Nurgül Yeşilçay uzun süren sessizliğini bozdu

‘Paramparça’ dizisinin başarılı başrol oyuncusu  Nurgül Yeşilçay, Zeynep Özek’in Birleşik Arap Emirlikleri merkezli MBC4 kanalı için hazırladığı ‘Turki Ekstra’ programının konuğu oldu. Programda ilginç açıklamalar yapan Nurgüğl Yeşilöay kendisiyle ilgili merak edilen sorulara da cevap verdi.

Tv dizilerinde sürekli aynı karakteri canlandırmaktan sıkıldığını anlatan Yeşilçay, bugüne kadar hemen her rolde oynadığını müzikalleri çok sevdiğini söyledi. Yeşilçay, hiç estetik yaptırmadığını söylemesi dikkat çekti.

Nurgül Yeşilçay, “Oynamak beni çok daha rahatlatıyor ve kolaylaştırıyor hayatımı.Fotoğraf çekerken durup, poz veriyorsun. Pek çok şeyi düşünmek zorundasın. Ama oynarken ben sadece oynadığım şeyi düşünüyorum ve o bana çok daha kolay geliyor” dedi.

Yeşilçay, ‘Paramparça’ dizisinde yönetmenin, çok iyi çok doğru bir ekiple çalıştığını ifade ederek canlandırdığı karakter ile ilgili  şunları söyledi:

“Daha çok bağırmak, tepki göstermek istiyorum. Ama kendimi tutmak zorundayım. ‘Gülseren olsam kendimi tutardım’ diye düşünüyor ve kendimi tutuyorum. O açıdan zorlanıyorum.
Yeterince isyan etmiyor, sadece kaderine isyan ediyor. Daha pek çok şey yapabilir. Etrafında çok kötü insanlar var onlara gerekli dersi vermiyormuş gibi geliyor bana ve içten içe çok kuduruyorum yani bu duruma çok hırslanıyorum”.

Türkiye koşullarında çekilen dizilerde sürenin çok uzun olmasından yakınan güzel oyuncu,  ekipteki genç isimlerin oyunculuk açısından çok yetenekli ve algılarının çok açık olduğunu kaydetti.

“Öncelikle sette, yönetmene karşı nasıl davranmaları, oyuncularla iletişimlerinin nasıl olmasını anlatmaya çalışıyorum. Mesela ağlama sahnelerinde yardımcı oluyorum. Şöyle yaparsan daha iyi olur diye. Ama bence en önemlisi bu işin genel ahlakını bilmek. Ben de çok önemli oyuncularla; Türkan Şoray ve Şener Şen ile başladım. Onlardan öğrendiğim şeyler şimdiye kadar bana çok yararlı oldu. Ben o zaman üniversite öğrencisiydim, pek çok şeyi bilmiyordum. O yüzden onlara sorduğumda çok kibar çok güzel bir şekilde yardımcı oluyorlardı. Ben de onlardan öğrendiğim şeyleri genç arkadaşlara yapmaya çalışıyorum. “ açıklamasında buluınan Yeşilçay, gönlünün dizilerden çok sinemadan yana olduğunu açıkladı. Dizide genellikle seyirci neyi seviyorsa onu sunmak zorunda olduğunu ifade eden Yeşilçay,  sinema filminde ise oyuncunun istediği her şeyi yapabildiğini anlattı.

Müzikali çok sevdiğini söyleyen Nurgül Yeşilçay, “izlemeyi, müzikalde oynamayı çok seviyorum. Normal filmlerden, sanat, gişe, aksiyon filmlerinden çok sıkılıyorum. Büyük gösterişli şeyleri daha çok seviyorum. Gösterişli kıyafet ve makyajlar. En sevdiğim en keyif aldığım filmim ‘7 Kocalı Hürmüz’dür. Çekim süresi çok kısa sürmesine rağmen çok oynaması çok zevkli. Yani hem dans ediyorsun hem şarkı söylüyorsun hareketler, kıyafetler daha büyük makyajlar, takma kirpikler falan var. O yüzden bana çok eğlenceli geliyor. “ şeklinde konuştu.

Dizi projelerinde hangi partnerle daha iyi çalıştın”  sorusuna politik bir cevap veren güzel oyuncu, “ben partnerlerimi severim ve iyi anlaşmaya çalışırım. Onların kusurlarını kapatmaya çalışırım. Mesela Türkiye’de çok sevilen bir dizi vardı; ‘Asmalı Konak.’ Orada Özcan Deniz ile oynamıştık. Gayet iyiydi. ‘Aşk ve Ceza’da Murat Yıldırım ile oynamıştık o gayet iyiydi. Şimdi Erkan (Petekkaya) ile oynuyoruz. Onunla da gayet iyi yani güzel geçiyor. Bir partnerde en önemli şey sen sırtını dayamak istiyorsun. Oynarken de ya da başka bir yerde senin hakkında kötü bir şey söylemeyeceğini biliyorsun. Çünkü orada çok özelimizi paylaşıyoruz set arkasında. Çok özel şeyler paylaşılabiliyor yani orada konuşulan orada kalmalı, orada davranılan orada kalmalı. O yüzden de karşındakine güvenmen gerekiyor. Bu en önemlisi. Bu yüzden çok şanslıydım şimdiye kadar.” dedi.

Huzur ve mutluluk konusunun kendisi için çok önemli olduğuna vurgu yapan Yeşilçay; “Benim için her şeyden önce mutluluk ve huzur çok önemli. Mutluluğumu ve huzurumu kaçıracak hiçbir şeyi evet takmıyorum belki de. Tabii ki seyircilerimi mutlu etmeye çalışıyorum, izleyenlere değer vermeye , onları mutlu etmeye çalışıyorum, elimden geleni yapıyorum. Ama insan her zaman doğruyu yapmayabiliyor. Kendimi bu yönlerimle de seviyorum yani iyi şey de yapabilirsin, kötü şey de yapabilirsin. Bazen durum onu gerektirmiştir, onu yapmışsındır. Bu da insanlara dair bir şey. Ben robot değilim. Hiçbirimiz robot değiliz yani hepimiz insanız. Bazen bir şey yapıyoruz herkes çok fazla beğeniyor. O da çok önemsenecek bir şey değil. Ne çok fazla övgüyü önemsemek lazım ne çok fazla yergiyi önemsemek lazım. Dengeyi bulmak gerekiyor.” açıklamasını yaptı.

Oğlu ile ilgili sorulan bir soruya cevap veren Yeşilçay, Oğlum ailesine o kadar bağımlı bir çocuk olmasını istemiyorum zaten. 40 yaşına gelip ‘Anneme sorayım’ demesini de istemiyorum açıkçası. Ayakları üzerinde dursun. ‘Biraz kılıbık olsun’ istiyorum. O yüzden sofrayı kurmama yardım etmesin, kendi kendisine giyinsin, soyunsun, kendi duşunu alsın falan kendi sorumluluklarının farkında olsun istiyorum. Erkek olduğu için çok fazla pohpohlamamaya çalışıyorum. Her şeye yardım etmesini sağlıyorum. Bilgisayardan fırsat kalırsa.” diye konuştu.

“Her gün aynaya bakıp da ‘Ay çok güzelim’ demiyorsun. Ama kendimi güzel bulduğum zamanlar da oluyor. Çok ruh haliyle de alakalı bir şey bu. Ben güneşli havayı çok severim mesela. O yüzden güneşli havada kendimi gerçekten güzel hisseder, güzel olduğumu düşünürüm. Ama kapalı havada dışarı çıkmak istemem, evde öyle battaniyenin içine girip kitap okumak falan isterim daha çok” diyen Nurgül Yeşilçay, Bir de kimseyi kırmamaya çalışıyorum. Bilinçli kötülük yapmadığımı düşünüyorum. Belki onlar da dışarı yansıyor olabilir” dedi.

Estetik konusuna da giren güzel oyuncu “Estetik yaptırmadım. Madem sordunuz söyleyeyim en çok bunların (elmacık kemiklerimi göstererek)varlığı beni mutlu ediyor. Evet kemikli bir yüze sahip olmak güzel bir şey.” diye konuştu.

Karadayı ile rekabete de  değinen Yeşilçay, “Türkiye’de de ‘Paramparça, Karadayı’yı paramparçaa etti’ dediler. ‘Karadayı’, 2-3 yıldır devam eden bir iş. Şimdiye kadar çok izlendi. Bizde başlamadan önce korkuyorduk açıkçası Karadayı’nın karşısına gelirsek ne olur diye, ama çok güzel oldu bizim açımızdan tabii.” şeklinde konuştu.

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com