KANAL D TANITIMI: AKSİYON OLSUN, HEYECAN DOLSUN!

kanald1

Tanıtım filmi, Kanal D’in çok iddialı yeni bir dizisinin tanıtım filmi gibi. Bu öyle bir dizi ki, kanalın en önemli dizi oyuncuları bu filmde rol almış sanki. Çünkü ilk esrarengiz metal çanta seyircinin evine ve beğenisine aksiyon dolu sahnelerle yetiştirilmeye çalışılırken, kanalın bir çok dizisinin oyuncuları ellerinde benzer metal gri çantalarla ortalarda esrarengiz ama sakin sakin dolaşmalarının ne anlama geldiğini hala anlamlandıramadım. Ama şifreli çantanın şifresiz açılmasını D-smart ve Digitürk gibi şifreli kanallardan ayrışmak için yapıldığını varsayarak anlamlandırabildim mesela.

Film Batı Ataşehir’de 16 katlı yeni bir iş plazasının tepesindeki helikopter pistinde başlıyor. Helikopterden alınan ve Kanal D’nin mesajını taşıdığı anlaşılan metal çanta, Ataşehir’deki binanın değil de nedense Bağcılar’daki Doğan TV Center’in asansörünün 2. katından aşağı indiriliyor. Dönerli ön kapısından da dışarıya çıkarılıyor. Komik değil mi? Şifresiz metal çantanın film boyunca aksiyon olsun, heyecan dolsun diye başına gelmedik kalmıyor. İtiliyor, kakılıyor, öpülüyor…

Filmde helikopter çekimlerinin Ataşehir bölgesinde yapıldığı anlaşılıyor. Ama bu görüntülerin araba, tekne gibi farklı mekanlardaki çekimlerde aynı anda sanki çanta, havadan takip ediliyormuş izlenimi vermek için filmin o bölümlerine tekrar-tekrar kurgulanması ise seyirciye saygısızlık ve yine tam bir senaryo fiyaskosu.

kanald2

Motorlu kızımızın önce Haliç köprüsünden geçip, Ataşehir üzerinden tekrar Haliç’e gelmesi de başka bir fiyasko. Maalesef böyle daha çok kare var…

“Türkiye’nin Kanalı” sloganına sahip bir ana kanalın yerli dizilerini Hollywoodvari bir aksiyon filmi ile sunmasında tabii ki hiç bir sakınca yok. Ancak özgün bir senaryo ile çok daha başarılı olunabilirdi. Hatta Hollywood ’ta yayınlanacak ve ajansına referans olacak müthiş bir iş bile çıkardı. Ama tabii ki bu da doğru ve sağlam bir pazarlama stratejiyle mümkün olabilirdi. İkisi de olmayınca “aksiyon olsun, heyecan dolsun” maalesef.

Filmin olumlu tarafına gelince; Taken2, Game ve James Bond gibi aksiyon filmlerini aratmayan sahnelerle dolu olması ve bunların İstanbul’da çekilmesi çok önemli. Ülkemizde bir TV’nin kendi kanalında oynayan yerli yapımlardan daha heyecanlı ve güzel aksiyon sahneleri çekebilmesi oldukça önemli. Bundan böyle yerli beyaz dizilerimizde daha iyi aksiyon sahneleri bekliyoruz ona göre.

Kreatif ajanslığını Emrah Yücel’in New York’taki ajansı I mean it Creative’in, direktörlüğünü kardeşi Erdem Yücel’in, prodüksiyonunu Larus’un, yapımcılığını ise Muzaffer Yiğit’in yaptığı büyük bir prodüksiyon.

Film; esas adam Rıza’nın (Beyazıt Öztürk’ün) Sancakair’e ait TC-HST kayıtlı helikopter ile Batı Ataşehir semalarında, FB Ülker Arena yanındaki 16 katlı yeni iş merkezinin H pistine inmesiyle başlıyor.

Macera Başlıyor!

Beyaz’ın helikopterle getirdiği, gizli şifreli ama şifresiz açılan, siyah omuz askılı, esrarengiz metal gri çantayı (Görevimiz Tehlike’de biraz daha küçük ve derin olanı kullanılıyor ve şifresiz açılmıyor biliyorsunuz) Koyu lacivert ceket, gri pantalon, koyu gri gömlek, siyah kravat, beyaz lastik tabanlı spor ayakkabı, açık mavi Urbanears kulaklıklı Emir’e (Sarp Apak’a) teslim etmesiyle 2 dakika 22 saniyelik “dandanan-dan” heyecanı başlıyor. (0’10”)
Filmin sonunda elden ele dolaşan bu şifresiz çanta (şifreli olsa D-smart ve Digitürk ile karıştırılır diye düşünüldü sanırım ) sonunda (1’ 44”) Arka Sokaklar dizisindeki polislerin kullandığı 34 ZG 9987 plakalı beyaz Fiat Ducato Van ile İstiklal Caddesi’nde Sultan’a (Nurgül Yeşilçay’a) saatte 60 km hızla giderken teslim ediliyor. O da çantayı ikinci ara sokakta, gündüz vakti (OPT) alıp yan sokakta yürüyen Umutsuz 5 Ev Kadını’na teslim ediyor. Onlar da çantayı alır almaz, yüksek topuklarla koşar adım hemen sağlarındaki ilk yeni yapılmış, apartmandan içeri giriyorlar. (2’00)

Görev Tamam!

Esrarengiz çantamız, apartmanın ilgili dairesinde, Umutsuz Ev Kadınları’nı beklediği anlaşılan, aynı zamanda bir ev hanımı olduğunu düşündüğümüz müşteriye ulaşıyor.

Müşteri tarafından beğenileceğinden emin tavırlarla açılan esrarengiz gri metal çanta, led ışıklar saçarak henüz 50 derece aralanmışken ciddi ve u-mutsuz olduğu anlaşılan genç ev hanımımızın yüzünde heyecan ve mutluluk ifadesi beliriyor. Bu öyle bir ifade ki, mutluluğun doğallığı diş macunu sponsorluğunu anımsatıyor. Bu gülümsemenin  müşterinin kendisine esrarengiz metal gri çanta içinde sunulanı beğendiği ve onayladığını anlamına geldiğini anlıyoruz.  Bu sırada filmdeki ilk ve tek dış sesi olan Beyaz’ın sesi duyuluyor: ” Görev Tamam. Başlıyoruz” (2’10”)

Kanal D’nin yeni yayın dönemi programlarının ışıltısını ifade eden ve çantadan çıkan göz kamaştıran ışık, çantadan çıkıp tüm eve yayılırken dairesel bir halka oluşturuyor. Kamera zoom-out yapıyor ve bina dışına çıkıyoruz. Çıkarken günün geceye (PT) döndüğünü görüyoruz. Bu dairesel ışığın aslında gökyüzünde ay gibi duran Kanal D’den (logosundan) geldiği anlaşılıyor. Bununla birlikte gökyüzünde bir helikopterin projektöründen aynı renk ışığı, şehri aydınlatmak için aşağı doğru çevirdiğinde birçok evin aynı ışıkla aydınlanmaya başladığını yani Kanal D izlemeye başladıklarını görüyoruz. (2’15”)

Beyaz’ın sesi ikinci ve son kez duyuluyor: “Heyecan dolu bir sezona hazır olun”… Son karede gökyüzünde parlayan bir Kanal D logosu ve “Türkiye’nin Kanalı” sloganı beliriyor ve film bitiyor.

Filmin Teknik Detayları

• Kurgusu (Editing) kes-yapıştır, aksiyonu bozma, müziği düşürme, seyirci anlamaz, gazla misali yakışıksız.
•Yapımı; sinematografi, görüntü efektleri olarak uluslararası standartlarda.
•007 James Bond ve Mission Impossible filmler gibi sponsorlukları (alınabilirmiş) seyirciyi rahatsız etmeyecek kadar özenli. (Otomobil, Saat, Ticari Araç, Gayrimenkul, Diş Macunu, Bayan Ayakkabısı, Motorsiklet, Sürat Teknesi, Çanta, Kulaklık, Güneş Gözlüğü …)

Filmin  İlginç Detayları

• Helikopter’den çantayı almaya giden Emir’in önce çantayı açmak istemesi. Bu arada Rıza’nın Emir’e, “açmana gerek yok” klarkı, sonra da Emir’in Rıza’ya “anladım” tribi.
• Batı Ataşehir’deki 16 katlı iş merkezinin çatısında Rıza’dan çantayı alan Emir’in, asansöre binmesi ve çantayı Bağcılar Doğan TV Center’ın 2. kat asansörüne binen İlker Ayrık’a vermesi. Ataşehir’de asansöre binip Bağcılar’dan çıkılması.
• Onun da çantayı  zemin katta, asansör kapısından bilinmeyen bir nedenle dışarı yerden kaydırarak fırlatması.
• Kayan çantayı yerde kırmızı sağ pabucu ile durduran kırmızı elbiseli Banu’nun (Bade İşçil’in) Mahmutbey’deki yeni Hürriyet (eski Milliyet) binasının kapısından dışarı çıkması.
• Banu’nun çantayı merdivenlerin 6. basamağında 750 bin liralık, 34 HU 1226 plakalı, 2012 model, siyah Masarati Gran Cabrio (4691 cc – 440 hp) kullanacak olan siyah güneş gözlüklü genç jön Buğra Gülsoy’a (Güney) atması.
• Güney’in de aynı kabalıkla şifresiz çantayı Masarati Gran Cabrio’nun arka koltuğuna aynı özensizlikle fırlatması.
• Rıza’nın operasyonu Batı Ataşehir semalarında yönetirken aşağı baktığında Güney’in Taksim dolaylarında trafiğe takılması.
• Güney’in trafiğe takıldığında saatine bakması. Saatinin 09:16’yı göstermesi.
• 1964 model, 34 VN 5400 plakalı, Kırmızı Chevrolet Impala Cabriolet’in kapısının açılması. Güney’in kapının üzerinden atlaması yerine küçücük aradan geçmesi.
• Güney’in çantayı trafiğin tıkandığı yere kadar gelen Siyah Ducati motosikletli Cemre’ye (Öykü Karayel)  verirken Güney’e sol eliyle “sallanma, işimiz acil, ver-ver” işareti çekmesi.
• Cemre’nin motosikletiyle Haliç’in üzerinden geçerken, ekranın üstünde beliren Rıza’nın helikopterinin Göztepe Teknosa binası semalarında dolaşması.
• Galata köprüsünün üzerinden geçen Cemre’nin motosikletiyle bir anda tekrar Batı Ataşehir FB Ülker Arena’nın önüne kadar gitmesi.
• Hemen ardından Haliç Köprüsü üzerinde motosikletini durdurarak omuzuna çapraz astığı esrarengiz çantayı Haliç’e doğru gelişi güzel fırlatması.
• Çanta Haliç’e düştüğünde su altı kamerasına yansıyan Haliç’in tertemiz suyu.
• Köprünün altından çıkan Beyaz Black J.. (Mercus 300 motorlu)teknedeki Nurhayat’ın (Gupse Özay) esrarengiz çantayı Haliç’ten alması ve sapından öpmesi.
• Teknenin sürücüsü Çağatay’ın (Hakan Meriçliler) mavi çerçeveli Bruce Willis gözlüğü ile rüzgara karşı bakması. Bu sırada Ahmet Hakan’a olan benzerliği.
• Teknenin Haliç’ten çıktıktan sonra Boğaz’ın Karadeniz tarafına doğru gitmesi. (Muhtemelen Anadolu Hisarı veya karşısı)
• Teknenin kıyıya paralel en yakın gidebileceği yere doğru yaklaşırken, birden ekrana direksiyonda Cemile’nin (Ayça Bingöl) olduğu 1964 model, üstü açık kırmızı Chevrolet Impala Cabriolet ve Osman’ın (Gün Koper) girmesi.
• Osman’ın İmpala’nın sağ ön kapısı üzerine yarım oturarak yaklaşık 40 metreden tekneden kimin attığı belli olmayan esrarengiz çantayı havada yakalaması.
• Trafik ışıklarında kırmızı yandığı için durduklarında esrarengiz metal gri çantayı, arabanın arka koltuğundan siyah kapşonlu, siyah taytlı, siyah yarım eldivenli Caroline’in (Willa Elles) alması ve oradan Taksim Tünel’e kadar koşarak çantayı ikindiye doğru İstiklal Caddesi’nde Hüsnü (Özgür Ozan’a) ve Mesut’a (Şevket Çoruh) teslim etmesi.
• Onlar da Carolin’in geldiği yola doğru tekrar koşarak İstiklal Caddesi’nde esrarengiz çantayı Beyaz Fiat Ducaton Van’a teslim etmesi

kanald3

Sonuç olarak; bu filmin New York’lu tasarım ajansı  I Mean It Creative… 17 yıldır Amerika’da başarı ile Hollywood film afiş tasarımları yapıyor olabilirsin. Bu filmi detaylarına inecek kadar süreye sahip olmadığını düşündüğüm Kanal D yönetimine onaylatmış ve yayına girmiş olabilirsin. Belki ajans başkanınız da filmin bu detaylarını bilmiyor olabilir. 4 günde çekilen ve milyon liraya mal olan bu film, önce reklamverene sonra da kanalın müşterisi olan izleyiciye saygısızlıktır.

Saygısızlık diyorum kusura bakmayın. Çünkü 2 dakika 22 saniye süren bir yapımı kurgularken, bütün bunları iyi niyetle karşılanmasını bekleyemezsiniz sanırım. Her şeyi “aksiyon olsun, heyecan dolsun” diye birbiri üzerine yapıştırmışsınız. Yayında olan filmle size güvenen ve inanan bir reklamverenin iyi niyetini suiistimal etmişsiniz maalesef.

Özgün olmayan bir senaryoyu bile kotaramamış sayın senaryo yazarı arkadaşımız. Hiç olmazsa seyircinin bu filmi izlemediği dikkatle,  esinlendiğiniz Mission Impossible filmlerini izlemiş olsaydınız. Eminim ortaya daha gerçekçi bir 2’22” çıkardı; ne dersiniz? Eminim çıkardı.
Öyleyse bu tanıtım filmi ne?

TANER İÇTEN / MEDYABEY

Yazının tamamı: www.tanericten.wordpress.com
tanericten@gmail.com

 

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com