NAZLI TOLGA: “HABER SPİKERLİĞİ KOLAY İŞ DEĞİL”(MEDYABEY-ÖZEL)

Bir yanda büyük kanalların M.Ali Birand, Ali Kırca ve Uğur Dündar gibi duayen habercileri, diğer yanda ise Fox TV’nin genç ve başarılı ana haber spikeri Nazlı Tolga. Nereden bakarsanız bakın ilginç bir tabloyla karşı karşıyayız.Nazlı Tolga’nın serüveni Fox Haber’in serüveniyle taban tabana çakışıyor.
Nazlı Tolga, şüphesiz Fox TV’nin ekran yüzlerinden biri. Fox Ana Haber’de spikerlik kariyerinde parlak bir dönem yaşayan genç ve başarılı haber spikerinin gözü haberden başka bir şey görmüyor. Düşüncelerinden açık seçik ortaya çıkan sonuç şu: Habercilik, Nazlı Tolga için vazgeçilmez bir tutku. Bu durum, belki de onun başarısıyla ilgili bize ipucu veriyor olmalı.
Nazlı Tolga, Altın Kelebek ödülünü kazanmasının hemen sonrasında röportaj konuğumuzdu.

MEDYABEY: : Bu yıl Altın Kelebek’te “En iyi kadın haber spikeri” ödülünü aldınız. Bu ödül sizin için hangi açıdan anlamlıydı?

N.TOLGA: Ödülü aldığımı öğrendiğimde müthiş mutlu oldum. Bu sene ödüllerle geçti. Ama Altın Kelebek, benim için çok değerli ve heyecan verici bir ödül oldu. Bu işe başladığımdan beri Altın Kelebek ödüllerini acaba kim almış diye izlerken, ‘ben de bir gün alır mıyım’ düşüncesi kafamda belirdi. O günün gelmiş olması benim açımdan çok güzel. Çok sevindim ve gurur duydum.

MEDYABEY: Habere başlangıcınız, sizin seçiminiz miydi yoksa koşullar mı durumunuzu belirledi?

N.TOLGA: Ben, Marmara Üniversitesi Gazetecilik Bölümü mezunuyum. Birinci sınıftan sonra sadece okuyarak dört yılı yaşayamayacağımı düşündüm. Kariyer planlamamı acaba nasıl yapabilirim diye kafamdan geçirdim. Bir TV’de mi, gazetede mi yoksa bir dergide mi çalışayım diye bir araştırmaya başladım. Kanal D Haber Merkezi’ne stajyer alınacağını öğrendim. Başvurumu kabul edip beni aldılar. Böylece 1998 yılında orada stajyer olarak işe başladım.
Önce istihbarat servisine verdiler beni. Orada istihbarat telefonlara bakarak, kaset taşıyarak, çanta taşıyarak, habere çıkarak yani herkesin başladığında yaptığı işleri yaptım. Haberciliğin içine giren insanın işin dışına çıkması çok zor. Çünkü, iş bir tutkuya dönüşüyor. Bu durumun sadece benim için geçerli olduğunu düşünmüyorum. Habercilik çok heyecan verici bir iş.
19 yaşındaydım. Benim için müthiş bir dünyaydı. Liseden sonra üniversiteye girmişim ve bambaşka bir dünyaya adım atıyorsun. Muhabirlik yaparken sokaklarda o kadar çok şeyle karşılaşıyorsun ki insan ister istemez büyüleniyor.
4 yıl Kanal D Haber’de çalıştım. Stajyerlik, muhabirlik derken en son spikerlik yapmaya başladım.

MEDYABEY: Genç bir ekran yüzüsünüz. Diğer büyük kanallarda TV haberciliğinin duayeni denilen isimler karşınızda. Bu durum başlangıçta sizde bir korku ya da çekince yarattı mı?

N.TOLGA: Korkum olmadı. Başlangıçta beni tabii ki kıyasladılar. Tabii ki çok eleştirdiler. Fox TV’de ana haberi sunan kişi de bir achorman olmalı dendi. Ama zaten beni nasıl M.Ali Birand’la, Ali Kırca’yla Uğur Dündar’la kıyaslayabilirsiniz ki? Beni onlarla kıyaslamanın doğru olduğunu düşünmüyorum. Meslek olarak benden 20-30 yıl kıdemli insanlardan bahsediyoruz. O yüzden böyle bir çekincem olmadı.
Ben, onların yaşında ama ekrana yeni çıkan bir insan olsaydım o zaman kıyaslayabilirsiniz ama ben daha mesleğimin başındayım. Bana bu sorumluluğu verdiler. Bu, stresli ve büyük bir yük. Ama 4 buçuk yıl oldu. Yavaş yavaş ilerleyerek gayet iyi bir şekilde reytinglerde istediğimiz yere geldik. Şu anda iyi tepkiler alıyoruz.

MEDYABEY: Yani, bu süreçte sizin ikna edilmenizi gerektirecek bir durum olmadı diyorsunuz?

N.TOLGA: Hayır. Benim için bir fırsattı ve bu fırsatı da iyi değerlendirdiğimi düşünüyorum.

MEDYABEY: Bir ana haber spikeri olarak Nazlı Tolga’nın nasıl bir tarzı var? Ya da öncelikle böyle bir tarzı var mı diye sorayım?

N.TOLGA: Benim, belirlediğim ya da üzerinde düşünmüş olduğum bir tarzım yok. Ama işimi yaparken profesyonel olmaya, Türkçeyi çok doğru kullanmaya çalışıyorum. Haberin dışından değil haberin içinden gelen bir kişi olarak ‘haberi yaşayarak anlatıyor’, ‘habere hakim’ şeklinde çevreden olumlu tepkiler de alıyorum. Dediğim gibi belirlediğim özel bir tarz yok. Sadece doğal olmaya çalışıyorum.

nazli-tolga-1

MEDYABEY: Sizce, bir haber spikerinin asla yapmaması gereken hatalar neler?

N.TOLGA: Bana göre öncelikli olarak bir haber spikerinin taraflı olmaması gerekir. Taraflı olmak hata olur. Çünkü habercilikte bana göre öncelikli koşul objektif olmaktır.
Haber spikerinin yapacağı diğer bir hata ise gündemi takip etmemesidir. Haber spikerinin neyi okuduğunu bilmesi ve izleyiciye anlatabilmesi gerekir. Ben, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir spikerlik-sunuculuk kursunda haber spikerliği dersi veriyorum. Derslerde de öğrencilerime bunu anlatıyorum. Mutlaka ‘okuduğunuzu siz anlayacaksınız ki seyirci de anlasın; siz, haberin ne olduğunu iyice bileceksiniz ki seyirciye anlatabilin’ diyorum. Yoksa, cümleleri doğru okumak değil haber spikerliği.
Gençler, spikerliğin kolay bir şey olduğunu zannedip hevesleniyorlar. Ama haber spikerliği kolay bir iş değil. Haberin içinde olmak, içinde yaşamak gerekiyor.

MEDYABEY: Haberin ne kadar içindesiniz diye sormaya hazırlanıyordum ki siz kısmen cevap verdiniz. Bu bahsi biraz daha açalım isterseniz?

N.TOLGA: Benim için gün zaten haberle başlıyor. Gazeteleri okuyarak ve TV kanallarını izleyerek güne başlıyorum. Bütün gün de böyle devam ediyor. İnternetten de haberleri takip ediyorum. Fox Haber olarak kullanacağımız haberlerin hangileri olduğuna karar verdiğimiz, kullanacağımız haberlerle ve de onların sıralamasıyla ilgili toplantılarımız oluyor. Böylelikle bütün günüm haberle geçmiş oluyor.

MEDYABEY: Dolayısıyla ekranda bize haberleri sadece prompterdan okuyan bir spiker değil, aynı zamanda haberin mutfağında, haberin içine giren bir spikersiniz?

N.TOLGA: Zaten benim için en keyifli yayınların promptersız yayınlar olduğunu söyleyebilirim. Müthiş zevk alıyorum. Son dakika gelişmesi olması, canlı bağlantılar, canlı yayın konukları çok daha keyifli oluyor. Mesela, seçim yayınlarımız çok keyifliydi.

MEDYABEY: Genç bir yüz olmanın sizin için avantaj mı yoksa dezavantaj mı olduğu konusunu hiç düşündünüz mü?

N.TOLGA: Genç olduğum için eleştirildim. Bundan dolayı bir insanın eleştirilmesini yanlış buluyorum. Hatta ‘muhabirlikten gelen bir insana neden haber sunduruyorsunuz’ diyenler bile oldu. Ama eleştiriler her zaman olacaktır.

Genç bir yüz olmanın şöyle bir avantajı olabilir. Karşımızda genelde anchorman’ler varken benim sunduğum haberin bir alternatif olabileceği durumu sözkonusu olabilir.

MEDYABEY: Eleştirilerden etkilenir misiniz?

N.TOLGA: Eleştirilere katıldığım bir konu olursa onu o konuda kendimi düzeltmeye veya ilerletmeye çalışırım.

MEDYABEY: Eleştirinin kimden veya hangi mecradan yapıldığı önemli mi?

N.TOLGA: Önemli değil. Benim için eleştirinin ciddi olması önemli. Kendimi geliştirmek için eleştirinin çok da gerekli birşey olduğunu düşünüyorum. Faydalanıyorum da eleştirilerden.

MEDYABEY: Size göre izleyici, Fox Ana Haber’i neden izlesin? Yani, sizi diğer kanalların haberlerinden farklı kılan özellikler neler?

N.TOLGA: Fox Ana Haber’in en önemli özelliklerinden birisi gerçekten de objektif olmasıdır. Bu özellik bizim için çok önemli ve büyük bir artı. Bunu kime sorsanız size aynı şeyi söyleyecektir. Çünkü bugüne kadar haberde hiç yanlı bir tutumumuz olmadı. Özellikle siyasette çok titiz davrandık. Biz, sadece fotoğrafı çekiyoruz.
Bunun dışında bültenimizde haber sayısı çok fazla. Ayrıca özel haberlerimiz ve araştırma dosyalarımızın sayısı da çok. Zaten, haberi ilk biz veriyoruz. Çünkü, habere en erken biz başlıyoruz. Bu saydığım sebepler Fox Haber’i izlemek için zaten yeterli oluyor. Çok dinamik ve de heyecanlı bir ekiple çalıştığımızı da ilave etmeliyim.

MEDYABEY: Haber sunarken doğal olarak çok dramatik haberler de olabiliyor. Etkilenmemek için özel yöntemleriniz var mı?

N.TOLGA: Senelerdir ülkemizin acı gerçeklerine tanık oluyoruz. Şiddet haberleri, şehit haberleri, parçalanmış ailelerle ilgili haberler, kazalar ve daha neler neler. Ben, hassas bir insanım ve bunlardan etkileniyorum. Etkilenmemeye çalışıyorum; çünkü benim işim bu. İşimi profesyonelce yapmaya çalışıyorum. Ama etkilendiğim zamanlar da oluyor. Eğer, bu durum haberi sunmamı engelleyecek bir hale gelirse, gözlerim dolduysa o zaman stüdyodaki sesi iyice kısmasını yönetmenimden rica ediyorum. En azından o andaki feryatları duymayayım ki habere devam edebileyim. Nadir de olsa buna ihtiyaç duyabiliyorum.

MEDYABEY: Fox Haber Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk’le çalışmak nasıl?

N.TOLGA: Doğan Şentürk’le çalışmak benim için bir şans. Çünkü öncelikle Doğan Şentürk, iyi bir yönetici. Aynı zamanda iyi bir haberci. Ve çok samimi bir insan. Biz, 4 buçuk senedir ekip olarak bir yola baş koyduk. Sonunda başarıya ulaştık. Ama bu süreçte büyük zorluklar da yaşadık. Doğan Şentürk, bana her zaman güvendi ve destek oldu.

nazli-tolga-2

MEDYABEY: İnternet medyasını takip ediyor musunuz?

N.TOLGA: İnternet medyası derken daha çok gazetelerin internet sitelerini takip ediyorum. Tabii ki medya sitelerimizi de takip ediyorum. Günümüzün büyük bir bölümü internette geçiyor diyebilirim. Medyanın geleceğini de internette gördüğümü söylemeliyim.

MEDYABEY: Peki, internet medyasında genel olarak gördüğünüz bir eksiklik ya da eleştirilecek bir yan görüyor musunuz?

N.TOLGA: Genel olarak internet medyasında oto kontrol mekanizmasının daha fazla olması gerektiğini düşünüyorum. Eğer oto kontrol mekanizması gerektiği gibi işletilebilirse ben internet medyasında herhangi bir sorunun yaşanacağını zannetmiyorum.
Bunu neden söylüyorum. Çünkü yanlış haber çok olabiliyor. Haberlerde insanlar hakkında yanlış bilgiler olabiliyor. Eğer bu yanlışlar daha bir süzgeçten geçerse o zaman internet medyasının durumu çok daha iyi olacak.

MEDYABEY: Biraz da televizyon programlarını konuşalım istiyorum.

N.TOLGA: Ama karşınızda kötü bir TV izleyicisi var. TV’de ben haber izliyorum. Dizi takip etmiyorum mesela. Bugüne kadar hiç de edemedim. Çünkü saatlerce TV’nin karşısında ona bağımlı bir şekilde oturabilmek bana göre değil. Onun yerine başka şeyler yapmayı tercih ediyorum. Sohbet etmeyi, kitap okumayı veya film izlemeyi tercih ediyorum. O nedenle de çok iyi bir TV izleyicisi olduğumu söyleyemeyeceğim.

MEDYABEY: Sizi anlamaya çalışıyorum. Dizi izlemiyorum çünkü izlenmeyi hak edecek bir şey yok tavrı mı bu?

N.TOLGA: Bir tavır değil. Hak etmek, ya da etmemek söz konusu değil. Televizyon izlemeyi sevmememle alakalı. Vaktimin değerli olduğunu düşünüyorum. Zaten, çalışarak geçiyor hayatım. Akşam da arkadaşlarımı görmek istiyorum, sosyal hayatıma devam edebilmek istiyorum, sohbet edebilmek istiyorum. TV, bana göre bunları yapmaya izin vermiyor.

MEDYABEY: Yani dizi izlememekle bir şey kaybetmediğinizi düşünüyorsunuz?

N.TOLGA: Evet, dizi izlememekle birşey kaybetmediğimi düşünüyorum. Ama eğer hafta sonu evdeysem, o saatte yapacak hiçbir işim yoksa, TV’yi açtıysam ve hoşuma giden bir program olursa onu da izlerim, tabii ki. Mesela, hafta sonu denk gelirsem Lale Devri’ni mutlaka izlerim. Hoşuma giden bir dizi.

MEDYABEY: On yıl sonra TV kariyerinizde kendinizi nerede görüyorsunuz?

N.TOLGA: Benim kariyerimle ilgili her zaman yapmak istediğim şey, işimi en iyi şekilde yapmak olmuştur. Bunun devam edebilmesini istiyorum. Her zaman kendimi daha da geliştirmek istiyorum. Hayatta en önem verdiğim konulardan birisidir bu. Hiç durmak istemem. Hep yol almak isterim. Kariyerimde de ilerlemek istiyorum.

MEDYABEY: Günün birinde haberden sıkılırsanız TV’de başka bir alanda sizi görebilir miyiz? Mesela, bir Burcu Esmersoy örneği var.

N.TOLGA: Ben, kendimi haber dışında başka mecralarda göremiyorum. Kariyer hedefimde haberden çok uzak birşey olamaz. Onun dışında haberle ilgili başka bir pozisyon olabilir. Ama benim için haberden kopuk, bağımsız bir hedef olamaz. Yani, böyle bir hedefim yok.

MEDYABEY: Son olarak çokça sözü edilen anchor’lık meselesi var. Siz, bu bağlamda yaptığınız işi nasıl tanımlıyorsunuz?

N.TOLGA: Anchor’lık konusu daha önce de bana sorulmuştu. Yurtdışında haberi sunan kişiye otomatik olarak anchorman ya da anchorwoman deniyor. Haberi sunan kişi zaten anchor’dır. Bizde kastedilen durum haberi sunup aynı zamanda haber genel yayın yönetmeni olmaksa ben o değilim tabii ki. Ama ben, yaptığım iş itibariyle bir anchor’ım.

ŞADAN KABA/MEDYABEY-ÖZEL

(Bu özel röportaj 08.07.2011 tarihinde Medyabey’de yayınlanmıştır)

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com