Karagül Cumanın efendisi olabilecek mi?

Henüz yayınlanmadan yazmış olduğum yazımda Karagül’ün cuma günü yanlış seçim olduğunu söylemiştim. Cuma, rekabetin en fazla olduğu günlerden biri malumunuz. Bu rekabetin tam da ortasında kendini sağlamlaştırmış dizilerin karşısına çıkmak büyük cesaret.

Merak uyandırıcı bir öyküye sahip olmasına rağmen bu sebeplerden dolayı Karagül’ün işinin zor olduğunu söylemiştim.

Ancak Karagül beklenenin oldukça üstünde bir öyküyle karşımıza çıktı. Ve bir bakıma aynı topraklarda olan başka bir öyküyle cuma günü yayınlanan Dila Hanım dizisinin son bölümlerindeki kötü senaryosu da Karagül’ün önümüzdeki günlerde daha iyi bir çıkış yakalayacağının göstergesi gibi duruyor.

 

Karagül’de tek tek oyuncuları saymaya bile gerek duymuyorum. Hepsi kendini ispatlamış isimler ve dizide de oldukça başarılılar.

Dizinin en önemli karakteri Ece Uslu, çünkü dizi bir kadın hikâyesi ve burada da Uslu’nun oynadığı “Ebru” karakterinin yaşadığı ve yaşayacaklarıyla anlam kazanıyor dizi.

Ece Uslu beğendiğim bir oyuncu buradaki Ebru karakterine de çok iyi uymuş.

Dizinin FOX TV’de olması sebebiyle endişelerim var. FOX TV’nin bugüne kadar pembe dizi mantığında yer alması sebebiyle bu dizininde zaman içinde pembeleştirilmesinden korkuyorum. Konusu bu kadar zengin ve gerçeğin içinden gelen bir dizinin umarım ilerleyen zamanlarda özüyle oynanmaz zira şu anki merak uyandıran öyküsüyle devam ederse adından sıkça söz edilecek ve bu yıl FOX’a en iyi getirisi olan işi olacaktır.

Dizinin henüz bir bölümünü izlediğim için çok fazla detaylı irdeleyemeyeceğim şimdilik ama Asmalı Konak benzetmelerini neye dayanılarak yapıldığını anlamak da zorlanıyorum.

Yani sırf konakta çekilmesi ya da Özcan Deniz’in bir bölüm oynaması mı Asmalı’ya benzetmiş diziyi. E o zaman Yavuz Bingöl Ece Uslu ikilisi Zerda’da oynadığı için de Zerda’yı anımsatıyor mu diyelim!

Şimdi bu mantıkla bakınca her konak dizisine Asmalı mı demeliyiz? Ya da benzer karakterleri oynayan aynı oyunculardan dolayı Asmalı’ya mı bağlamalıyız?

Asmalı Konak dizisinin senaryosunun uzağından bile geçmeyen bir dizi var ortada.

Asmalı’nın Bahar’ı kuma değildiki hiçbir zaman. Dicle bir gecelik ilişkiyle Seymen Ağa’dan çocuk sahibi olmuştu konakta da kalmaya mahkum olmuştu.

Ama Karagül’deki “Narin” karakteri bildiğimiz doğu mantığı içerisinde evlendirilmiş teyze kızı. Yani evde çalışan hizmetçi değil, bir gecelik ilişki de değil. Üstelik öldürülen kocadan çocuğu yok aksine Ebru’nun çocuğuna annelik yapıyor. Yeri gelmişken Özlem Conker’in de başarısını Narin karakterine kattıklarını es geçmeyeyim. Oldukça başarılı bir performans sergilemiş.

Ebru karakteri ise nikahlı hiçbir şeyden haberi olmayan hatta oğlunun bile öldüğünü sanan bir erkeğe kendini adamış şehirli bir kadın. Bahar Seymen aşkından çok uzak, Bahar karakterinden de çok uzak.

Sadece bir erkeğin sunduklarıyla yetinen, anlattıklarını bilen ölümüyle gerçeğe dönen savunmasız saf bir kadın Karagül’ün Ebru’su. Yüzlerce var olan kadından biri.

Özcan Deniz yani eskilerin Seymen Ağa’sı şimdilerin Murat’ı, abisi tarafından öldürülüyor; tek bölümle bile Asmalı’daki Seymen’den uzakken bu benzer birçok benzemezlikler içinde Asmalı’ya nasıl bağlanıyor dizi çok merak ediyorum açıkçası.

eceuslu-karagul

Üstelik Bahar Seymen aşkı masalsı bir aşkken burada bir masal yok gerçekler var. Doğu’da birçok kadının başına gelen şehirli eş çocukları ve bilinmezlikler. Sakat erkek çocuklarını yok sayma, erkek çocuklarına verilen önem. Mal hırsları. Kadının yeri.

Özetle, bizden bir öykünün dizi hali. Bir kadın öyküsü.

Yani dizileri eleştirirken birçok eleştirmenin hangi noktadan baktığını bazen anlamakta zorluk çekiyorum. Beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz bunun açıklamasını yaparken sırf eleştirmek için hiç alakası olmayan kalıplara sokmak bu mantığı anlamıyorum.

Üstelik Asmalı Konak Ürgüp’te çekilmişken bu Urfa Halfeti’de çekilmiş bir dizi neresinden bakarsanız bakın benzerliği olmayan bir işi benzetmek neye dayanılarak yapıldı gerçekten anlamıyorum. Yani Asmalı sevildi bunu da benzetirsek izleyici izler diye düşünülerek söyleniyorsa onu bilemeyeceğim ama o mantık da seyirciyi küçümsemekten öteye gitmiyor ne yazık ki.

Bunlardan birine bakalım neden benzetilmiş;

Milliyet Cadde yazarı Ali Eyüboğlu 29.03.2013 tarihli yazısında şunları söylüyor.

Ancak “Karagül” bana biraz “Asmalı Konak Halfeti” gibi geldi.

Çünkü “Asmalı Konak’taki gibi “Karagül’de de bolca avlulu taş evler, yaşadıkları yöreye birkaç gömlek fazla gelen ha bire yemek yapan güzel kadınlar var.

Şimdi sırf bolca avlulu taş evler ve güzel kızlar yüzünden Asmalı Konak demek diziye de yörenin kızlarına da haksızlık.

Bir kere bölgenin kızları çok güzeller Sayın Eyüboğlu, kaldı ki dizilerin görsellik istediğini en iyi siz bilirsiniz.

Avlu ve taş evlere gelirsek Sıla’da da bu çokça fazlaydı Büyük Yalan’da da kaldı ki Karagül’e gelene kadar bir yığın Konak dizisi çekildi. Yani sırf Asmalı’nın avluları yüzünden Konak dizisi çekilmesin mi? Senaryo benzemedikten sonra bu ufacık ayrıntılarla benziyor demek haksızlık değil mi? Oldu olacak Zerda’ya benzetseydiniz de tam olsaydı.

Tabii Eyüboğlu’na haksızlık etmeyeceğim bir de hiçbir gerekçesi olmadan benzetenler var onlara hiç girmeyeceğim en azından Eyüboğlu ufak bir benzerlik bulmuş.

Dizinin bana göre şimdilik tek ve en büyük ayıbı Halfeti’yi Antep’e bağlamaları. Hadi dizideki kokoş bilmiyor Özcan Deniz’in canlandırdığı Murat karakteri kokoşu niçin düzeltmiyor? Bu düzeltme olmayınca ve sık sık dizide Antep kullanılıp Urfa es geçilince Antepli iş adamlarından destek mi alındı da Urfa’ya ayıp ediliyor düşüncesi hakim oluyor ki o zaman neden Halfeti’de çekildi gidip Antep ilçelerinden birinde çekilseydi diyesim geliyor.

Bu önemli yanlışlık dışında bir de senarist değişimine değinmek istiyorum. Sema Ergenekon ve Eylem Canpolat ile başlayan dizi, Pınar Uysal ve Funda Çetin ile devam ediyor. Öyküsü Sema Ergenekon ve Eylem Canpolat’a ait olan dizinin bu değişikliğe neden ihtiyaç duyduğunu anlayamasam da şu an ellerinde olan işlerin çokluğuna bağlıyorum. Yine de onların kalemiyle kendilerine ait olan bir öykünün daha iyi dile gelebileceğine inanıyorum. Umarım senaryodan tam desteklerini çekmemişlerdir.

Bir diğer ayrıntı da Özcan Deniz’in konuk oyuncu olarak geri dönme olasılığı. Bu durumda Yavuz Bingöl faktörü nasıl işlenir bilemiyorum ama dizinin kendi içindeki esrarengizliği Özcan’ın bir hayat sigortasına bağlanmasına neden olabilir gibi duruyor. Abisiyle anlaşmalı bir ölüm oyunu. Borçlardan kurtulmak için bir hayat sigortası.  Neticede “bir planım var” demişti Murat abisine oysa ki sonrasını bilmiyoruz. Bildiğimiz mal ve erkek çocuk kavgasıyla abisi tarafından öldürülen Murat.

Dizinin müzikleri de bölgenin dokusuna uygun ama ilk yazımda da söylediğim gibi jenerik müziğinde fazlaca Aşk Ceza dizisinin izleri var. Ben o hissi alıyorum en azından.

Özetle dizinin seyri de konusu da iyi FOX pembeleştirmedikten senaristler de özgün içeriğinden uzaklaşmadıktan sonra cuma günü bu yıl olmasa da gelecek sezon çok daha iyi yerlerde olacaktır dizi. Bu yıl eğer var olan yapımlar pembeleşmekten çıkıp, kendilerini biran önce toparlamazlarsa ellerindeki seyirciyi Karagül’e kaptırmaları yakındır. Şu anki tabloda zaten bunun göstergesidir.

OYA TEKİN / MEDYABEY

oyatekin@gmail.com

https://twitter.com/#!/oyatekin (@oyatekin)

http://yurthaber.mynet.com/yazarlar/tum/1/o.tekin35

http://blog.milliyet.com.tr/asmali-konak-a-baglanan-karagul-ve-dila-hanim-in-pembelesen-halleri/Blog/?BlogNo=412907

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com