POLAT ALEMDAR’IN MESAJLARI KAFA KARIŞTIRIYOR

 

Bir Kurtlar Vadisi yazısı daha yazmanın zamanı geldi, izleyicisinin yoğun isteği ve de dizinin girdiği dönemeçten dolayı “el mahkûm yazalım biz de o zaman” dedik.

Uzun yıllar başarısını aynı ivmede koruyan gerçek anlamda bir fenomen olan dizinin bu üstünlüğü senaristlerinde mi yoksa başarılı yönetmen Onur Tan’ın dokunuşlarında mı bilemiyorum ama bildiğim tek şey ekip çalışmasını seyirciye en iyi şekilde geçiren bir dizi olduğu.

Bu ekiple içindeki giz ve merakı sürekli diri tutması dizinin bir on yıl daha gideceğinin göstergesi.

Yani hani kendilerini fenomen ilan eden sahte fenomenler, üç sezonla kendilerini başarılı gören malum entrika dizileri var ya reyting ivmelerinde istikrar olmadığı halde fenomeniz diyen, işte onlara ve benzer ben şu oldum diyenlere ders almaları için canlı bir örnek Kurtlar Vadisi. Yani fenomen olmak istikrarla yıllara meydan okumaktır. Tabii anlayana.

Şunu da belirteyim hemen daha önce defalarca söylediğim gibi bir Kurtlar Vadisi fanatiği değilim hatta izleyicisi bile değilim. Sadece gündem üzerinden takip ettiğim, zaman zaman da aileme yaptığım ziyaretlerde izlemek zorunda kaldığım bir dizi. Ama Sezar’ın hakkı Sezar’ındır; başarısını görmezden gelmek de densizliktir.

Kısa bir zaman önce yazdığım yazımda da belirtmiştim dizinin bu denli eleştiri hedefi olmasına rağmen izleyici üzerindeki etkilerine akademisyenlerin el atması gerektiğini.O yazımın akabinde akademisyenlerimizden ses de geldi… Geldi gelmesine de baktığımız yer her zamanki gibi farklı oldu.

Son bölüm sonrasında gündeme düşen haberlere bakınca ilgimi çeken ayrıntılar üzerine bölümü oturup izledim.

İzlediğim bölüm bana ve anladığım kadarıyla izleyiciye de Kurtlar Vadisi dizisinin artık farklı bir dönemece girdiği hissini verdi.

Sanki Polat karakterinin varoluş öyküsü sorgulanıyor bu sezon ve son bölümde fazlasıyla. Ya da diğer bir değişle Polat Alemdar’ın gücü.

İlahlaşmış bir karakterin bu sezonki duruşu ve üzerine yazılan senaryolara bakılınca geçmiş sezonlardan farklı bir Kurtlar Vadisi görüyoruz.

Sanki öncesinde izletilen Polat’ın yaptıkları ve bu yaptıklarıyla izleyicinin bütünleşmesi izletildi.Şimdiyse Polat’ın kim olduğu sorgusuyla bir yerde karakter üzerinden bir şeylerin anlaşılması sağlanıyor gibime geliyor.

Kim bilir belki de dizi kendini sorguluyordur.

Böyle düşünmeme sebep son bölüm replikleri olsa da bu sezona düşen haberlerin de fazlaca etkisi var.

Son bölümde Polat’a, nasıl bu kadar uzun süredir hayatta kalmayı başardığı ve halen aktif görevlerini nasıl sürdürdüğü konusunda ısrarla sorular soran Poyraz, aslında bir anlamda herkesin merak ettiği soruları dillendiriyordu bana göre.

Polat’ın arkasında kimler var, gücünü kimden alıyor?  İhtiyarlar olamayacağını yine Poyraz cevaplıyor.

Ve Tapınakçı olduğunu söyleyen Polat, yıllardır bir şehir efsanesi mi yoksa gerçek mi olduğu bilinmeyen ama her şekilde inanılan Tapınak Şövalyeleri’ni gündeme oturtuyor.

Tapınak Şövalyeleri ile ilgili ortada dolaşan pek çok gizem ve mit var.

Tapınak Şövalyeleri hakkında bu kadar çok rivayetin doğmuş olmasına girmeyeceğim detaylı bir şekilde elbette.

Fakat şuna da değinmeden edemeyeceğim. Bugüne kadar anlatılanlara baktığımızda anlamlı bir tablo oluşturduğunu görmekteyiz Tapınak Şövalyeleri’nin.

Yüzyıllar boyunca çeşitli suikastlar, komplolar, yayılmacı politikalar ve siyasi kumpaslarla Avrupa’nın tarihinde ciddi izler bırakan Tapınak Şövalyeleri’nin kaybolduğunun doğru olmadığı yeniden örgütlendiği hep söylenir.

Günümüzde pek çok insan onların hâlâ var olduğuna ve içinde yer aldıkları Masonluğa yoğun etki ettiklerine inanır.

Gerçekten de böyle midir?

Yeraltına geçtikten sonra İlluminati ile de işbirliği yaptıkları ve örgütsel yaşamlarını sürdürdükleri söylenir.

Tapınakçıların İlluminati ile bağlantıları ne düzeydir?

Eski Mısır’ın büyücülerinin felsefesinin hala canlı olması ve bu canlılığı günümüze taşınmasında etkili olmuş bir zincirin (Kabala-Tapınakçılar-Masonluk zincirinin) izlerinin bulunması, bir rastlantıdır diyebilir miyiz?

Acaba gerçekten de 18. yüzyıldan bu yana dünya tarihine damgasını vuran, devrimler, felsefeler ve sistemler kuran Masonluk, Eski Mısır büyücülerinden gelen bir felsefenin mi mirasçısıdır?

Ne kadarı işlenir bu konunun bilemiyorum ama haberlerdeki bu ayrıntı ile diziyi izlemeyi sürdüreceğim en azından bu konu üzerinde ne tür bir anlatım ve tablo çıkarılacak merak ediyorum.

Bakın Vadi, kendi içindeki zenginliği ile hiç izlemeyenleri bile çekebiliyor. Yani 10. yılında olmuş olsa da fanatik izleyici olmaya gerek yok; yeni başlamak bile Vadi’yi anlamayı zorlaştırmıyor.

Kurtlar Vadisi’nde Tapınak Şövalyeleri’ne ilk kez değinilmiyor. Ama ana karakter yani Polat Alemdar ilk kez “ben Tapınakçıyım” diyor. Kendini Tapınakçılarla ilişkilendiriliyor.

Durum böyle olması insanı düşündürüyor.

Bu kadar ilahlaştırılmış vatansever bir karakterin bir anda kendisini Tapınakçı olarak ilan etmesinin iyi bir şey olduğunu söyleyebilir miyiz?

Sonuçta Tapınakçıların Masonlukla alakalı ilişkilendirilmesi hala günümüzde sıcaklığını korurken Polat Alemdar’ın böyle bir bağlantı içinde olması direk olmasa da onlarla bir ilişki içinde olduğunu akıllara kazırken nedensiz ortaya çıkarıldığını söyleyebilir miyiz?

Yine konuya dönecek olursak yani yeni dönemeç konusuna fragmana bakınca da Polat’ın yerine yeni birilerini önermesi de dizinin bu noktadan sonra başka bir boyuta gireceğinin sinyallerini veriyor.

POLAT-ALEMDAR-TAPINAKÇI

Çünkü edindiğim izlenimde dizinin bunca yıl Polat ve adamlarının ülke ve dünya gündemindeki konularla olan savaşının konu edilmesiydi.

Şimdiyse Polat sorgulanıyor ve “bırakıyorum” diyor yerine birilerini öneriyor.

Şu an geldiği yerde Tapınakçılarla olan bağlantı üzerinden Polat’ın bırakmasıyla yerine kimin geçeceği sorusundan çok Polat’ın neden bırakıyor olduğu sorusunun sorulması gerektiğini düşünüyorum.

Dizinin yeni sezonun da Polat olmayacak mı?

Kurtlar Vadisi yeni bir Polat mı yaratacak?

Yoksa Polat gerçeğini anlatıp nokta mı konacak diziye?

Vadinin biteceğini düşünmesem de bu da bir ihtimal elbet.

Tüm bu merak unsurlarını diri tutarak izleyiciyi hep sorguda bırakan dizi bakalım ilerleyen zamanda hangi sürprizlerle karşımıza çıkacak.

Ancak şu da var ki kanal tasarruf ederek izleyicin sabrını zorluyor. Son dakika gollerinden artık yorgun seyirci. Maç gerekçesiyle yayınlanmama kararı alınan bir dizi bir hafta önceden bellidir zaten. Tüm hafta yayınlanacakmış gibi nabız yoklayıp son dakikada “yayınlamıyoruz alın size kolaj” demek de ATV’ye yakışan bir hareket olmasa gerek.

OYA TEKİN / MEDYABEY

oyatekin@gmail.com

https://twitter.com/#!/oyatekin (@oyatekin)

http://yurthaber.mynet.com/yazarlar/tum/1/o.tekin35

http://blog.milliyet.com.tr/polat-alemdar-kimligine-veda-mi-ediyor-/Blog/?BlogNo=414201

 

 

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com