ERKAN PETEKKAYA’ YA HAKSIZLIK VE KARADAYI’ NIN SORUNU

Sina Koloğlu, 11 Kasım Pazar günki yazısında Erkan Petekkaya’nın yorgun olduğuna değinmiş iyi niyet içerisinde bir yorumda bulunmuş aslında.

Bizim yememiş içmemiş magazin medyamız da bu sanki kendi haberleriymişçesine “Erkan Petekkaya’ya bir haller oldu” manşetiyle bunu sayfalarına taşımışlar.

Neymiş yorgunluktan moral bozukluğundan dem vurmuşlar. Bir adım daha ileri giderek bu yorumu parçalayıp reyting korkusundan panik atak hastalığına yakalandığına bağlamışlar.

Starlık gömleği ağırdır taşıması da zordur. Ancak öyle isimler vardır ki onlar yaptıkları işi bilirler. Bildikleri için de işe göre isim değillerdir.  İş başarılı olsa da olmasa da onlar hep vardır. Bu yüzden böyle isimlerle alakalı güya haber yaptığını sanan insanlara sadece gülünür.

Yahu, adamın reyting korkusu neden olsun? Bu dizi olsa da olmasa da Erkan Petekkaya, ismini bu sektöre kazımıştır. Aynı Kenan İmirzalıoğlu gibi Mehmet Aslantuğ gibi, Selçuk Yöntem gibi.

Şimdi Veda dizisi başarısız diye Mehmet Aslantuğ ya da yakın zamanda yayından kalkan Son Yaz Balkanlar’ın oyuncusu Tardu Flordun kendini mi sorgulasın? Bu isimlerin reyting kaygısı olması için oyunculuklarından kuşku duymaları gerekir ki onların böyle bir kuşkuları olduğunu sanmıyorum. Tabii ki herkes yaptığı işin başarılı olmasını ister ama her işlerinde başarılı olmayacaklarını bilecek kadar da dünkü bebe değiller…

Beceriksiz senaristlerin, tükenmiş kalemlerin, kendilerini tekrarlamaktan öteye gidemeyen piyasanın yanlışlıklarının faturasını oyunculara çıkaran sizlerin dönüp önce bir kendi haberciliğinizi sorgulamanız gerekmez mi?

Sanki bu isimler tek bir rolle şöhreti yakalamışlar, sanki bu insanların öncesi yok sonrası da olmayacak gibi kendi kaygılarınızı kirli kalemlerinize yansıtıyorsunuz.

Ali Kaptan’la Ezel’e bağlanmış çıkamıyorsunuz

Bu söylemler üzerine birkaç haftadır izlemediğim bölümlere bir bakayım dedim. Hani Ali Kaptan’dan çıkamıyorlar ya bir de yorgun, feri kaçmış gözlerden bahsediyorlar. O bölümlerin bütününü izleyince benim gördüğüm tek şey sevdasına karşılık alamamış bir adamın bitikliğiydi.

Eee bu da oyunculuk başarısıdır. “Bitik bir adam” demek o kadar iyi yansıtmış ki herkes de bunu gerçek Erkan Petekkaya’ya bağlamış. Çünkü aynı Erkan Petekkaya’nın magazin programlarındaki verdiği görüntülerde bu yüz ifadesi yok. O zaman sallama haberlerin derdi başka!

Ha şunu söyleyebiliriz, Erkan Petekkaya’ya biraz daha makyaj yapılabilir yakın çekimlerine biraz daha özen gösterilebilir. Çünkü sadece Erkan Petekkaya değil dizideki herkesin yakın çekimlerinden ekrana yansıyanlar kötü duruyor. Bu da oyuncuların değil çekim hileleri kullanmayan ekibin hatası.

Bir de Ali Kaptan’a bağlanmaktan geri kalmayan medya gözlerimiz var. El insaf bu adam Ömer iken de Galip Türker iken de sevdiği kadından cevap alamayınca kendini kaybediyordu. Yani Ali Kaptan’dan çıkamayan sizlerken seyirci onu Rıza’ya bağlarken sizin magazin köşe yazarlığınızı, TV eleştirmenliğinizi bir daha sorgulamanız gerekir. Zira aynı meslekten geliyoruz ama iyi ki olayı sizin gördüğünüz yerden görmüyorum; iyi ki de gözlerim ve algılarım sizler gibi tek noktada değil. Yoksa sizi okurken sizin gibi düşüneceğim nerdeyse.

Erkan Petekkaya’ya dizilerinden sadece birinin tamamını izlemiş kendisine ciddi ön yargıları olan ben, o diziden sonra “Sonbahar” dizisi dışındaki dizilerini takip bile etmedim. Yani gününde her bölümünü izlemedim diğer işlerinin. Buna rağmen sizin gördüğünüz yerden görmüyorum; geriye dönük inceleyip araştırmadan ne kişiler ne de diziler hakkında yazı yazmıyorum. İlk kez Sonbahar’dan sonra Dila’ya şans verdim ama ilk iki bölümden sonra benim beklentilerimle örtüşmedi.  Ama bunu sizler gibi oyunculara bağlamayacak kadar ya da birilerinin isteklerini yerine getirmek için Ali Kaptan’a bağlamayacak kadar profesyonelim.Kaldı ki Dila Hanım dizisindeki at arkasında yerlerde sürüklenme sahnesi çok bildik bir Türk Filmi sahnesi.

Şimdi Dila Hanım’ın Rıza tarafından filmde bir zorla sahip olma sahnesi de var. Dizide bu kullanıldığında da Allah bilir hemen Ali Kaptan’ın Cemile’ye tecavüzüne bağlarsınız. Üstüne de giydirirsiniz. Bu adamın Köpek dizisiyle en iyi erkek oyuncu ödülüne aday gösterildiğini unutur, unutturursunuz.

Dila Hanım dizisine gelirsek;

Dila Hanım dizisi hem başarılı hem başarısız oldu

dila-hanim

Başarılı oldu çünkü görsel algıda verdikleri görüntüde sorun yok. Ancak dizinin işleyişinde kurguyu ekrana geçirirken zayıf davrandılar. Çok fazla senaryo hataları yaptılar. Şu an filmle paralel gidiyor. Ama bu yetmiyor. Bir de bu diziyi diğer uyarlamalardan ayıran ve zorlayan en önemli şey şu Kadir İnanır-Türkan Şoray ikilisinin oynadığı filmler seyirci tarafından koruma altında. Tek başına alınan filmler bu şekilde sorun yaşamazken Huzur Sokağı örneği gibi ya da başka örnek yapımlar gibi bu ikilinin birlikte hayata geçirdikleri filmlerin dizi haline getirilmesine seyircinin ambargosu var. Bu bariz bir şekilde de hissediliyor. Buna rağmen bu kadar reyting sıralamasında yer alıyorsa 30’larda değil de ilk beş altının içinde yer alıyorsa diziye başarısızdır demek sadece “laf olsun konuşayım” demek gibi bir şeyden öteye geçmiyor.

Reytinglerine gelirsek, cuma zor bir akşam; tüm ağır toplar cuma yarışında. Bu yarışta da seyirci her hafta aynı diziyi izlemiyor. Bir hafta bir dizinin reyting tablosu değişirken diğer hafta diğer dizinin reyting tablosu değişiyor. Bu şekilde baktığımızda dizi hiç de başarısız değil. Kanalın şu an iş yapan tek dizisi. Çünkü Muhteşem’e hazır kondu. Başka hazır konduğu yapımlarla birlikte. Yani yeni iş olarak diğer işler arasında reytingi iyi olan tek dizisi. Ha geçen yılların tablosuyla beklentiler içine girilirse bundan sonra hiçbir kanal eski verilere ulaşamayacak, çünkü seyirciyi küstüren, hakaret eden yapımcılar, yönetmenler, senaristler olmaya devam ettikçe ve kanallarda seyirciye bir finali bile çok görüp bilgilendirme yapmadan dizileri yayından kaldırdığı sürece seyirciye dizi yayından kaldırılırsa korkusu yaşatılırsa o sonuçları yakalayamayacaklar. Ancak şu an aldıklarıyla birinci, ikinci v.s olmanın mutluluğu ile kendilerini avutacaklar. Aman bu başarısız duruşlarını oyunculara yüklemesinler zira o devirler çoktan geçti, seyirci atık yemiyor.

karadayi-dizisi

Kabadayı rolü Kenan’a yapıştı…

Kenan’a gelirsek ben en başında söylemiştim demek istemiyorum senaryoyu yazan kalemler her dizilerinde biraz ondan biraz bundan yazarlar. “Bu dizi özgün değil” derken henüz dizi yayınlanmamıştı. Bugün geldiğimiz yerde de durum ortada. Bu da kusura bakmasın kimse ama Kenan İmirzalıoğlu’nun değil üç beş senarist dışında başka senaristle çalışmayan gerçekten kendi özgün senaryoları olan isimleri es geçen yapımcıların ve kanal yönetimlerinin suçudur.

 

Yıllardır Kenan’a kabadayı rolü giydirilmiş öyle de devam etmiştir. Kabadayı adı “Karadayı” olsa ne olur olmasa ne olur. Dizi izleniyorsa bu dizideki oyunculardan kaynaklıdır. Aldığı reytingler sıralamada oldukça iyi olduğunu gösterse de bu başarı değil. Eski dizilerde alınan reytinglere bakıldığında durumun vahameti ortadadır. Bence yapımcıların ve kanalların oturup artık kendilerini sorgulama zamanı geldi. Bu gidişle yeni yeni gelişmekte olan sektör ciddi yaralar alacak. Böyle giderse ortada ne oyuncu ne de yapımcı kalacak, benden söylemesi.

Bergüzar Korel oyuncu değilmiş…

Kenan İmirzalıoğlu demişken Armağan Çağlayan, Bergüzar Korel için “oyuncu diyenin kalbini kırarım” demiş. Bir yere kadar “doğru” söylediği; peki biz de soralım sayın Çağlayan’a Gizem Karaca ve Beril Kayar ne kadar oyuncu? Kaldı ki yapım olarak siz oyunculuktan çok güzelliğe önem verirken elinizde oyunculuğu ispatlanmış ( Behice rolü için söylüyorum bunu ) insanları da kendiniz harcarken böyle bir söylemde bulunmanız ne kadar doğru?

bergüzar-korel

Hani her yapımınızda kalite kokar, gerçek oyuncu oynatırsınız “vay be Armağan Çağlayan ne doğru konuşmuş” deriz de siz tersini yaparken böyle bir söylemde bulunmanız akla başka şeyler getiriyor, ona hiç de yakışmıyor.

Kendisi “star avcısı” olma konusunda uzman; popülizm ve fanatizm yaratıcılığında da üstüne yok ama gerçekte oyuncu avcısı değilken ve buna da önem vermezken bunu eleştirecek en son kişi.

TV görselliği ön plana alır oyuncu olması ya da olmaması önemli değildir. Seyirci de buna göre izler. Kabul eder. Bunların arasından pek azı gerçekten oyuncudur ve güzeldir. Ama diğerleri Armağan Çağlayan gibilerin ve magazin medyasının şişirmesidir. Oyunculuksa ya vardır ya vardır. Yani okullu da olsan mankenden bozma dünya güzeli de olsan doğarken sana uğramamışsa bu ne yaparsan yap oyuncu olamazsın. Anca siz şişirdikçe insanlarda yer aaa bu ne güzel oyuncu baklavaları, göğüs bacak bilmem ne frikikleriyle başımızda oyuncu unvanıyla anılırlar.

OYA TEKİN / MEDYABEY

oyatekin@gmail.com

https://twitter.com/#!/oyatekin (@oyatekin)

http://yurthaber.mynet.com/yazarlar/tum/1/o.tekin35

http://blog.milliyet.com.tr/erkan-petekkaya-dan–ferdi-tayfur-a–okan-bayulgen-den-berguzar-korel-e-neler-olmus-neler-/Blog/?BlogNo=387859

 

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com