JALE ŞEN/KIZILELMA İLE İLGİLİ SÖYLENMESİ GEREKEN

TRT 1 ekranlarında bu akşam (15 Ocak) saat 19:50 itibariyle, her işi ayrı ses getiren Osman Sınav’ın yapımcısı olduğu ve aynı zamanda da yönetmenliğini yaptığı Kızılelma başladı.

Oldukça geniş bir oyuncu kadrosu olan Kızılelma’da başrolleri Furkan Palalı (Murad Altay), Pelin Akil (Zeynep Gevher), Zeynep Eronat (Meryem Kadıoğlu) ve Erdal Cindoruk (Hasan Kırımlı) paylaşıyorlar.

Senaryosunu Süleyman Çobanoğlu’nun yazdığı Kızılelma, Türkiye’nin istihbarat savaşlarını konu alıyor. İlk bölümde dizi Şanlıurfa Ceylanpınar’da Suriye sınırında nöbet tutan iki askerle, Murad Altay (Furkan Palalı) ve Şeker Ahmet (Mesut Yılmaz) ile selamladı izleyiciyi. Nöbet esnasında 200 kişilik bir grubun saldırısına uğrarlar ve olayların arkası bundan sonra hızla gelir. Murad’la Şeker Ahmet’in bu kalabalık grupla çatışmaları ve bu esnada bölüklerinin de duruma dahil olmalarıyla büyük zafer kazanılır, Murad’la Şeker’e birer başarı nişanı takılır, 5 günlük de izin verilir. Komutanlarıyla aralarında geçen diyaloglarla birlikte biz de anlarız ki Murad arızalı bir askerdir. İsmine takık olan Murad, mazallah adını Murad değil de Murat olarak söyleyene her yerde dalmaktadır, ağzını burnunu kırmaktadır. Ne komutan, ne alt, ne üst tanır kısaca. (Kızların bayıldığı tiplerden yani).

osman-sinav-kizilelma

 

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın komutanı Meryem Kadıoğlu (Zeynep Eronat) televizyonda izlediği Murad’ın hemen araştırılması ve kendisine getirilmesini için emreder çalışanlarına. Bu sahnede Meryem komutanın betinin benzinin atmasından, hafif bir şok atlatmasından (ya da panik atak da geçirmiş olabilir) anlıyoruz ki Murad’la Meryem komutan arasında bir bağlantı vardır.

Arıza Murad MİT’e, Meryem komutana getirilir, burada Murad’a teşkilata girmesi için teklifte bulunur. Murad olmaz molmaz filan der, beylik laflar eder filan ama sonra bölüğüne döndüğünde tek başına kaldığında Mete Horozoğlu’nun 20 yıl sonraki hali gibi bir baba belirir hayallerinde ve oğluna ”vatanın için yaşa, aşkın için öl” der. İşte o an nolduysa artık Murad’ın beyninde şimşekler çakar ve arıza Murad bu izli görevi kabul eder.

Bizler bu arada Murad’la, artık can dostu kıvamına erişmiş olan Şeker Ahmet’in aralarındaki komik diyaloglara şahit oluyoruz. Ahmet Şeker’i Mesut Yılmaz canlandırıyor ve onun için daha ilk gördüğümde söylediğim şey ”çok iyi” oynadığıydı! Yılmaz, doğal ve cidden komik. Yani oynamıyor da ‘o öyleymiş’ gibi.

Türk Mitolojisinde özellikle Oğuz Türkleri için ‘ilerlemenin’ bir sembolü de olarak, Türk Devletleri için bir hedefin ve amacın simgesi şeklinde tanımlanan Kızılelma, diziye adını koyarak Osman Sınav ve Süleyman Çobanoğlu’nun elinde belli ki güzel yoğrulmuş. Diyaloglarının anlamlı, ara ara mesaj içeren ama bunu alttan, çok da göze batırmadan yapan, özellikle Ahmet Şeker’i oynayan Mesut Yılmaz’ı ve ekrana çok yakışan, çok da iyi oyunculuğu olan Furkan Palalı’yı buluşturarak oyuncu kastının da yerli yerinde, isabetli yapıldığını seyircisine ispatlıyor.

Osman Sınav kendi insanının televizyonda ne izlemek istediğini iyi bilir. Bunda, yıllardır bu işin içinde olmasıyla birlikte tabii ki gözlem yeteneğinin de çok iyi olması etkili. Az önce de söylediğim gibi kahramanlar arasındaki diyaloglar gerçekten çok iyi. Sınav, MİT gibi, söylendiğinde dilde, duyulduğunda kulakta ‘sert etki’ bırakan bir kavramla daha ilk bölümden seyircisini sıkmamak, diziye ısındırmak için oyuncular arasındaki diyaloglara espriler yüklemiş. Çok da iyi yapmış. Şeker Ahmet’le Erdal Cindoruk (Hasan Kırımlı) Kızılelma’yı bu bölümde şenlendiren isimlerdi!

KIZILELMA2

Oyuncu kastını, kurgusunu fazlasıyla beğendiğim Kızılelma’nın görüntü ve sanat yönetimi ciddi ciddi çok iyi. Sinema filmine yakın çekimleriyle birlikte dizinin ışığı özellikle dikkatimi çekti. Işık bir yapımda önemli. Işığın ve renklerin, tonlamaların iyi olması dizinin içine girebilmemizde etkili. Ayrıca, müziklerini Aria’nın yaptığı Kızılelma’da dikkatimi çeken başka bir iyi durum da, son zamanlarda dizilerde yapılan yanlışın burada tekrarlanmamış olması. Müzik, yavaşça alttan, diyalogların önüne geçmeksizin, sahnelerin ruhuna uygun biçimlendirilmiş. Buradan görüntü yönetmeni Yusuf Akkuş’u, sanat yönetmeni Yelkan İşkorkutan’ı ve kurgu yönetmeni Murat Önal’a selam çakıyorum!

İlk yönettiği dizi Süper Baba’yla Türk izleyicisinin kalbinde apayrı bir yer edinen Osman Sınav daha sonrasında Deliyürek’le hepimizi ayrı ayrı deldi geçti. 2002’de Ekmek Teknesiyle tanıştık, sevdik. Kurtlar Vadisi’nin ilk bölümünde Ekmek Teknesi’nin fırınıyla sokağından dizinin müdavimlerine göz kırpan Osman Sınav ışıltılı zekasından da örnekler veriyordu aslında bugünlere dair. Daha çok dizileriyle bilip öyle sevdiğimiz Osman Sınav’ın sinemayla buluşması 1987’lerde başlasa da bizler, daha çok Deli yürek: Bumerang Cehennemi’yle sinemada varolduğunu sanır ve yanılırız. Sınav, izleyicisinin nabzını iyi tutan, Türk aklını ve tepkilerini iyi bilen, zeki ve akıllı bir yönetmen.

Sosyal medyadan da diziyle ilgili tepkileri izlediğimde çok olumlu geri dönüşler olduğunu görüyorum. Bütün olarak baktığımda kaliteli bir yapımla buluştuğumuzu söylüyorum ve tüm dizi ekibini kutluyorum.

JALE ŞEN/MEDYABEY

http://jeansmisin.com

https://twitter.com/bittereniyisi

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com