NEVŞİN MENGÜ HANGİ HABER İÇİN MEDYAYI ELEŞTİRDİ?

Sınıf öğretmeni bir annenin iki aylık bebeğini bırakarak ailesinin yanına Hatay’a gitmesinin ardından bebeğin açlık ve susuzluktan ölmesi medyayı haklı olarak bir hayli meşgul etmişti. 

Bu olayda genel olarak medya, anneyi hedef göstermiş sosyal medyada konu ile ilgili tepkiler anneyi bir linçle karşı karşıya bırakmıştı. 

CnnTürk’ün başarılı haber spikeri Nevşin Mengü, aynı zamanda cnnturk.com’da da köşe yazarlığı yapıyor. Mengü, son yazısında bu çok talihsiz olay üzerinden medyanın ve de sosyal medyanın işi adeta lince dönüştürmesini analiz etti. 

Genel olarak bu haber özelinde medyayı ve sosyal medyadaki tepkileri eleştirel bir gözle ele alan Mengü, olayda sorulması gereken ve de üzerinde durulması gereken konular olduğu görüşünde.

Nevşin Mengü’nün adeta medya eleştirisi yaptığı yazısı önemli tespitler içeriyor.

İşte, o yazı:

 

Peki ya baba?

Basının ve izleyenin, okuyanın “seveceği” her şey var hikâyede. Sınıf öğretmeni bir anne, acemi bir anne hatta bebeği sadece iki aylık, daha doğrusu iki aylıktı açlıktan, susuzluktan hayata gözlerini yumduğunda. Haber ilk ajanslara düştüğünde gazetelerde, televizyonlarda kadının yüzü buzlanarak verildi. Ertesi gün buzlar da kalktı. “cani” nin yüzünü de biliyoruz artık adını da.
İfadesini de sızdırdı polis. “Hatay’a gitmeden önce iki biberon mama yedirdim. Karnını iyice doyurdum. Acıkınca ağlar ağlar uyur diye düşündüm. Sonuçta ailemin yanına gitmeseydim beni öldürebilirlerdi. Bebeği evde bırakmayı göze almak zorundaydım”.

Biliyorsunuz hangi haber olduğunu değil mi? 2 aylık babasız, altını tekrar çizelim babasız, çünkü buraya tekrar döneceğiz, bebeğini evde bırakan sınıf öğretmeni kadın. Saçları sarı, polis ifadesini almaya götürürken, gömleği ve topuklu ayakkabıları kırmızı.

Basın manşet yaptı; haberde manşet olacak her unsur vardı. Cıkcıkcık diye okudu, izledi herkes haberi. “hay edepsiz babasız bebeği doğurmuş, bir de utanmadan öldürmüş, bak bir de öğretmen olacak” diye kaş kaldırdı, parmak salladı izleyici, okuyucu. Hep beraber kınadık, olmaz olsun böyle anne dedik nefret kustuk. Vicdanlara sığacak gibi değildi haber ne de olsa, “korkunç, katil” bir anne vardı ortada ve de ölen suçsuz çaresiz bebesi.

Basın yazdı, yayınladı; sosyal medya kullanıcıları linç etti. Ancak üç gün sonra sonunda birinin aklına geldi, “peki ya babası?” diye sormak. Nimet Baş yazdı sonunda twitterda: “Son günlerde basında yer alan bebeğini ölüme terk eden anne haberin veriliş tarzının tek taraflı ve vicdansızca olduğunu düşünüyorum. Meselenin görünen ve görünmeyen yönlerinin olması ihtimali hiç araştırılmadan cani anne kalıp yargısıyla sunuluşu hala medyamızın cinsiyetçi ve tek dilli bakış açısını ortaya koyuyor. Kadın bir cinayetin sanık objesi olarak olduğunda maalesef “ADI” var. Meşru olmayan ve toplumsal kabule olmayan bir durum varsa bu sadece kadının üstüne bırakılacak bir sorumluluk mudur? Erkeğin “ADI” yok”.

Sahiden de babası neredeydi? Muhtemelen hemen her erkek gibi, erkekliğiyle sonuna kadar övünmeyi marifet sanmış, babası için bu muydu erkeklik? Uzun süren ya da tek gecelik bir ilişki sonrası kapıyı çekip gitmek, “öyle kızlardandı o” deyip omuz silkmek miydi? Sormamak, ilgilenmemek miydi bebeğiyle erkeklik. Benden olduğunu ne bileyim çekmek miydi?

Belki de bunların hiç biri değildi, madalyonun öbür yüzü hiç burada yazılan gibi değildi. Kim bilir. Fakat vahim olan şudur ki, günlerce pek çoğumuzun aklına bile gelmedi, anneyi tükürük hokkası yaparken, yahu nerede baba diye sormak?

Dahası hiç birimizin dili bile varmadı; genç bir kadının, evlenmeden doğurduğunu “ahlakçı” kaygılarla ebeveynlerinden saklamasını gerektiren “ahlaki” koşulları sorgulamaya. Ya bu “ahlak” öldürdüyse bebeği, “ahlak” çaresiz bıraktıysa anneyi?

Ortada ölen minicik bir bebek, kim bilir muhtemelen hasta bir anne, olmayan bir baba ve belki de her birimizin, hepimizin iki yüzlülüğü var.

NEVŞİN MENGÜ/ Cnnturk.com

masaustu
mobil

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com