MERVE BÜYÜKSARAÇ’IN SURVİVOR İNADI

merve-buyuksarac

Elele dergisi için Ebru Güzel’e röportaj veren Merve Büyüksaraç, Survivor ve Acun Ilıcalı ile ilgili iddialarına devam ediyor…

 

ÇIKARLARINI DÜŞÜNENLER SESSİZ KALDILAR

Popülerlik anlamında yaşamındaki asıl değişim “Survivor” ile oldu diyebilir miyiz?
– Evet.

Adaya gitmeyi kabul etmenin sebebi ve seni cezbeden şey neydi?

– Çok merak ediyordum. Ben de herkes gibi bir izleyici olarak “Survivor”ı gerçek ve adil bir yarışma sanıyordum. Açıkçası kendi gücümü denemek istedim.

Adaya uçarken beklentilerin nelerdi?

– Çok sıcak olacağını düşünmüştüm, ama daha ilk gece şiddetli bir yağmur bastırdı. Pek çok gece üşüdüm. Daha temiz bir çevre bekliyordum, ancak sahilde bizden önce bulunanlarının çöpleri, cam kırıkları ve ateş kalıntıları vardı.

Şimdiye kadar “Survivor”a birçok ünlü katıldı, hiçbiri senin gösterdiğin tepkileri göstermedi. Bunun sebebi sadece yapılan sözleşme mi sence?

– Hem sözleşme hem de insanlar basında güçlü gördükleri bir kişiyi karşılarına almak istemiyor. Bunun pek çok sebebi olabilir. Korkabilirler, tazminat ödemek istemeyebilirler veya bu kuruluşla daha sonra yapmayı planladıkları işler olabilir. Kısaca herkes kendi çıkarını düşündüğünden sessiz kalmayı tercih etmiş olabilir.

SOSYAL MEDYADA ÇOK HAKARETE UĞRADIM
Televizyonda herkes reytingi düşünerek montajlama yapar ve bu, programa katılanlar tarafından kabul görmüş bir mit olarak karşılanır. Sen neden bu düzene karşı bir tavır sergiledin?

– Montaj yapımını sözleşmede kabul etmiş olmam, bu insanlara istedikleri gibi montaj yapabilme serbestliğini veya hakkını vermez. Bu madde bağlayıcı bir madde olamaz, hele ki sizin kişilik haklarınız ihlal ediliyorsa. Sözleşme olması her şeyi kabul edip susup oturacağım anlamına da gelmez.

“Survivor imajımı bozdu” çıkış noktan, sosyal medya tarafından nasıl karşılandı?

– Adadan çıkınca sosyal medyada pek çok hakarete maruz kaldım. Herkes montaj yüzünden beni saygısız biri olarak tanıdığı için bu durumu düzeltmek istedim. Bütün tepkim de bunun için. Açıklamalarımdan sonra insanların bana hak verdiğini görüyorum ve şimdi iyi yorumlar alıyorum.

Ailen durumu nasıl karşıladı?

– Yüzde yüz destek verdi. Haksızlığa karşı savaşmayı ben onlardan öğrendim.

MAHKEME SONUNDA AKLA KARA BELLİ OLACAK

Sonuçta Acun Ilıcalı, Show TV’nin kalesi ve birçok destekçisi var. Aynı zamanda bir medya devi. Onu karşına almaya nasıl cesaret ettin?

– Medya devi olmaları, insanlara istediklerini yapabilme hakkı vermiyor. Ben de en doğal hakkım olan şeyi yapıyor, kendimi savunuyorum. Doğru her zaman kazanır, bunu mahkemede göreceğiz.

Bunun sonuçları senin cephende nasıl olur? Pozitif ve negatif yanlarını değerlendirdin mi?

– Bu, cesaret gerektiren bir yol ve çevremdeki bazı insanların beni yalnız bırakabileceğini tahmin ediyorum. Fakat mahkeme sonladığı gün biliyorum ki insanlar asıl gerçekleri görecek. Yani akla kara belli olacak.
Altı yıldır birlikte çalıştığın Uğurkan Erez de “Merve’yi çok sevmeme rağmen; ajansımın kriterlerinin hiçbirini yerine getiremediği ve ajans prensiplerini ihlal ettiği için kendisiyle yola devam etmemize imkan kalmamıştır” dedi.

Buna ben çok üzüldüm, ya sen?

– Üzülmedim. Beklediğim bir karardı. Bu kararı da benimle ilgili yaşadığı bir sorundan dolayı almadığını biliyorum. Uğurkan Erez yıllardır Show TV’de çalışıyor. Para kazandığı insanların aleyhinde bir şey yapmak istememesi normal. Sadece haberi internetten almak beni kırdı.

Acun Medya’nın destekçileri olduğu gibi programlarını eleştiren televizyoncu kitlesi de var. Bu kişilerden veya kurumlardan destek alıyor musun?

– Evet. Hiç tanımadığım insanlar bana mail atıp delil gönderiyor. Örneğin Anıl Tetik’in, Survivor hayran sayfası biz adaya gitmeden üç hafta önce açılmış. Bizse onun geleceğinin, adaya vardığımız gün belli olduğunu sanıyorduk. Bunu bana Twitter takipçilerim söyledi ve sayfa linkini gönderdi. Açıkçası Acun’u sevmeyen bu kadar çok insan olduğunu ben bile bilmiyordum.

ADADA AŞK YOKTU
Peki, adada aşk var mıydı?

– Yarışmacılar arasında tabii ki yoktu. Biz sevdiklerimize olan aşkımızı kalbimizde yaşadık.

Sen “yemek verdiler bize” diyorsun, diğer yarışmacılar ısrarla seni yalanlıyor…

– Ben “yemek verildi” dedim, insanlar bu cümleyi fazla abarttı. Yemek verildi derken Halil İbrahim sofrası kuruldu demedim. Sandviç ve pilav verildi. Onu da konsey günleri ve yağmur yağdığı zamanlar yedik. Zaten bu görüntüler de mahkemede çıkacak. Yalancı şahitlik yapan yarışmacı arkadaşlarımı bu konuda uyarmamın sebebi bu.

masaustu
mobil

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com