla hayır demiyor. Bu da konu ve konuk çeşitliliğiyle, eğlenceyi körükleyen bir faktör. Darısı Beyaz’la Okan’ın başına.

Hala uykunuz gelmedi mi? Farkındaysanız, Oprah, Ellen gibi ablaları es geçtim. Bachelor gibi ahlaksızlığın bayrağının taşındığı, Türk aile yapısını, tam ortasından çatırt diye çatlatacak izdivaç programlarını hiç dahil etmedim bile. Bizim mutevazı, ahlaki değerlerimizin göklere çıkartıldığı evlilik programlarımıza Allah zeval vermesin diyor, devam ediyoruz.

“GÜNAHLARI BOYUNLARINA!”bunyamin-nyc

Efendim, spor da konuşmasak olmaz dimi? Telegol ayarında onlarca program gördüm de görmezden geldim. Tabii ki onlar, futbol yerine ağız dolusu, Amerikan futbolu, beyzbol, basketbol konuşuyorlar bu programlarda. Bizimkiler kadar dolu mu konuşuyorlar, pek kurallarını bilmediğim için bu oyunların, bir şey söyleyemeyeceğim. Günahları boyunlarına

Atladığımız bir şey var mı bakıyoruz! Takdir edersiniz ki, 10 saat uçup gittiğim bir ülkede, medeniyetin beşiğinde, kapitalizmin kalesinde, dünyanın merkezinde, bak yine fena övdüm, bütün gün oturup televizyon izleyecek halim yoktu dimi, sevgili arkadaşlarım. Daha fazlası için bkz, THY tarifeli seferiyle New York.

Bünyamin Soyupak, New York’tan bildirdi. (Ulan hep Reha Muhtar Atina’dan bildirirken çok kıskanmıştım, sıra bana da geldi çok şükür) Sevgiyle kalın, hoşçakalın.

BÜNYAMİN SOYUPAK/MEDYABEY

 

 

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com