NEDEN ABD DE YAPIM ŞİRKETİ KURMUYORUZ?

Yazarımız Dewrim Işık Wellman, yapım şirketlerine oldukça açık bir öneride bulunuyor. Onlara diyor ki artık dizilerinizi başka ülkelere satarak bununla övünmekle yetinmeyin. Bu işin kalbi olan ABD’de kendi yapım şirketinizi açın. Başarılı yapımlarınızı buraya adapte edin ve TV kanallarına bizzat kendiniz pazarlayın. Böylesi hem daha prestijli hem de daha karlı. Tıpkı İngilizlerin ve Güney Amerikalıların yaptıkları gibi. Yazarımızın yazdığına bakılırsa Revenge dizisi varlığını Ezel’in başarısına borçlu. İşte Devrim Wellman’ın ufuk açıcı yazısı…

Hep diyoruz ki Amerikan filmlerini Türkiye’ye getirelim, ortak prodüksiyon yapalım. Hem ülke ekonomisine katkı sağlar hem de Türkiye’nin imajı daha da düzelir.

Onun yerine benim daha değişik bir fikrim var.

Peki neden biz yapım şirketlerimizi Hollywood’a getirip, şirketler açıp  Amerika’da filmleri yapmayalım. Öyle çok büyük bütçeli filmlere de gerek yok. 150 bin dolar ila 500 bin dolar arası olan küçük bütçeli filmler en ideali aslında. Direkt DVD’si yapılan bu filmler  sinema salonları yerine, direkt DVD olarak dağtımı yapılabilir.

Home Entertainment’in pazar payı  tam 18.8 milyar dolar.

Neden bundan pay almayalım?

Türk yapımcıları için küçük bütçeli film çekmekte ne var? Zaten her hafta yapıyorlar bir tane.

Amerika’da sistem oturmuş, herşey hazır. Şirket açmak ise oldukca basit. C-Corp açmak gerekiyor ve tüm masrafı birkaç bin dolar. Amerikalı ortağa falan hiç gerek duymuyorsunuz. Herkes, dünyanın her yerinden  şirket açabiliyor.

Üstelik devamlı Türkiye’nin imajini düzeltmekten bahsediyoruz. İste bu yolla tek yapacağımız  senaryoya iyi bir Türk karakteri katmak yeterli olabilir. İşte  bu kadar basit!

Türkiye’nin imajı için  neden başkalarından yardım bekleyelim? Neden biz kendimiz istedigimiz gibi senaryoyu ve karakterleri belirlemiyoruz? Hem de daha ucuza malederiz.

Home Entertainment’ın pazar payının 18.8 milyar dolar olduğunu söyledim. 2009 TV format marketinin pastası 13.6 milyar dolar olarak Cannes’daki  Mipcom’da açıklandı. Bu 3 yıl önceydi. TV format pazarının yarısını İngilizler ellerinde tutuyor.

Amerika’da yapım şirketleri açarak programlarını Amerikan pazarına sokuyorlar. Sonra da bu programları dünyaya satıyorlar.

Türkiye benim bildiğim iki çok önemli fırsatı kaçırdı.

Bunlardan bir Ezel dizi diğeri ise  Gelinim Olur musun programıydı.

Ezel, Monte Kristo Kontu isimli eserden esinlenerek yazılan bir dizi ve tüm dünyada dikkat çekti. Diziyi satmak yerine Hollywood’da bir yapım şirketi kurarak kanallarla direkt kontağa geçilseydi belki de bugün ABC’nin “Revenge” isimli dizisini bir Türk yapım şirketi yapacaktı.

 

ABC, Revenge’i  Ezel’in yakaladığı başarıdan etkilenerek yaptı. Bizim konseptimizi Amerikan piyasasına, kültürüne uydurup cok başarılı bir drama yaptılar. Büyük bir olasılıkla da tüm dünyaya satacaklar.

Bir diğer Türk yapımcılarının elinden kacan fırsat da “Gelinim Olur musun?” projesiydi. Yine çok başarılı olmuş bir format! Formatı satmak yerine, eğer Hollywood’a gelip yapım şirketi kurulsa “Ryan Seacrest” programı yerine bizim yapımcılarımız programı NBC’ye satabilirlerdi.

İngilizlerin yaptığını yani önce kendi ülkelerinde güzel reyting yapan projeleri direkt Amerika’da kurdukları kendi yapım şirketleri aracılığı ile kanallara pazarlamayı şimdilerde Latinler de yapmaya başladı. Tıpkı Ugly Betty adlı diziyi ABC’ye sattıkları gibi…

Latinlerin dizileri bizlere ilham oldu. Biz onlardan sonra dizi satmaya başladık. Belki Latinlerin başarılı dizilerini Amerikan pazarına adapte edip, Amerikan kanallarına satmasından da ilham alırız bir gün.

 

Devrim IŞIK WELLMAN    Los Angeles-ABD / Medyabey

 

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com