SURVIVOR’DA GÖZE ÇARPAN METAL YORGUNLUĞU

Survivor, eski yıllara oranla izleyiciyi ekrana kilitleme becerisini giderek kaybediyormuş gibi bir intibaya sahibim. Tabii ki bunda ülkede son zamanlarda yaşanan gergin ortamın da etkisi var. Ama bu gözlemimi sadece eylem gerginliği ile izah etmek zor. Görülüyor ki Survivor’da bir metal yorgunluğu göze çarpıyor.

Öyle ya; izleyiciyi ekrana daha sıkı bağlayabilmek için yarışmacıların ve de onların fanları arasında daha yoğun bir mücadele veya iletişimin olması gerekiyor. Oysa böyle bir durum sözkonusu değil. Ekrandan izlediğimiz yarışmacıların bunca zaman sonra sıkıldıklarını ve artık bitse de ülkeye dönsek modunda olduklarını farkedebiliyoruz. Nihayet Kıbrıs’taki final zamanının gelmesi eminim hem yarışmacıların hem de teknik ekibin imdadına yetişti.Görebildiğim kadarıyla Survivor’da kimin kazanacağı konusu en azından sosyal medyanın yeterince ilgi alanına girmiş değil.

Adadaki mücadele ya da yarışmacıların kendi aralarındaki diyaloglar, çekişmeler fazla merak uyandıracak türden değildi. Özellikle Duygu’nun adaya veda etmesi yarışmacıların arasındaki mücadelenin, çekişmenin şiddetini iyice düşürdü. Kalan yarışmacılar kim birinci olursa şimdiden tebrikler modunda…Özel bir çekişme, sürtüşmenin esamesi okunmuyor. Oysa baştan beri Survivor’u Survivor yapan hep o çekişmeler, hizipleşmelerin gölgesindeki mücadeleydi.
Survivor’un süresi bence yerli diziler gibi fazla uzun. Daha “kompakt” bir Survivor ile tempolu bir yarışma akışı sağlanabilir belki.

Bakalım, Acun Ilıcalı ve kurmayları tüm bu gelişmeleri nasıl değerlendirecekler? Belki de hep söylenegelen Acun Ilıcalı’nın elinde daha ne formatlar var inanışı belki de gerçeklik bulur.

Önümüzdeki sezona Acun Ilıcalı’nın yeni ve sürpriz formatlarına hazır olun diyorum. Çünkü bu Survivor ve Yetenek Sizsiniz yarışmalarına bakınca yeni projelerin zamanı gelmişe benziyor.

 

SOSYAL MEDYANIN PANZEHİRİ

Taksim Gezi protestosu ile başlayan eylemler sırasında sosyal medyayı eleştirmeyen neredeyse kalmadı.

Dezenformasyon yapılıyor; yok efendim provokasyona davetiye çıkarılıyor kabilinden yapılan eleştirilere hepimiz şahit olduk.

Söylenenlerde doğruluk payı var mı; maalesef var.

Peki, bunu önlemenin yolu sosyal medyayı günah keçisi ilan edip engellemek mi?

Kesinlikle hayır.

Çünkü, sosyal medyadaki dezenformasyonun ya da provakasyonun panzehiri yine sosyal medyanın bizzat kendisi.

Facebook ve Twitter’da kitleleri yanlış yönlendirmeye yönelik tüm paylaşımların gerçek dışı olduğunu nereden öğrendik?

Tabii ki yine sosyal medyadan!

Yapılması gereken köşeli, sert, altı kalın uçlu kalemle çizilmiş paylaşımların girdabına hemencecik kapılmamak, biraz sabırlı olmak. Sonrasında olayın rengi zaten kendini belli ediyor.

Toplumdaki gerilimin sağaltımı için sosyal medyadan daha uygun bir mecra düşünemiyorum.

ŞADAN KABA/ MEDYABEY

https://twitter.com/Sadan_Kaba

https://www.facebook.com/medyabey

 

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com