KAYIP’IN KALİTESİ TARTIŞILMAZ MI?(ANALİZ)

Her yerde Kayıp olunca Cuma Medcezir yerine Kayıp izledik. Hatta tüm hafta.

Yani söylemeye çalıştığım Kanal D her yeri Kayıp’a boğunca nereye dönsek ona çarptık ve izledik. İnternette, aralarda, ard arda tekrarıyla,vs.

Diziyle ilgili ön görüşüm malum herkes gibi kaliteli bir yapım olduğunu kabul ediyorum. Macerayı iliklerinizde hissediyorsunuz, teknikler, çekimler, görüntü kalitesi çok başarılı.

Hepsi tamam ama İrfan Şahin ayrıcalığıyla herkesin alkışlaması, işte burada duralım.

Yolumuz İrfan Şahin’e düşer bir gün anlayışıyla onca kalemin alkışlayıp işi özgün bulmasını doğru bulmuyorum.

Kayıp’ın öyküsü İrfan Şahin’inmiş. Peki, Kızım Nerede’yi de mi İrfan Şahin yazdı yoksa 2010’dan beri üzerinde çalıştığı proje bir şekilde sızdı da Kızım Nerede olarak mı çıktı ortaya sorusunu sorarım ben de.

Çünkü arada öykü anlamında çok fark göremiyorum.

Zengin ailenin çocuğu kaçırılır. Geçmişten gelen sırlar ve düşmanlıklar yüzünden. Olayı araştıran kişi ailenin ve geçmişin sırlarını ortaya çıkarır.

Bu durumda hikâyeyi özelleştiren nedir? Ya da özgün kılan.

Benzerlerine de üstelik birçok polisiye filmde, dizide çok fazla rastlamışken tek başına da en yakın tarihli Kızım Nerede de görmüşken öyküye bu kadar ayrıcalık tanınması ya da kişiye ait öykü gibi yansıtılmasını doğru bulmuyorum.

Yani özel, özgün olağan üstü bir öyküdür diyemeyiz. Sıradan ve yapılmış denenmiş tekrarlı öyküdür diyebiliriz ancak.

Ha İrfan Şahin’in esinlenerek yaptığı değişikliklerle öykü farklılaşarak karşımıza çıkmıştır. Ve kendisinin eski bir polis olmasının verdiği ayrıcalık öyküye yansımış benzerlerinden farklı kılmıştır diyebiliriz işi.

Kaldı ki İrfan Şahin’in kendisi de pek çok şeyin etkileşimiyle yaptığını söylüyor.

Onun ötesindeki söylemler ise reklamın taraflı yapılmasına girer ki şu an tam da bu yapılmakta.

Bu önemli konuyu bir kenara bırakırsak işteki bana göre başarı kaçırılan çocuğu canlandıran Erhan Can Kartal’ın oyunculuğu ile senaryonun akılcılığındadır.

Diğer oyuncuları abartılı buldum. Belki ilk bölüm olmasından belki de fazlaca Amerikan piyasasında yer edinme adına abartılmıştı karakterler.

Hepsi de kendilerini ispatlamış başarılı oyuncular olmasına rağmen oynadıkları karakterleri hayata geçirmeleri fazla abartılı duruyordu. Bunun sebebi de dediğim nedende yatıyor olabilir. Bir süre sonra bu seyirciyi yorar ilerleyen bölümlerde bunun üzerinde durulmalı diye düşünüyorum.

Replikleri ise beğendim. Çok fazla argo hâkim olsa da böyle bir yapıma uygun ve yerinde kullanılmış.

Zeynep Günay Tan farkı zaten işin kalitesini yükseltiyor bu da diziyi güçlendiriyor.

Geçişler, kurgu ve dediğim gibi senaryonun akılcılığı diziyi başarılı kılıyor. İşin bir güzel yanı da hikâye tamam ve sakız gibi uzatılmadan tadında 39 bölümle sınırlandırılmış olması.

Hitap ettiği kesim belli ve o kesimle Cuma günü ilk üç içinde yerini korur. Ve Kanal D’nin kendi işi olduğu için de her türlü ayrıcalıkla korunur.

Ama tüm bunlara rağmen Cuma’nın galibi Karagül ve Dila Hanım başlayınca dengeler yer değiştirecektir.

Yani kanallar bu yıla da iyi hazırlanamamış öyle habersiz Türkiye yaratmakla bu işler olmuyor.

Ha birde TNS ve SBT ortak çalışma kararı almış. Yaptım oldu izleyin ey ahali devri kapanıyor. Burun kıvrılan SBT işin içine girince reyting çarpışması haber kaldırarak değil emek vererek olunacağı ve ısrarla altını basa basa söylüyorum bizden ve bizim olan özgün işler oldukça yükselir.

Yoksa ne yapsanız boş…

OYA TEKİN / MEDYABEY

oyatekin@gmail.com

https://twitter.com/#!/oyatekin (@oyatekin)

http://yurthaber.mynet.com/yazarlar/tum/1/o.tekin35

http://blog.milliyet.com.tr/cuma-gunu-penguen-yerine-hababam-sinifi—medcezir-yerine-kayip-izledik/Blog/?BlogNo=429359

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com