THY’NİN MİLLİ MARŞLI REKLAMINI BEĞENENLERDEN MİSİNİZ?

 

Bu formatın THY’nın ajansına esin kaynağı olduğu konu UBM Aviation’un raporuna göre THY’nin “ En fazla ülkeye uçan havayolu şirketi” olması. 5 kıtada 90 ülkeye (bazı gazeteler 91 yazıyor) uçmayı başaran THY, bunu ülkemiz için bir gurur kaynağı olduğunu düşünüyordu. Ajansı bu bilgi üzerine 95 saati havada 130 bin kilometre yol katetti. Moğolistan, Hindistan, Tayland, Brezilya, Fas’ın da içinde bulunduğu bir çok ülkede uzun metrajlı bir film yapılacak kadar çok çekim yaptı. Projede 40 kişilik müzisyen grubuna rol verildi. Sonuçta ortaya yapım bütçesini henüz bilmediğimiz (gurur hepimizinse bütçede hepimizin değil mi?) 1’ 33 “lik  bir reklam filmi çıktı.

Gururluyuz, gururlusunuz, gururlular

Reklam filminde İstiklal Marşı’mız kimine göre reklam cıngılı olarak kullanılıyordu. Filmde gidilen ülkelerde rol verilen 40 müzisyen İstiklal Marşı’mızı kendi enstrümanlarıyla çalıyordu. Seslendirmesini ise Tuncay Kurtiz’in yapıyor ve filmin 1.17 saniyesinde başlayan seslendirmesinde tebessüm eden farklı ülke insanları eşliğinde “Dünyada en fazla ülkeye uçan havayolu şirketi olduk. Bu gurur Türkiye’nin. Bu gurur hepimizin. Türk Hava Yolları” diyordu.

Reklamda fikir ve format orjinal değildi belki ama çalışan parça “Stand by me” veya “Uzun ince bir yoldayım” olmayınca iki grup ayağa kalktı. Bir grup reklam filmini ayakta alkışlıyor hatta seyrederken ağlıyordu. Diğer grup ise hop oturuyor hop kalkıyordu. Bunlarda kendi içlerinde dörde ayrılıyordu.

Birinci grup; THY’nin bir devlet kurumu olarak kendi reklam filminde milli marşımızı reklam cıngılı gibi kullanmasını doğru bulmuyordu.

İkinci Grup; böyle bir konuda milli duyguları kullanarak reklamda duygu sömürü yapmanın THY yakışmadığını söylüyordu.

Üçüncü grup ise rol verilen müzisyenlerin havaya bakarak çalmaya başladıkları İstiklal Marşı’mızı ruhuna uygun çalamadıklarını düşünüyordu.

Oysa bu gruptakilerde eminim yurt dışına çıktıklarında sokak müzisyenlerinin ülkelerin milli marşlarını çalıp daha çok bahşiş toplayanlarına rastlamış ve İstiklal Marşı’nı duyduklarında gözleri dolu, yürekleri ayakta cebindeki bütün bozuklukları vermişlerdir ya neyse. Yoksa müzisyenlere “ne biçim çalıyorsun milli marşımızı” diye üstlerine mi yürümüşlerdir?

Reklam fena değil ama daha orjinal olabilirdi

Ritm üstadımız Okay Temiz ise reklama olumlu bakan bir gazetemize verdiği demecinde “Reklam fena değil, seçtikleri enstrümanlar oldukça güzel. İskoç gaydası ve Pakistan’ın mahalli ritimleri hoşuma gitti. Reklam olarak uzun geldi bana. Daha çarpıcı, daha orijinal sahneleri olabilirdi. Mesela Afrika, Pakistan, Hindistan ve Türkiye’nin ritimlerinden oluşan bir reklam olabilirdi. Çünkü ritim hareketlidir ve sanat vardır” diyordu.

“Reklam fena değil ama…” diye başlayan ve THY’dan daha çarpıcı ve orjinal bir reklam filmi bekleyen bu grup, benim de içinde bulunduğum, dördüncü grubu oluşturuyordu. Sonuçta bir reklam filmiydi ve olumlu veya olumsuz eleştiriler normaldi. Gerçekten ajans biraz daha düşün-ebil-se çok daha orjinal şeyler ortaya çıkarabilirdi. THY’da bu reklama harcıyacağı bütçenin belli bir kısmıyla bu yıldan itibaren mesela yurt dışında okuyan 90 üniversite öğrencimize eğitim bursu verebilirdi. Neyse bunlar bizim fikir ve önerilerimiz.

 

İstiklal Marşı’nı reklamda ilk kullanan THY değil

Öncelikle İstiklal Marşı’nı 2006 yılında Petrol Ofisi’nin “Hayal değil, oyun değil, gerçek” sloganı ile PO-GP2 Takımının dünya pistlerinde gerçek bir yarışa katılması nedeniyle yayınladığı 52” lik reklamda kullandığını hatırlatmakta yarar var. PO, o tarihte artık bir kamu şirketi olmadığı için mi bilinmez “Bu gurur Türkiye’nin. Bu gurur hepimizin”  diyerek reklamını bitirmiyordu. Belki THY’de, bir kamu kuruluşu olmasına rağmen, reklamı bu sözlerle bitirmeyebilirdi.  Bu sözlerle bitirince, ilk akla gelen, THY  üst yönetiminin her geçen gün daha büyük işler yaptıkları ve kendilerinin bir kez daha takdir edilme ihtiyacı duydukları fikrine kapılıyor insan. Yanılıyor muyum?

Bu fikre nereden mi kapıldım? Hemen söyleyeyim. Reklamcılıkta “reklamın sonunda insanların ne yapmasını istiyoruz?” diye bir soru vardır. Bilenler bilir. Bu soruyu THY reklamı için sorduğunuzda reklamı izlemiş biri olarak sizin aklınıza ne geliyor? Benim aklıma gidip hepsini kutlamak ve alınlarından öpmek geliyor. Başka birilerinin aklına da; “Böyle bir devlet kurumunun başında olanlar aldıkları vazifeleri tabii ki en iyi şekilde yapmaları gerekir. Bunun için bir de takdir mi bekliyorlar? Görevleri efendim” diyebilir. Bütün düşüncelere saygımız sonsuz.

Reklamın özet analizi

Filmin kurgusunda bazı problemler var. Geçişler keskin ve  bazıları anlamlı değil. Kıyıda bir dalga görüntüsü. Havalanan güvercinler. Gökyüzüne bakan adam. İstiklal Marşı’nı çalmaya başlayan müzisyen. Bangkok’taki nehir pazarından görüntüler gibi. Bu tür görüntülerin aslında reklam filmini rahatlattığını da söylemekte yarar var. Yoksa Milli Marş’ımız böyle her satırı başka bir müzik aletiyle birlikte çalınacak bir marş olmadığı ortada. Gayda, keman ve elektro gitar gerçekten etkileyici. Filmin uzunluğu İstiklal Marşı’nın normali de 1 dk. olan tamamını dinletilmesinden kaynaklanıyor sanırım. Yarısında söze girilseymiş 30” tasarruf edilebilirmiş. Raporlar geldiğinde tasarrufun rakamsal boyutunu da söyleyebiliriz. Marş bitip seslendirmenin başladığı bölümdeki tebessüm eden yöresel insanların THY’nin fiyatlarına mı, reklamın sözlere mi, yoksa THY (hostesimizin)’nin müşteri memnuniyetine mi tebessüm ettiklerini anlamadım. Bir taş, üç-beş kuş misali ise anladım ama filmin hedef kitlesi onlar değil ki.

thy-reklam

“THY Globally Yours” mu?

Son olarak THY’e önce bir-iki sorum ardından da nacizane bir önerim olacak. Sorumu soruyorum. UBM Aviation’un raporu, bizi olduğu kadar tüm dünyayı da yakından ilgilendiriyor değil mi? Rapora göre cevabınız “Evet” olmalı. Çünkü THY Basın müşavirliğini bülteninde şöyle deniyor. “UBM Aviation tarafından yayınlanan Official Airline Guide’ın raporuna göre, 1 Ekim 2012 tarihi itibari ile tüm dünyada faaliyet gösteren havayolları arasında, aktif olarak 90 ülkeye uçan Türk Hava Yolları, dünyadaki tüm havayolları içinde en fazla ülkeye uçan havayolu şirketi olmuştur.”

O halde ikinci sorum; Bu reklam filminin uluslararası versiyon-ları var mı? Yok mu? O halde bu reklam filmini uçtuğumuz 90 ülkede “Dünyada en fazla ülkeye uçan ilk havayolu THY” kampanyasına dönüştürmeye ne dersiniz? Çünkü THY, dünyada en fazla ülkeye uçan ilk havayolu şirketi değil mi? Bu aynı zamanda. “Globally Yours”u da desteklemiyor mu? İşte güzel bir fırsat size.

Bu gururun tadı öyle değil, böyle daha iyi çıkmaz mı? Bu arada İstiklal Marşı versiyonu doğal olarak onları etkilemeyecektir. Onların milli marşları da olmaz. Ajans uzun metraj bir filme yetecek kadar film çektiğine göre mutlaka bir şeyler düşünecektir.

Basın Bültenlerine dikkat etmeli

Bu arada THY basın müşavirliği reklamı ilk izleyenlerden biri olduğu için sanırım fazla heyecan yapmış. Bültende “Bayrağımızı dünyanın dört bir yanına gururla taşıyan Türk Hava Yolları bu başarısını, başarının asıl sahibine, Türk milletine hediye ediyor. Çekimleri 2 aydır dünyayanın birçok ülkesinde devam eden reklam film ile bu başarı taçlandırıldı.”  cümlesinde geçen “hediye ediyor” “taçlandırdı” gibi ifadeler reklam briefini verirken arkasında olan görünmeyen duyguları da ifade eder gibi olmamış mı? Aman dikkat!

Son olarak kamuyla çalışan değerli reklamcılarımız; iş devletin reklamlarına gelince neden özgün fikir bulmak yerine sürekli esinleniyorsunuz? Bu gerçekten bir tesadüf mü? Tesadüf ise hakkınızı helal edin. Yok değilse. Teessüf ederim.

“Esin” kalın!

TANER İÇTEN / MEDYABEY

tanericten@gmail.com 

Yazının geniş hali:    http://tanericten.wordpress.com

 

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com