Salih Tuna, Ahmet Hakan ve Cicişler arasındaki polemiğe balıklama girdi

Ahmet Hakan ve magazin medyasında “cicişler” olarak bilinen Esra-Ceyda Ersoy kardeşler arasındaki tartışmaya Yenişafak yazarı Salih Tuna da girdi. Tuna, hangi tarafı haklı buldu? Magazin medyasını da yakından ilgilendiren polemikte Tuna’nın tavrı tartışmayı daha da köpürttü.

Salih Tuna, “Mustafa Ceceli’nin orucu, iki hatunun mesajı ve Ertuğrul Beyciğimin okuma tekniği” başlıklı yazısında taraflar arasındaki tartışmanın garipliklerine daldığı yazısında Cicişler’den girdi, Mustafa Ceceli’nin orucundan çıktı…

Salih Tuna, yazısının finalinde ise Ertuğrul Özkök’e dokundurmadan geçemedi.

İşte, Salih Tuna’nın Ahmet Hakan’lı, Cicişler’li, Mustafa Ceceli’li ve nihayet Ertuğrul Özkök’lü ilginç yazısından bir bölüm:

***********    ****************

Ahmet Hakan geçenlerde de Ciciş Kardeşler olarak bilinen (öyle biliyormuş) Esra ve Ceyda Ersoy‘a (hadi parlatmak demeyelim de) kafayı fena takmış.

“Çocukluk arkadaşımın” bu sefer maksadı neydi acaba?

Evvela, Google marifetiyle, “Esra ve Ceyda Ersoy neyin nesidir” yollu araştırdım.

Hülasa edecek olursak, daha çok bedenleriyle gündeme gelmeye çalışan çıpıldak iki kız kardeş, diyebiliriz. Mübarek bayram günü fazlasını söylemeye de gerek yok.

Ne ki, (kardeş olmalarının dışında) bunlardan piyasada çok var; ayrıca yetenekleri nedir, bilemiyorum.

Ahmet Hakan‘ın ilgili yazısına dönecek olursak…

Bu Esra ve Ceyda Ersoy, Mekke‘ye gideceklerini ilan etmişler, bunu da Instagram‘dan “Teröre karşı dua etmek için kutsal topraklara gidiyoruz” diye paylaşmışlar.

Valla kim olursa olsun, bin kez tövbesini bozmuş olsa da, böyle bir şeye muttali olduğumuzda “hayırlı olsun” der, geçeriz.

Ahmet Hakan böyle yapmamış, tam aksine küplere binmiş. “İki tür adilik varmış bu işte” hükmüne varmış.

Okuyalım neymiş bu adilikler: “BİR: Din ve dince kutsal bilinen değerlerle alenen kafa bulma. / İKİ: Alçakça terör saldırısında can vermiş insanların acılı yakınlarıyla matrak geçme./ Savcı olsam… Dava açarım…

Umre konusundaki şu hassasiyete bakın; “teröre can vermiş insanların acılı yakınlarını” dert edinene bakın hele.

Ne sanıyor; Ertuğrul Beyciğimin devesinin yularını tuttuğu o Umre şebelekliklerinin unutulduğunu mu?

Yahu hepsinden geçtim, ancak terör örgütünün yayımlanmasını isteyeceği Mehmet Selim Kiraz savcımızın o fotoğrafını yayımlayanHürriyet‘e, yarım ağızla da olsa, tek laf etmeyen biri mi “teröre can vermiş insanların acılı yakınlarından” bahsediyor?

Mehmet Selim Kiraz‘ın oğlunun o mahzun yüzü dilerim rüyasına girer de, insafa gelir. İnsafa gelir de, belki, 1 Kasım seçim sonuçlarına kadar PKK terörüne mesafe koyamamanın vicdan azabını çeker.

Neyse, biz dönelim mevzumuza.

Ahmet Hakan‘ın söz konusu salvolarına (cilvelerine mi deseydik) Esra ve Ceyda Ersoy kardeşler cevap vermişler mi peki?

Vermişler ki, kelimenin tam anlamıyla acâibü’l-garâib.

Okuyalım: “Sana yüz vermediğim günlerin kuyruk acısı geçmedi mi daha? Yolladığın mesajlar hala duruyor…

Lan, bu nedir?

Mekke‘den, Umreden, “teröre can vermiş insanların yakınlarından” mevzu buralara nasıl geldi?

Haliyle…

Ahmet Hakan haklı olarak infiale kapılacak, öfkeden köpürecek, “bu iftiranın hesabını vereceksiniz, sizi mahkemelerde süründüreceğim” falan diyecek diye bekliyorsunuz.

Veya…

Hani size yolladığım mesajlar, gösterin” yollu rest çekecek, Esra ve Ceyda Ersoy‘u rezil kepaze edecek, diyorsunuz.

Yok.

Hiçbir tepki yok.

Ne yapmış peki?

Ne yapacak, Cicişler‘in, “Sana yüz vermediğim günlerin kuyruk acısı geçmedi mi daha? Yolladığın mesajlar hâlâ duruyor” ifadesine cevap vereceğine tutmuş Mustafa Ceceli‘ye sardırmış.

Yahu Mustafa Ceceli ne alaka birader, neyi dokundu sana?

Muttaki pozlarına yatıyormuş da bilmem ne?

Her şeyden evvel şunu bilmeni isterim; Ceceli‘nin de içinde bulunduğu “sanatçı camiasında” takva pozları hiç de prim yapmaz.

Tam aksine, dışlanırsın, aşağılanırsın, ötekileştirilirsin.

“Mahalle baskısı belasına” gizli gizli namaz kılan, oruç tutan, kurban kesen birçok ünlü isim bilirim.

Mustafa Ceceli‘ye de Sayın Cumhurbaşkanımızın davetine katılan diğer sanatçılara yapıldığı gibi bedel ödetilmek isteniyor.

Mesele bu!..

Sen de mi bedel ödetmek istiyorsun birader yoksa Cicişler‘in lafının altında kaldığın için mevzu mu değiştiriyorsun?

Yazının tamamını okumak için tıklayın

 

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com