Sevda Kuşun Kanadında’nın yapımcısı Mesut Uçakan: Deniz Baysal ayıp etti!

MEDYABEY-ÖZEL

Geçtiğimiz günlerde Fox TV’de ekrana gelen Rüzgarın Kalbi dizisinin başrol oyuncusu Deniz Baysal’a TRT1’de yayınlanan Sevda Kuşun Kanadında adlı dizinin yapımcısı Mesut Uçakan tarafından dava açıldığına dair haber medyanın gündemindeydi. Haberde Deniz Baysal’ın çalışma koşullarını ve de üç bölüm parasının ödenmediği bahanesiyle yapım şirketi Sonart ile ilişiğini kestiği ve Fox’un dizisi Rüzgarın Kalbi’nin yapım şirketi ile anlaştığı bilgisi yer alıyordu. Olan bitenin aslını öğrenmek için Sevda Kuşun Kanadında dizisinin yapımcısı Mesut Uçakan ile görüştük.

DENİZ BAYSAL’IN YERİNE SEVTAP ÖZALTUN GELMİŞTİ

Geçtiğimiz sezon“Sevda Kuşun Kanadında” dizisinin başrol oyuncularından Deniz Baysal, dizide  “Tümay” karakterini canlandırırken sessiz sedasız diziden ayrılmıştı. Diziye Baysal’ın yerine Sevtap Özaltun’un oynayacağı haberi  medyada sıradan bir transfer haberi gibi verildi. Oysa olay ilginçti ve büyük soru işaretleri taşıyordu. Deniz Baysal neden ayrılmıştı diziden? Sevda Kuşun Kanadında dizisi malum, siyasal yönüyle de dikkat çeken bir diziydi. 1968-70’li yılları anlatıyor, Erbakan’ın, Recep Tayyip Erdoğan’ın gençlik dönemlerini de değiniyordu.

Sebep bu olabilir miydi? Yoksa bilmediğimiz daha başka gerçekler mi vardı? Konuyu Sevda Kuşun Kanadında’nın yapımcısı ve genel yönetmeni ünlü yönetmen Mesut Uçakan’a soralım dedik.

sevda-kusun-kanadinda-deniz-baysal

DENİZ BAYSAL SEVDA KUŞUN KANADINDA’YI NEDEN BIRAKTI?

Uçakan, işin siyasal bir boyutu olmadığını, öyle olsa Deniz Baysal’ın işi başından kabul etmeyeceğini ifade ederek; çok iyi anlaştığımız dediği sessiz sakin duran Baysal’ın bu davranışı karşısında çok şaşırdığını belirtti.

Uçakan’ın Deniz Baysal’ın neden böyle bir şey yaptığına dair verdiği cevapsa şöyle: “ Bunu biz de beklemiyorduk. Hemen hemen diyaloğumuzun en iyi olduğu, çok sevdiğimiz, sessiz sakin bir hanımdı. Bir de baktık, bir ara parasal yönden sıkıştığımız bir anı fırsat bilerek son 2 bölümün parasını niye geciktiriyorsunuz şeklinde bize bir ihtar çekti, ne yapıp yapıp hemen ödedik tabii. Bu yönde bahanesi kalmayınca; “ Yok dizi çekimine geç başladık, benim sahnelerim yeterli değil, çok uzun mesai yapıyoruz, dizinin senaristi, yönetmeni niye değişti” gibi ipe sapa gelmez, kendisini ilgilendirmeyen, sözleşmesinde yer almayan uydurma bahanelerle noterden sözleşmeyi feshettiğine dair bir ihtar daha çekmiş!.. Yine şaşırdık tabii.. Sonradan öğreniyoruz ki, daha fazla oyunculuk ücreti almak adına başka bir yapımcıyla başka bir dizi için sözleşme imzalamış!.. İş ahlakına bakın!.. Bizde sözleşmesi de sürüyor tabii… Deniz Baysal ayıp etti.

mesut-ucakan-2

Görünen o ki, yeni yeni menajer, yeni yapım şirketinin oyuncu çalma operasyonuyla karşı karşıyaydık!.. Bir ara, diziyi çeken yapım şirketinin yetkilisiyim diyen Erol Demir isimli biri çok sevdiğim senarist arkadaşımız Mehmet Uyar’ı araya koyarak bizimle görüşmeye geldi. Sanırım Limon Yapım’la ilişkisi olan bir firma bu. Arkadaş, giriş konuşmasında bile Deniz Baysal’ın bizimle sözleşmesi olduğunu yeni öğrendiklerini, yapılan işin yanlış olduğunu gerekirse diziden atma ihtimalini bile konuşmaya geldiğini, hatta Deniz Hanım’la kendi yaptığı sözleşmede daha önce hiçbir yapımcıyla sözleşmesi olmadığına dair maddesi bulunduğunu söyledi. Odada bulunan Sayın Mehmet Uyar da, odada bulunan 2 kişi de şahit buna.

“YAPILAN HAREKET İŞ AHLAKINA UYMUYOR!”

Biz de bu olayın son derece çirkin bir davranış olduğunu, iş ahlakına uymadığını, hiçbir oyuncunun daha iyi şartlar buldum diyerek keyfe keder öyle çekip gidemeyeceğini, bunun başta sektöre büyük darbe vuracağını, keza yayın kuruluşlarının da böyle bir davranışı affetmeyeceklerini anlattık. Bizim oyuncuyla mahkemede hesaplaşacağımızı, yaptıklarına pişman edeceğimizi, ama kendilerinin ise derhal onu diziden atmaları gerektiğini belirttik. Tamam dediler, dizinin birkaç sahnesini çektik ama telafi ederiz deyip gittiler. Ama sözlerinde durmadılar. Daha sonra tekrar görüşüp özür beyan etme isteğini ilettiler ama kabul etmedim tabii. Görüşülecek bir şey yok ortada. Mesele, başta ahlaki bir mesele. Bunun tartışılacak tarafı olmaz. Biz güçlü bir firmayız. Sevda Kuşun Kanadında da uzun süre devam edecek güçlü bir proje. Bir Deniz Baysal’ın diziden çıkması bizim gücümüzden bir şey kaybettirmez. Nitekim, biz yolumuza devam ediyoruz. İnşallah gümbür gümbür de geliyoruz. Ancak bu olay çok rahatsız edici. Böyle bir davranış yol olursa hangi dizi ya da film çekilebilir söyler misiniz? Kim kime güvenir. Ben olayı hem insani bakımdan, hem de sektör ahlakı olarak çok vahim buluyorum. Bu sadece Uçakan’ın bir meselesi değil..”

MEDYABEY SORDU MESUT UÇAKAN CEVAPLADI

Konuyla ilgili hayli dolu olduğu gözlenen Mesut Uçakan, Deniz Baysal meselesiyle ilgili sorularımıza cevap verdi.

**************  ****************deniz-baysal-2
Medyaya yansıdığı kadarıyla oyuncu Deniz Baysal ile Sonart Medya olarak davalık oldunuz. Daha doğrusu Deniz Baysal’ı mahkemeye verdiniz? Neden?

UÇAKAN: Nedeni ortada. Uydurma gerekçelerle haksız yere sözleşmesini feshetti ve işi küt diye bıraktı. Sanırım yeni menajeri ve yeni yapımcı daha büyük paralar vaat etmiş. Nitekim, yeni dizisinden yüklüce bir para aldığını söylediler.

 

Kim söyledi?

UÇAKAN: Yeni dizisinin yapımcısını olduğunu söyleyen Erol Demir isimli biri. Olaydan sonra Mehmet Uyar isimli bir senarist dostumuzu araya koyarak bizimle görüşmeye geldi. Erol bey, oyuncunun bizimle sözleşmesi olduğunu bilmediği ve bu davranışının yanlış olduğunu, en kısa samanda onu diziden atacağını söyledi ve gitti. Ama hâlâ atacak!

Ne kadar bir ücret vermişler?

UÇAKAN: Onu, onlara sorun. Benim meselem kimin kaç para aldığı değil.

Çıkan haberlerde Deniz Baysal’ın çalışma koşullarının güçlüğünü öne sürdüğü ve üç bölüm ücretini alamadığı bilgisi yer alıyor. Bu iddialar doğru mu?

“MEĞER İHTAR OYUNUN BİR PARÇASIYMIŞ”

UÇAKAN: Doğru olabilir mi? Bütün dizi sektörü gibi biz de normal dizi çalışması yapıyoruz. Bunu çarpıtmanın alemi var mı? Ücret meselesine gelince, bir çalışanın ücreti nasıl ödenmez? Hele işin içinde ben varsam… Ancak, insanlık hali, ödeme biraz gecikse bile çok geçmeden hemen ödenir. Son ödemesi biraz gecikti diye bize ihtar çekmiş. Bu kadar anlayışsız olduğuna şaşırdık tabii. Onu da bulduk, ödedik hemen. Ödemeyi teslim aldı. Meğer ihtar oyunun bir parçasıymış, Aldığı halde, ödenmedi diye sözleşmeyi kendi kendine feshetmiş… Sözleşmemize göre, eğer sözleşmenin bir maddesi ihlal edilirse, diyelim ki ödeme geciktirilirse, ihtar çekersin, 10 gün içinde ödenmezse fesh kararı alırsın. Ama biz ödemişiz. Ücreti ödenmemiş gibi, üstelik 10 günü bile beklemeden kendi kendilerine bu kararı almış hanımefendi. Oyununu çok önceden kurduğu belli. Ya da kendisine kurdurulduğu…

Kim kurdurmuş olabilir?

UÇAKAN: Bilmem onu gazeteciler bulsun. Benim bulduğum bunu yaparken menajer değiştirmişti…

Bir oyuncunun yapım şirketiyle sözleşmesi devam ederken başka bir yapım şirketinin devreye girmesi normal mi sizce? Dizi sektöründe etik kaygıların bir anlamı yok mu?

“KİMSE ONA DİZİMİZDE OYNA DİYE BAŞINA SİLAH DAYAMADI”

UÇAKAN: Olayın en çarpıcı yönü de bu zaten… Benim açımdan üzerinde durulması özellikle durulması gereken en mühim mesele… Kimse bu oyuncuya, bu paraya oyna diye silah dayamadı. Gönül rızasıyla geldi, oynadı… Sonra bir başka yapımcı daha fazla verdi diye kılıflar uydurarak diziyi bırakıp kaçmak ne demek? Bu alenen sorumsuzluktur? Menajer ve yapımcı açısından baktığınızda da oyuncu çalmaktır. Kim kimin aklını çeldi bilemiyorum ama gördüğüm bir şey var bu sadece bana değil, diğer bütün yapımcılara, oyuncularına, yayıncı kuruluşa hakarettir… Bunu görmek gerekiyor…

Sizce, Deniz Baysal sizinle sözleşmesi devam ederken bu kadar rahat başka bir yapım şirketiyle nasıl ve neden sözleşme imzalamış olabilir? Bu hamlenin diğer yapım şirketiyle mi yoksa menajerlerle mi ilgisi var?

UÇAKAN: Bilemiyorum. Bazıları bu kadar rahat olabiliyorlar… Bizim meselemiz o malum oyuncu hanımla… Ama ortada oyuncu ahlâkı sorunu kadar menajer ve yapımcılık ahlakıyla ilgili sorunlar olduğu da açık.

“SÖZLEŞMEYE RAĞMEN BEN ÇIKARIMA BAKARIM DEMEK DOĞRU DEĞİL”

Davayı açarken esas amacınız neydi?

UÇAKAN: Birilerinin artık kim ne olursa olsun, ben çıkarıma bakarım deyip de, altını imzaladığı sözleşmeyi unutarak öyle elini kolunu sallaya sallaya çekip gitmenin iş ahlâkına sığmadığını bu bu işin bir ahlakı olduğunu anlaması gerekiyor. Düşünebiliyor musunuz, bu tavır yaygınlaşırsa hangi sözleşmenin hükmü kalır ve artık kim kime güvenir?

Davayı Deniz Baysal’a mı yoksa yapım şirketine mi açtınız?

UÇAKAN: Şimdilik sadece oyuncuya açtık. İlerleyen zamanda ne olur şimdiden söz etmenin gereği yok.

MEDYABEY-ÖZEL

 

masaustu
mobil

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com