Paramparça Dizisinde Gülseren’i Öldüren Mahalle Baskısı

Farklı senaryosu ile yayınlandığı ilk günden büyük reyting pastasından dev pay alan dizi Paramparça, dizi furyasında da konusuyla yeni bir furya başlattı. Taklitler ancak asıllarını yaşatmış, “Kimsesiz çocuklar, ana baba ayrı çocuklar, kim olduğunu bilmeyen çocuklar” konulu diğer tüm diziler yaprak dökümünden kurtulamamış, bir çınar gibi dimdik kalan Paramparça olmuştur.

Ancak dizinin alt notalarında dikkat çeken bir başka husus var ki bilmem kaçımız bunun farkındayız. Dizinin alt notalarında kadın-erkek eşitliği, kadının hayatta var olma çabası belki de birçoğumuzun aşk üçgenlerine takılıp kalması nedeniyle dikkatinden kaçmış olabilir.

Dizide iki güçlü kadın karakteri vardı. İki ayrı dünyadan iki güçlü kadın arasında ezilen, tercih yapmak zorunda kalan 2 genç kız vardı. Her ne kadar diziden Nurgül Yeşilçay’ın ayrılmak istemesi nedeniyle Gülseren’in senaryo gereği öldürüldüğü ileri sürülse de; dizinin bundan sonraki gelişimi için 2 kadından birinin diziden çıkması zaten şarttı bence.

Gelelim asıl konuya. Bir an için Nurgül Yeşilçay’ın diziden ayrılmasını konusunu rafa kaldıralım. Ve senaryoya odaklanarak Gülseren’e dönelim. Geçen bölümde en merak edilen soru Gülseren’i kimin öldürdüğüydü? İki silah, iki farklı erkeğe çekilmiş, namlunun ucunda bir baba ve oğul dururken; istenmeyen kadın Gülseren, Ozan’ın hayatta kalmasını sağlıyordu. Gülseren, Ozan’a yönelen namlunun ucunda can vermiştir. Yani özetle; Gülseren’i öldüren mahalle baskısıdır. Zeynep’in meraklı komşusu “Namus” kavramı altında Zeynep’e karışmasa, Zeynep’i durdurmak için Bülent’e telefon açmasa şu anda Gülseren büyük bir ihtimalle yaşıyor olacaktı.

Kendi namus kavramlarıyla kafayı sıyıran, hayatlarının yönetimini ele geçirmekten aciz insanlar, başka insanların hayatlarına karışma hakkını kendi bulurlarsa ortaya böyle trajediler çıkar elbet, çıkmıştır ve ne yazık ki çıkacaktır. Yan komşunun, mahalledeki dul kadının namusunu koruma adına (ki ne üstlerine vazife ise tartışılır) o kadına haddini bildirecek en yetkin erkeği devreye sokmaktan çekinmemektedir meraklı turşucu komşu kadın.

Daha önce o kadının defalarca dayak yediğine şahit olduklarında bir kez bile yetkin merci olan emniyeti aramayan bu insanlar, söz konusu namus olunca kartal kesiliyorlar, sonra da kendi basit gerçekliklerinin köhneliğini örtbas etmek için, farklı davranan kadına haddini bildirmenin yollarını arıyorlar. Çözümü de o kadını öldürmesi kuvvetle muhtemel o erkekte buluyorlar.

O adamın o kadını, o kadının yanındakini öldürebileceğini bilmelerinin de bir önemi yoktur. Aslolan lekesiz parlak temizliktir. Tek temizlik araçları da dedikodularına malzeme olan o kadını kanla yıkamaksa, bu temizlik mutlaka yapılmalıdır.

Komşu kadın Bülent’i arar. Bülent Ozan’ı öldürmek için düğüne gider. Bülent, Ozan’ı ve Zeynep’i öldürmekle koca bir mahallenin namusunu, kendi erkeklik gururunu kurtaracaktır. Bülent erkek olmanın gereğini yapacaktır. Gülseren engel olmasaydı tabi.

Yani azizim, mirim, yoldaşlar, Romalılar; bizler mahalle baskısı denen bu caniden daha çok çekeriz bu gidişle. Daha çok diziler çekilir, çok kez Gülseren’ler kurban verilir toprağa…

NESLİHAN SULTAN PALA/MEDYABEY

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com