Tuba Büyüküstün’ün yapımcılığını üstendiği “Dar Elbise” filmi tepki çekti

Tuba Büyüküstün’ün yapımcılığını yaptığı ve de oynadığı 23. Adana Film Festival’inde görücüye çıkan Dar Elbise filmi eleştirilerin odağına oturdu. Yapılan yorum ve eleştirilerde Dar Elbise’nin festivalin en kötü filmi olarak gösterildiği konuşuluyor. Dar Elbise’nin Türkiye’ya oryantalist bakış açısıyla yaklaşması ve ülkemizi yanlış tanıtması tepki çekti.

Hiner Saleem’in yönetmenliğini yaptığı, başrollerini Tuba Büyüküstün, Veronique Wuthrich, Caner Cindoruk, Hazar Ergüçlü, İnanç Konukçu, Canan Ergüder’in paylaştığı filmin daha çok tartışma götüreceği bildiriliyor.

Tamamen oryantalist bir bakış açısıyla çekilen Dar Elbise adlı filmde ülkemizde kadınlar evlenince burka giymezlerse koca dayağı yiyorlar havası verilmesi de ayrıca eleştirmenleri de rahatsız etti.

90 sinema yazarının neredeyse tümünün filmden neredeyse nefret ettiği konuşuluyor. Her filmde farklı kanaatlere sahip oldukları bilinen film eleştirmenleri bu kez Dar Elbise’nin kötü bir film olduğu ve de ülkemiz adına kötü mesajlar verdiği fikrinde birleştikleri bildiriliyor.

Dar Elbise, sosyal medyada da konu edinildi. Filmi izleyenlerin Dar Elbise’yi listenin en son sırasına koymaları dikkatlerden kaçmadı. Ayrıca filmle ilgili olumlu bir paylaşımın olmaması da diğer bir dikkat çekici konuydu.

Konu, Star gazetesi kültür sanat yazarı Bedir Acar’ın da gündemindeydi. Acar, “Dar Elbise Dar Kafa!” başlıklı yazısında filmi sert ifadelerle eleştirdi.

İşte Bedir Acar’ın kaleminden Tuba Büyüküstün’ün Dar Elbise adlı filmiyle ilgili yazdıkları:

********************

DAR ELBiSE DAR KAFA!
Festivalin en skandal filmi kuşkusuz Dar Elbise’ydi. Gerçi bu oryantalist ucubeye film demeye bin şahit ister. Lakin yine de iki çift söz söylemekte fayda var. Hiner Saleem adlı Irak asıllı bir Fransız’ın (İşin içinde yine bir Fransızlık var) filmi olan Dar Elbise, festivalin ‘ortak nefret’objesine dönüştü. Şayet ‘En Nefret Edilen Film Ödülü’ verilecek olsaydı, bu film açık ara birinci gelirdi. Film resmen ikinci Mustang faciası. (Onda da bir Fransızlık vardı, hani şu Fransa’nın Oscar adayı olan, Deniz Gamze Ergüven’in yönettiği film.)
Dar Elbise tam anlamıyla ‘dar kafalı’ bir oryantalistin Türkiye bakışı… Kötü filme örnek diye akademilerde okutulsa yeridir. Konu berbat, oyunculuklar berbat… İstanbul sokaklarında bütün kadınlar evlenince Burka giymek zorunda bırakılıyormuş izlenimi veriyor. Yapımcı arkadaşım Semra Güzel Korver’in hatırlattığı gibi, İstanbul’da mankenlik ajansları dolup taşıyorken, filmde, güya toplum baskısı yüzünden defileye çıkacak üç beş kız dahi bulunamıyor. Neyse ki bu filme en büyük tepki kadın sinema yazarlarından geldi. Böyle bir senaryoda rol alan, üstelik yapımcı statüsünde olan Tuba Büyüküstün kariyerine zarar verdi. Iraklı yönetmen hiç bilmediği, tanımadığı Türkiye hakkında ipe sapa gelmez suçlamalarla dolu film yapacağına gitsin önce ülkesi Irak’a, Mısır’a niye giremediğinin filmini yapsın. Maçası yiyorsa ABD askerlerinin işgal yıllarında Iraklı kadınlara yaptıklarını anlatsın. Öyle Fransa’ya 17 yaşında kaçıp ‘beslemeye’ dönüşmekle olmuyor bu işler. Dua etsin o suçladığı Türkiye’de film çekebiliyor. Sektörde övgüyle bahsedilen M. Tayfur Aydın’ın Siyah Karga’sını, Seren Yüce’nin ‘Rüzgarda Salının Nilüfer’ filmini reddeden Adana ön jürisi, nasıl olur da bu Türkiye düşmanı ucube Dar Elbise’ye kapılarını açar? Bu sorunun cevabını kim verecek?

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com