Tatlı Küçük Yalancılar’daki sorun

ŞADAN KABA/MEDYABEY

sadankaba@gmail.com

www.twitter.com/sadankaba2

Aslında sorun, ABD kökenli “Little Pretty Liars” dizisinin Türkiye uyarlamasına karar verilmesiyledi başlamış oldu. Öyle bir dizi ki yine “kimin eli kimin cebinde belli değil” kabilinden…

Sözkonusu ABD dizisi Star’da “Tatlı Küçük Yalancılar” adıyla ekrana geliyor. Nereden bakarsanız bakın; bizim toplumumuza uyarlanması zor bir dizi.

Uç ilişkiler… Üniversitede hocasıyla ilişki yaşama, kardeşinin sevgilisini baştan çıkarma dizinin sıradanlaştırmayı başardığı hikaye başlıkları…Hatta orijinalinde lezbiyen ilişkinin bile olduğu yazılıp çiziliyor.

SINIRLARI ZORLAYAN DİZİ

Her ne kadar bizdeki uyarlama, orijinali kadar “uç” olmasa bile yine de sınırları zorluyor. Daha geçtiğimiz günlerde dizide iki başrol oyuncusunun öpüşme sahnesi magazin medyasının en ağır(!) gündem başlıklarından biriydi. Efendim, erkek başrol oyuncusunun kız arkadaşı bu sahne yüzünden kendisini terketmiş!.. Dizideki öpüşme sahnesi dizi tarihimizin en uzun süreli öpüşme sahnesiymiş!

Dizide olan bitenler tam da bizim magazin medyamıza göre, köpürtüldükçe köpürtülüyor!

tatl,-kucuk-yalancilar

20.30’DA EKRANA GELEN SAHNE

Tatlı Küçük Yalancılar’ın geçen hafta ekrana gelen bölümünde genç kız, annesi evde olmayacağı için erkek arkadaşını eve alıyor. Ama anne sürpriz bir şekilde eve dönünce genç kız ve erkek, banyoda yakalanıyorlar. Genç kız, yakalanıp annesine mahcup olmamak(!) için banyoda erkek arkadaşını saklayıp kendince mücadele veriyor.

Böyle bir sahne saat kaçta ekrana geliyor biliyor musunuz, akşam 20.30’da…Yani çoluğun çocuğun dahi henüz yatmadığı bir saatte.

Dizinin ağırlıklı izleyicisinin gençler olduğunu tahmin etmek zor değil. Onlar açısından da başka bir vahamet sözkonusu.

Dizinin bizim dokumuza uygun olmadığı gerçeğinin baştan bilinmesine rağmen içinden reyting unsurları çıkarılabilir düşüncesiyle bize uyarlanmasının düşünüldüğü çok açık.

İZLEYİCİ NASIL KORUNACAK?

TV’de büyük reytingler alınıp büyük paralar kazanılıyor ama bu işin sonunda çocuk ve gençlerimizin zihninde onulmaz yaralar açılıyor. Çocuklarımızı ve gençlerimizi yapımcıların ve kanalların yeterince korumadığı açık.

Aslında izleyici olarak onlardan farkımız yok. Tıpkı çocukler ve gençler gibi hepimiz, her akşam evimize giren bu davetsiz misafir(TV) karşısında savunmasızız.

Çare, devletin yetkili organlarınca herşeyin kolayca yasaklanması değil elbette. Ama sorumlu yayıncılığın gerekleri yeterince yerine getirilmezse bizi nasıl bir savunma mekanizması koruyacak?

İşte sorun orada…

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com