PELİN BATU VEDA YAZISINDA KİMLERE NE MESAJ VERDİ?

Oyuncu Pelin Batu’nun Milliyet’te işine son verildikten sonra yazdığı veda yazısı içindeki göndermelerle dikkat çekti. “Hastala Vista” başlıklı yazıda Batu’nun özellikle hükümete karşı mesajları yazısının tamamına hakimdi.

Medya gaziliğine de soyunacak değilim; ne ilkim, ne sonum, ne de kahraman. Sadece şahidim; öldürülen çocuklara, kine, nefrete, mezhepçiliğe, hırsızlığa. Ülkem faili meçhul, ben mi susacağım?” diye yazan Pelin Batu’nun mesajlarla dolu yazısından bir bölüm:

…………………………………………………………………………………..

 

Cihan harbinin hesabı belli ki kapanmadı ve biz bu kara batağın tam merkezindeyiz. Ama bakıyorum, ülkemiz karabatağı oynuyor; Çanakkale, Sevres, Sykes Picot, kimin umurunda? Ne de olsa asrın lideri cumhurbaşkanlığı adaylığını açıkladı, el Fatiha.

Bir savaş yazısı
Tam da bunları yazmak için köyden şehre inerken bir telefon geliyor ve Milliyet işime son veriyor. Dolayısıyla, bu okuduğunuz gazetedeki son yazım. Veda yazısında Birinci Dünya Savaşı’nın izdüşümlerini yazamayacağım belki ama bu bir savaş yazısı olacak.
Yaklaşık iki yıl önce buraya “korku edebiyatı” adlı bir yazı yazarak başlamıştım zira ülkemizde gazeteci olmak artık riskli bir işti. Özellikle de açık sözlülüğüm, dik kafam ve deli cesaretimden korkan ailem için! Ama, rahmetli babam “aile gazetesi” olan Milliyet’te yazacağım için çok gururlandı ve köşenin ismini buldu. (Sanılanın aksine bu süre zarfında evlenip “Revnak” soyadını almadım. Babamın önerisiyle, Farsça parlaklık ve çok renklilik anlamına gelen bir başlık koydum).
İki yıldır da gökkuşağının bütün renklerini yansıtmaya çalıştım. Herkesin çirkef bir şekilde ötekileştirilip stok gibi satıldığı bu demokrasi cennetinde korkusuzca yazmaya çabaladım. Hükümeti yeri geldiğinde övdüm ama çoğunlukla tenkit ettim; muhalefet etmek için muhalefet ettiğimden, takım tuttuğumdan, a partisini b partisine tercih ettiğimden değil. Tarafsızlığa verdiğim ehemmiyetten, dindar olmasam da kul hakkına ve etiğe olan inancımdan, farklı renklerin güzelliğine meftun olduğumdan yazdım. Ayrıca şunu da safça düşündüm: Bir güç odağının en çok ihtiyacı olan şey yalaka ve şakşakçı değil her kesimi dürüstçe eleştirip bir denge unsuru oluşturacak insanlardır.
İşimden de olsam, ölüm tehditleri de alsam, bu kadın düşmanı ülkede ucuz bel altı hakaretlerine de maruz kalsam fark etmez, korkmuyorum. Aksine, bu tahammülsüzlükte müthiş bir özgüvensizlik, bu mütecavizlikte müthiş bir acziyet görüyorum. Medya gaziliğine de soyunacak değilim; ne ilkim, ne sonum, ne de kahraman. Sadece şahidim; öldürülen çocuklara, kine, nefrete, mezhepçiliğe, hırsızlığa. Ülkem faili meçhul, ben mi susacağım?

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com