KURTLAR VADİSİ’ NİN BAŞARISINDAKİ SIR

Medyabey.com’un önemli kalemlerinden ve aynı zamanda Milliyet’in internet sitesinin yazarı da olan Oya Tekin’in Kurtlar Vadisi Pusu hakkında yazdığı yazı oldukça ses getirdi. Önemli haber sitelerinden Yazete.com da yazarımız Tekin’in yazdığı yazıya sütunlarında yer verdi. Oya Tekin’in Kurtlar Vadisi ile ilgili ilginç tespitler içeren o yazısı…   KURTLAR VADİSİ FANATİZMİ-POLAT ALEMDAR TAZİYE İLANI Kurtlar Vadisi ile yolum bir kez daha kesişiyor bugün. Hakkında mümkün olduğunca tek başına yazı yazmamaya çalıştığım ender dizilerden biridir Kurtlar Vadisi. İşin ilginci de TV Programları hakkında daha yoğun yazılar yazmaya yönelten ilk dizidir de aynı zamanda Kurtlar Vadisi dizisi beni. TV eleştirmeni değilim bunun altını sürekli çiziyorum içerik eleştirmeniyim. Bu yurt dışında var olan ancak bizim ülkemizin eksiği olan bir durum. Bunu uzun yıllar yerel yönetimlerle alakalı çalışmalarımızda mesleğim içerisinde yaptığım için çokça alışkın olunmakla beraber TV sektörü de yavaş yavaş alışmaktadır. Biliyorsunuz daha önceki yazılarımda da anlatmıştım zaman zaman. Ben dizilerin seyirci üzerinde bıraktığı izlenimleri kurulmuş olan forumlar üzerinden takip ederek olaylara farklı boyutuyla bakmayı ve değerlendirmeyi tercih ediyorum, bu değerlendirme onların gönderdiği e-mailler, guruplar üzerinden gönderdikleri yorumlarla da pekişiyor. Dediğim gibi seyirci üzerindeki etkisiyle bir gazeteci olarak içerik eleştirmenliği yapıyorum. Bu dipnotu düşer düzmez Kurtlar Vadisi dizisiyle alakalı neden yazmıyorum-a gelelim çünkü yıllardır bu dizinin bunca insanı arkasından sürükleyişini anlayamadım, çözemedim bir yere oturtamadım, oturtmakta da zorluk çektiğim tek dizidir. Ne yazsam izleyicisine haksızlık edecekmişim gibi geliyor ya da böylesine erkeksi bir diziyi doğru gözlemlerin içine oturtabilecek miyim emin olamadığım içinde yazmıyorum. Kısa kısa değinsem de yazılarımda tek başına ilk kez ele alıyorum ama yolumuz ikinci kez kesişiyor. Hani dedim ya ilk kez TV programlarında yoğun yazılar yazmaya yönlendiren dizidir Kurtlar Vadisi. İşte ilk yolumuz böyle kesişti diziyle. Nasıl mı? Yıllar önce blog üzerinden bir mesaj aldım ve bu mesajı da yayınladım sayfamda. Mesaj Kurtlar Vadisi fanatiklerinden bir izleyiciden geliyordu. Mesajda benden yardım istediklerini belirtmişlerdi. Mesaj çok açık olmadığı için tam olarak anlamadım ne konuda yardım beklediklerini. O aralar nette bir araştırma yaparken Pana Film resmi sitesinin forum sayfalarında üyelerin hakkımda yazdıkları yazıları okudum. Ve işte bu noktada çok şaşırdım. Ben ki Kurtlar Vadisi dizisinin içeriğini genel anlamda eleştiren biri olarak bu sayfalarda yer alıyorum ama yer alırken eleştiren yanım değil tam tersine tarafsız duruşum takdir ediliyor ve benden yardım taleplerini sitelerinde de açıkça yazıyorlardı. Bu gerçekten şaşırtıcı bir o kadar da onur verici bir durum. Benden istenen şey izleyici tepkilerini blog sayfamda dile getirmem. İzleyicinin tepkisinden çok bir talebi var yapımcılardan ve bunu da sayfalarca dile getirmişler sonuç alamayınca da benim sayfamda dile getirmem belki bir sonuç getirebilir diye düşünmüşler. İzleyicinin talebi ise dizide ki “Elif” karakterinin tekrar diziye dâhil edilmesiydi. Yani dizi de yeniden aşkı görmek isteyen bir kesim ölen bir karakterin saçmada olsa yeniden katılmasını istiyor ve bunu da sayfalara taşıyor. Üstelik kendileri de saçma olduğunu biliyor. Peki, ikinci yol kesişmemiz yani bugüne gelelim. Bu sezon ekranda 10. yılını kutlayan “Kurtlar Vadisi Pusu” dizisinin son bölümünde Suriye’de keskin bir nişancı tarafından vurulan fenomen karakter Polat Alemdar’ın ölüp ölmediği tartışmalarının içinde Şanlıurfa’da bir iş adamı yerel bir gazeteye ilan vererek baş sağlığı mesajı yayınladı. Benzer bir durumda Çakır karakteri için yapılmış hayranları gıyabında cenaze namazı kılmış, gazetelere vefat ilanı verilmiş ve de mevlit okutulmuştu kendisi için. Şanlıurfa da yayın yapan yerel bir gazetenin 4. sayfasında tam sayfa baş sağlığı ilanı veren Ozan Demir isimli vatandaş mesajında şunları ifade etmiş;   “Değerli büyüğümüz, fikir ve aksiyon adamı, örnek ve mümtaz şahsiyet, vatanı için gecesini gündüzüne katıp, Irak’tan, Filistin’e, oradan Suriye’de mücadelesini sürdüren kahramanımız, ağabeyimiz Polat Alemdar’ı Suriye cephesinde hain bir pusuda kaybetmiş bulunmaktayız. Fikirleriyle ufkumuzu açan, içimizdeki vatan ve millet aşkını pekiştiren değerli ağabeyimiz Polat Alemdar’a Yüce Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sevenlerine baş sağlığı ve sabr-ı cemil diliyorum.” Bu arada gazetenin tam sayfa ilan bedelinin 500 lira olduğu söylenmekte. Türkiye gündemine girmek=500 TL’de denilmekte yapılan yorumlar arasında. Doğruyu isterseniz iş adamı hangi mantık içerisinde bunu yaptığına bakmıyorum eminim ki kendiside aynı Elif karakterini dizide görmek isteyen taraf gibi saçma olduğunu biliyordur. Ama bunu bile bile de gerçekmişçesine ilan yayınlamaktan da geri durmuyor. Kurtlar Vadisi’nin kendine özel bir seyirci kesimi var. Kadın izleyicisi ve erkek izleyicisinin diziye bakışları farklı. Bunu verdiğim iki örnekte de görüyoruz. Bir taraf aşk isterken diğer taraf ülke gerçeklerini aksiyonlarla izlemeyi seviyor kimisi bunu hayat felsefesinde uygulamaya kalkıyor kimisi de durumdan ne çıkartılıra bakarak objektif izleyici kesimine oturuyor. Bir dizi aynı anda ne çok şeyi içinde barındırıyor öyle değil mi? Yazılarımda sadece dizi deyip geçmeyelim derken dizilere aslında kastettiğim de tamda buydu. İzleyici ne alır, ne kadarını hayatına geçirir bunları görmezden gelmeyelim bunun en güzel açılımları izleyici forumlarında tarafsız haliyle ortada. Konuyu yapımcılar mı irdeler yoksa toplum bilimciler mi bilemem ama bir yerlerinden mutlaka tutulmalı diye düşünüyorum. Dizilerin insanlar üzerindeki etkilerini küçümsemeden ama var olduğunu da yok saymadan. Polat öldü mü ölmedi mi sorusu cevap bulmadan ilanı veriliyorsa diziler hiç de sanıldığı gibi masum fanteziler değildir. Kurtlar Vadisi de ilkleri içinde barındıran dizi olma özelliği ile 10. yılında hala ayaktayken izleyicisi hakkında bilimsel araştırmaların yapılmasını hak eden bir yapımken akademisyenler neden yerinde saymaktadır işte anlamadığım kısımda budur. Şiddetli karalama eleştirileri yerine asıl ele alınması gereken kısmı izleyici profili olan diziyi umarım akademisyenler bu yönüyle de değerlendirip 10. yılında dizinin gerçek anatomisini oluştururlar. Daha nice yıllara diyemediğim tek dizi olsa da sevenlerine ve yapıma saygısızlık etmeden başarılarını da alkışlıyorum buradan. Gerçekten şimdiye kadar başarılmayan, yapılmayan birçok şeyi Kurtlar Vadisi tek başına başarmıştır. Bu da yapımın başarısıdır. Karakterlerle saçma olduğunu bile bile içselleşen izleyici yaratmak. Ve 10 yıldır aynı seyirle izlenmek… Tebrikler… OYA TEKİN / MEDYABEY oyatekin@gmail.com https://twitter.com/#!/oyatekin (@oyatekin) http://yurthaber.mynet.com/yazarlar/tum/1/o.tekin35 http://blog.milliyet.com.tr/seyircinin-azmi–emir-in-yolu-nu–bitirdi/Blog/?BlogNo=393613

 

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com