Tuluhan Tekelioğlu’nun belgeseli “Üvey Evlat”a tepkiler var

Beylikdüzü Belediyesi desteği ile Tuluhan Tekelioğlu tarafından yapılan ‘Üvey Evlat’ belgeseli medyanın gündeminde. Genco Erkal, Müjdat Gezen, Barış Atay, Şebnem Sönmez, Levent Üzümcü, Sunay Akın, Mehmet Aksoy, Metin Uca, Fazıl Say, Ahmet Ümit, Mustafa Alabora, Defne Halman ve Zülfü Livaneli gibi isimlerin rol aldığı belgeselde Gezi Parkı eylemlerine katılan sanatçılara devletin sansür uyguladığı iddia ediliyor.

Öyle ki belgeselde, 1980 darbesi bile günümüz koşullarından daha masum gösterilmesi de dikkatlerden kaçmadı. Belgesele itirazlar her geçen gün yükseliyor.

Belgesele ilişkin açıklamada bulunan yazar Ercan Yıldırım, sanatını demokratik hayatı yok etmeye çalışan Gezi Parkı gibi eylemlere bağlayan sanatçıların “klasik darbe özlemi” duyduğunu ifade etti. İddiaların dindar, muhafazakar kesimlere duyulan düşmanlıktan meydana geldiğini kaydeden Yıldırım, “Türkiye’de İslami olan her şeye düşmanlıklarını ‘sansür’ gibi mazlumiyet gösterisiyle yapıyorlar. Bu topraklara ait olmadıklarını bu çıkışlarla gösteriyorlar.’ dedi. ‘Sahiden sansür olsa bu sanatçılar konuşacak mecra bulamazdı’ diyen Yıldırım, ‘Yıllardır Parselledikleri sahalarda artık rahat koşturamamaktan şikayetçiler. Sansür dedikleri, kaybettikleri bol paralı özerk alanları. Devlet imkanları dışında, piyasaya çıkarak yaptıkları sanatlarını kimse takip etmez’ şeklinde konuştu.

üvey-evlat-belgeseli

YERLİ OLAN HER ŞEY KÜÇÜMSİYORLAR

Tiyatro ve sinema oyuncusu Ahmet Yenilmez de bazı sanatçıların, yerli olan her şeyi küçümsediğini, özellikle de İslami bir kimliğin ötesinde “azıcık İslami” olan şeyleri de itibarsızlaştırıcı bir dil kullandığını söyledi. Yenilmez, “Ne zaman bir eserde sahtekar, düzenbaz karakter veya tip işlenecek olsa bunu bilerek hacıdan hocadan seçmişlerdir.” diyerek,  “Bu bir tesadüf olmanın ötesinde bilerek yapılmış bir tercih. Çünkü toplumun en güvenilir atom çekirdeği ile oynanmak hedeflenmişti.” dedi.

MAĞDURİYET YARATMAYA ÇALIŞIYORLAR

Belgeselde yer alanların, Gezi üzerinden kendilerine mağduriyet yaratmaya çalıştıkları görüşünü savunan yazar Samed Karagöz ise, bu sanatçıların, demokratik yollarla seçilmiş kişileri yalan ve manipülasyonlarla ortadan kaldırmak üzerine eylem kurduklarını belirtti.

Karagöz, “Sanatkarlıklarının kendi mahallerinde bile kuru birer slogandan öteye gitmediğini umarım kendileri de görür ve bu topluma gerçekten faydalı eserler ortaya koyma çabasına girer, siyasal hesaplar peşinde koşarak ucuz kahramanlıklardan uzak dururlar” şeklinde konuştu.

“MESLEK HAYATIMIN EN RAHAT DÖNEMİNİ YAŞIYORUM!”

Belgeselde rol alan Genco Erkal ile şahsen tanıştığını belirten tiyatro ve sinema oyuncusu Ahmet Yenilmez, Erkal’ın kendisine ‘Meslek hayatımın en rahat dönemini yaşıyorum’ dediğini aktardı. Yenilmez o diyaloğu şöyle anlattı: ‘Genco Erkal, Muammer Karaca Tiyatrosu’nun müdürlüğünü yaptığım zamanlarda bizzat bana, meslek hayatının en rahat dönemini yaşadığını ifade etmişti. Ki, şu anda da bu kişiler devlet imkanlarından en çok nemalanan insanlar.’ Seçkinci zihniyet alanının daraldığını dile getiren Yenilmez, bu kesimin yeni şartlara uymanın ötesinde kavgayı seçtiğini, üslupsuzlaştığını söyledi. ‘Bu yaptıkları bir bitiştir, zamana uyamamak ve kabızlığın tezahürüdür’ diyen Yenilmez ‘Dünyanın neresinde hain evlatlığın cezalandırılması sansür olmuştur?’ diye sordu.

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com