İZLEYİCİNİN GÖZÜNDEN KAÇMAYAN HATALAR

doksanlar

Doksanlı yılları anlatan ‘Doksanlar’ dizisi ATV ekranlarında yayınlanmaya başladı. Ben aslında bu fikir ilk ortaya çıktığında ‘TRT ‘de yayınlanan ‘Seksenler’ dizisinin bir devamı olacak diye düşünmüştüm. Çünkü senaryo ve yapım ekibi aynı.Tamamıyla farklı bir Cast oluşturulduğunu görünce açıkcası hayal kırıklığına uğradım.

Doksanlar, senaryo olarak yine Seksenler gibi vasatın üzerine çıkamasa da, aynı kadronun doksanları yaşaması daha iyi olur diye düşünüyordum.

Açıkça söylemek gerekirse, diziyi izlerken o yılları yaşamış biri olarak pek bir coşku yaşayamadım. Kanalı değiştirmek ile değiştirmemek arasında kararsızlık yaşadığım bir anda,’Onedirecton’ müzik gurubunun posterini gördüm dizide. Sonra da şöyle düşündüm. Acaba bu dizi doksanlarda değil de iki binli yıllarda mı geçiyor?.. O esnada kanalı çoktan değiştirmişim bile…

Dönem dizilerinde bu gibi hataların olması çok dikkat çekici oluyor. Düşünsenize, ‘Yetmişler’ dizisini çekiyorsunuz ve elinizde bir cep telefonu ve sevgilinize mesaj yazıyorsunuz…

Yeşilçam’da da bu gibi sorunlar hep olmuştur ama ö dönemi ve teknik yetersizlikleri düşündüğümüzde, onları eleştirerek çok büyük bir haksızlık etmiş oluruz. Bir röportajında Cüneyt Arkın bu konuda şunu der:’ Bizler de görüyoruz kalede Bizans askeri ile savaşırken tepemizden bir uçağın geçtiğini ama ne yaparsın ki elimizde yeterli film makarası yok.Yapımcı verirdi elli makara film, elli bir olursa cebinde alırsın derdi. Bizler de işte bu yüzden hataları görmezden geliyorduk.’

Muhteşem Yüzyıl dizisi,  bu tür tartışmalardan en çok nasibini almış dizilerden. Benim bu dizide en çok eleştirdiğim nokta,  26 yaşındaki Kanuni’nin 41 ve 14 yaşındaki Hürrem’in 28 yaşında birer kişi tarafından oynuyor olması.

‘Yirmi Dakika’dizisinde de Yağız, ablası ile tartışıp baygınlık geçirince. Ablası insülini getirdi fakat ucunda iğnesi yoktu. Bu durumun izleyicinin gözünden kaçması mümkün mü?

Bir de dizilerde telefonu ters tutma hastalığı oluştu. Bu sahneleri görünce, arkadaşımın kızı Nehir aklıma geliyor. O da oyuncak telefonuyla oynarken nedense hep ters tutar telefonunu.

Bunun yanı sıra mantık hataları da yapılıyor  bir çok dizide…Akasya Durağı dizisinin bir bölümünde, sızıntı petrolü izinsiz satan kişiler, “Şikayet var” diye gözaltına alınıyor. Sonra da “Şikayetten vazgeçildi” diye zanlı serbest bırakılıyor. Bu olay hırsızlık kapsamında ve kamu davasına dönüştüğü için  şikayetin geri çekilmesi hiçbir önem taşımaz oysa.

Hanımın Çiftliği dizisinde şu hata çok konuşulmuştu bir dönem: Stranger In The Night’ın ,1966 yılında yazılıp, ünleneceğini yıllar öncesinden kestirdiler ve 1950’lerde geçen dizinin düğün sahnesinde henüz yazılmamış olan bu şarkıyı çaldılar..

İzleyici bu konularda öylesine dikkatli ki, geçenlerde bir izleyici, Karadayı dizisindeki bir hatayı hafiyeliği sonucunda ortaya çıkarmış. Dizide, hakim duruşmayı 16.12.1973 tarihine ertelemişti. Meraklı izleyici üşenmeden araştırmış ve bakmış ki mahkemenin ertelendiği tarih Pazar gününe geliyor.

Elbette ki bu çok büyük bir acımasızlık. Fakat artık böyle hataların pek gözden kaçmadığının anlaşılması açısından çok önemli. Bu önemsiz yanlışı ortaya çıkaran izleyici daha neleri çıkarmaz ki…

Sevgiyle, hep…

NURETTİN GÖNEN / MEDYABEY

tiyatrosanatcafe@hotmail.com

https://twitter.com/Nyazargonen

 

 

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com