Paramparça’nın başarısını çekemeyenler var

Yazarımız Oya Tekin, en son Erkan Petekkaya’nın ayrılık iddialarıyla gündeme gelen Paramparça dizisini yorumladı.İşte o yazı:

Tadınızı kaçıracağım ama Erkan Petekkaya Paramparça’dan ayrılmıyor…

2014 yılının sonlarında yayına giren, girmesiyle de tüm dengeleri alt üst eden “Paramparça” dizisi başladığı günden bu yana övgüyle bahsediliyor malumunuz.

Uzun zamandır Karagül dışında çift rakamları görmeyen sektör Paramparça sayesinde yeniden görmeye başladı.
Başrollerini Erkan Petekkaya ve Nurgül Yeşilçay’ın paylaştığı, yönetmenliğini Cevdet Mercan’ın yaptığı, senaristliğini Yıldız Tunç’un üstlendiği, Nursel Köse, Ebru Özkan, Cemal Hünal, Civan Canova Leyla Tanlar, Alina Boz, Burak Tozkoparan gibi başarılı oyuncuların yer aldığı, Endemol Türkiye’nin yapımcılığını üstlendiği dizi, yeni denek sistemini alt edip, 12’leri çekerek, reyting sistemine kafa tutarak ezberleri bozdu.

Durum böyle olunca ne zaman olumsuz konuşacaklar diye merak ettiğim medya, derken içinde beklettiklerini kusmaya başladılar. Tetikte bekliyorlarmış meğer. Bir başarıyı nasıl gölgelerim rakip ağızlıların ağzı olarak yazıp çizdiler tabi zaman kaybetmeden.

Önce Alina Boz yani dizideki adıyla Hazal için diziden ayrılıyor söylentileri çıkarmaya yeltendiler baktılar bu tutmadı dizinin ağır toplarını masalarına yatırdılar.

“Erkan Petekkaya diziden ayrılıyor”.

Geçen hafta Erkan Petekkaya’nın yapımla yaşadığı bazı sorunlar olduğu ortaya atılınca bunu fırsat bilenler bu söylentiyi allayıp pullayıp Nurgül Yeşilçay’a bağlayıp sundular ortalığa.
Erkan Petekkaya’nın geceden kalma sete gelmesinden tutun da, disiplinsiz davranmasına kadar yazmadıklarını bırakmadılar. Nurgül Yeşilçay’ın bundan rahatsızlık duyduğunu bu yüzden setin gerildiğini ve Erkan Petekkaya’nın diziden ayrılacağına kadar götürdüler işi.
Tabi bunlar el ovuşturanların allayıp süslediği iddialardı her zamanki gibi.

,Buna benzer bir iddiayı zamanında “Öyle Bir Geçer Zaman Ki” dizisi yayındayken de yapmışlardı. Erkan Petekkaya ayrılıyor, yaşlı adamı oynamak istemiyor vs, vs. Tabi Erkan Petekkaya ayrılmamış iki sezon diziye devam etmişti. Üçüncü sezona girince dizi Ali Kaptan rolünün dizideki görevi bitince ayrılıp Dila Hanım dizisine başlamıştı.

Ekiple de sorunları olmadığını “Öyle Bir Geçer Zaman Ki” dizisindeki arkadaşları başta Ayça Bingöl olmak üzere defalarca söylemişler, Erkan Petekkaya ile süren dostluklarını da göstermişlerdi.

Yani bu haberlerin hepsi ellerinde patlamıştı o zaman, şimdi ellerinde patladığı gibi.

Nurgül Yeşilçay instagram hesabından
nurgulyesilcayy;

“Paramparca yi parcalamak isteyenler olabilir!!! Müsterih olun set sahane gidiyo.pazartesi yeni bölümümüz harika.tek sikayetim Erkan in boyu cok uzun yaaaa..sevgiler” Sözleriyle açıklık getirmiş, çıkan bu haberlerin ne kadar boş olduğunu başka bir değişle tiye almıştı.

Kaldı ki Yeşilçay dobralığı ile tanınan bir oyuncu böyle bir sorun olsaydı açıkça dile de getirirdi. Ne kadar iyi anlaştıklarını Cannes’da düzenlenen Mipcom fuarından ekrana yansıyan görüntülerden de biliyoruz zaten.
Ki Erkan Petekkaya’nın da açık sözlülükle olmuş olanı rahatlıkla dile getiren biri olduğunu da biliyoruz ayrıca. Yıllardır çizdiği görüntüden, duruşundan, söylediklerinin arkasında duruşundan.

Olmamışa da olmuş denmez ki.

Kendisinin de belirttiği gibi böbrek taşı düşürdüğü gün sete ara verilmiş ki bunu da haber yapmışlardı üstelik. Tüm bu olumsuzluklar içinde, sağlık durumuna rağmen acı çekerek sete devam ettiğini de belirten Petekkaya’nın açıklamalarından yeterince tatmin olmayanlar kendi yaptıkları haberleri de unutup bu olayı farklı yerlere çekerek bir sağlık olayından kriz çıkartılar. Çünkü işlerine gelen buydu.

Ortada bir kriz olduğu yaşananlara bakınca, medyaya yansıyan fotoğrafa bakınca görülüyor ama bu krizin oyunculardan kaynaklı olmadığı da çok net görülüyor. Durum böyleyken oyunculara bağlamak da olsa olsa Erkan Petekkaya fobizminden başka bir şey değildir.

Kaldı ki yapım firması Endomel Erkan Petekkaya olmadan bu işin olmayacağının herkesten çok farkında. Yani sorunlar varsa ortadan kaldırmasını da biliyorlardır.

Ve her şeyden önemlisi Erkan Petekkaya’nın modellikten oyunculuğa geçip kendini dev aynasında gören dünkü bebelerle bir tutulup, onlar gibi kaprisli bir oyuncu olarak göstermelerine ise sadece gülüyorum.

Dila Hanım gibi bir diziyi iki sezon boyunca ayakta tutan oyuncu, dizi bitmesin, insanlar işlerinden olmasın diye kendi ücretinde indireme gittiğini bilmeyen yokken şimdi yapılan bu haberlere ancak gülünür çünkü.

Bir de geceden kalma sette sürekli uyuma kısmı var ki tamamen komedi. Uzun zamandır Erkan Petekkaya’yı hiç bu kadar fit ve zinde görmemiştik. Yorgunluk bir insanın yüzüne yansır oynarken de görürüz. Bir şey atıyorsunuz ortaya da bari destekli atın biz ekranda hiç yorgun adam yüzü göremiyoruz aksine fit, zinde, neşeli, Gülseren’i gördükçe gözlerinin içi gülen bir Cihan ve yenilenmiş bir Erkan Petekkaya görüyoruz.

Hoş benzer bir yorumu Dila Hanım’da da yapmışlardı. Rıza karakterinin mutsuzluğunu, bitikliğini Erkan Petekkaya’ya bağlamış üzerine de birçok senaryo yazmışlardı.

Yani artık ne yazsanız inanılmıyor. Erkan Petekkaya gibi sektöre yıllarını vermiş, mütevazı duruşuyla insanların gönlünü fethetmiş, şöhretin albenisiyle bozulmamış ender isimlerden biri set kaprisi yapacak? Hadi oradan derler. Dedik bizde.

Erkan Petekkaya eğer bir diziden ayrılacaksa bir gün, mutlaka çok önemli bir nedeni vardır algısını sevenlerinin kalbine işlemişse gerisi fasa fisodur. O ise bunu çoktan işlemiş sevenlerinin kalbine. Yıllardır sayısız ödül almış, en son Kıbrıs’ta en iyi erkek oyuncu ödülünü alan oyuncunun başarılarını haber yapmak yerine işte her zamanki senaryolarınızı yazıyorsunuz. Oysa o hiç gizlemedi alkol tedavisi gördüğünü. Açık yüreklilikle dile getirdi gocunmadan. Şimdi bunun üzerinden üstü kapalı alttan vurmaksa bel altı dövüşmekten başka bir şey değildir.

Bir dizi birkaç adım öne çıkınca rakipler boş durmaz, hemen olur olmaz haberler üretirler. Bu dün de böyleydi, bugün de böyle, yarın da maalesef böyle olacak. Muhteşem Yüzyıl örneğin hatırlayın neler neler yazılıp çizilmişti. Ve diğer reytingi yüksek işler için. Ama bu sefer fazla bel altı, fazla çirkin.

Bunu yaparak kazanım elde etmiyorsunuz, uzun zamandır ekrandan uzaklaşan insanlara yenilerini ekliyorsunuz. Bir düşününün işleriniz neden artık izlenmiyor tekrara düştüğünüz senaryolarınız ve tekrara düştüğünüz bel altı haberleriniz insanlara itici geliyor artık. İnanmıyor inanmadıkça ekrandan uzaklaşıyor insanlar. Yani böyle yaparak prim elde etmiyor, kaybediyorsunuz, eksiliyorsunuz.

Paramparça’yı parçalamakla kendi yerinizi sağlamlaştırma derdiniz ama artık işler böyle yürümüyor. Bunun farkına vardığınız gün ekran yine renklenir.

Özetle keyfinizi kaçıracağım ama Erkan Petekkaya diziden ayrılmıyor Paramparça da 12’den vurmaya devam ediyor.

Kısa kısa…

Cuma akşamlarının vazgeçilmezi Beyaz Show son haftalarda Beyaz Candan Erçetin düellosuna kilitledi adeta insanları. Her hafta kim ne diyecek merakıyla ekran karşısına geçiyor izleyici. Bu hafta Beyaz’ın cevabını izledik. Fazla erkekçe ve sert bir cevaptı. Şimdi Candan ne diyecek merakında seyirci ya da diyecek mi? Göreceğiz.

Ancak cuma akşamı yayınlanan bölüm de gördük ki Candan’ın cevabı Beyaz’ı fazla sarsmış. Nasıl cevap vermeliyim-e o kadar kilitlenmiş ki davet ettiği konukları hakkında hiç çalışmamış. Program boyunca sürekli pot kıran Beyaz konuklarına da eşit davranmadı. “Bana Masal Anlatma” oyuncularından Hande Doğandemir ve Cengiz Bozkurt’u konuk ettiği programında diğer konuklarına söz hakkı verdiği kadar konuşma fırsatı vermedi ne yazık ki ikiliye. O kadar soru varken Şeref Meselesi ve Kerem Bürsin’den bahsetmesi de reklam, her yerde reklam gerek dürtüsü müydü bilinmez ama bu haftaki Beyaz her yerden fena çuvalladı ne yazık ki.

Madem konuşturmayacaksın hepsini, eşit davranamayacaksın ona göre davet et ya da etme. Her halde Okan Bayülgen çok fazla konuk alıyor diye Beyaz da çok konuk alayım demiş ama atladığı Okan’ın program saati Beyaz’dan epeyce uzun doğal Okan’ın fazla konuk alması Beyaz’ın ise süresi belli.

Okan demişken her hafta Bu Tarz Benim eskinin kızlarını alması artık fazlasıyla baydı. Neden alıyor demeyeceğim çünkü fazla reklam kokuyor. Bu Tarz Benim eski üzerinden Tv8’e geçen Öz Has Bu Tarz Benim’e çalıştığını bağırıyor yani. Başka bir değişle Star TV’ Acun kardeşliği gibi bir şey durumları. Ya da Star’ın tarzına hazırlık. Bugün başlayan Show TV Bu Tarz Benim yarışmasına başka cepheden savaş. Cumartesi akşamı eski yarışmacılardan Ezgi Baylar’ın “bize öyle yapmamız söyleniyordu” cümlesi de Show’a başka gönderme.

Hoş her ikisinin de tarz yarışmasından çok ekran yüzü olma yarışmaları olduğunu anlamayan kalmadı ya neyse. Bugün Show’un programı başladı iki yarışma aynı anda TV8 deki Tarz eski şaşalı günlerinin çok gerisinde kaldı, bakalım Show TV ne yapacak tabi asıl kapışma final akşamında olacak ya bir birlerini yok edecekler ya da biri diğerini ezecek. Belki de bu kapışmadan Star karlı çıkar yeni tarz bizim tarzımız diyerek belli mi olur…

Has Öz Bu Tarz Benim demişken final akşamı yaşananlara da yer vermemek olmaz. Hülya Avşar her zamanki gibi yaptı yine yapacağını. Yarışmacıya “siz çok güzelsiniz Yıldız Tilbe olamazsınız” demiş. Doğru demiş bir farkla tabi. Kimse Tilbe olamaz ses ve besteleriyle yıllara meydan okuyan ender bir isim o, geçemez kimse onun yerine. Bunu bildiği için Hülya hasedinden yapmıştır o yorumu. Yıllardır ona herkes güzel dediği için tek sermayenin güzellik olduğuna inanmış işte. Bir zamanlar O Ses jürisinde de yarışmacıya “İngilizce okuduğun için sesinin güzel olup olmadığını anlamadım” gibi bir yorum yapan birinden fazla ne beklenir ki. Yıldız Tilbe boşuna üzülmüş özetle.
Bu Tarz Benim, o tarz senin, şu tarz herkesin derken ekran neredeyse tarz yarışmaları ve yorumcularıyla doldu korkarım yakında yarışmayı izleyen teyzeler sokakta milleti çevirip tarz değilsin diyecek. Artık yorumcu teyzelerimiz ne tür pot kırar bilemeyiz.

Tabi teyzelerin potları da Hülya’nın potu da bir şey değil asıl pot ve hadsizlik meclisten. “Osmanlı’nın 90 yıllık reklam arası sona erdi” yorumunu yapan AK Partili milletvekili Tülay Babuşcu. Babuçcu’nun lalelerini bir kenara bırakırsak, sormak lazım o reklam arası olmasaydı bugün mecliste yer alır mıydı? Bu sözleri özgürce bir kadın olarak sarf edebilir miydi? Her şeyden önce seçme seçilme hakkına sahip bir kadın olabilir miydi?

Dua etsin o reklam arası uzun sürsün yoksa tüm bu özgürlükleri de laleleri de hayal olacak…

OYA TEKİN/MEDYABEY

oyatekin@gmail.com

https://twitter.com/#!/oyatekin (@oyatekin)

http://yurthaber.mynet.com/yazarlar/tum/1/o.tekin35

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com