HÜLYA AVŞAR AYŞE PAŞALI’YI TEMSİL EDEBİLİR Mİ?

Kadına şiddetin yüzü olmak Hülya Avşar’a mı kaldı?

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın himayesinde KÜLT Derneği’nin de destek verdiği proje kapsamında, birbirinden ünlü 8 kadın sanatçı bir araya geldi ve uğradıkları şiddet sonucu hayatını kaybeden kadınlarla empati kurarak “O ben olabilirdim” dedi.

Hülya Avşar, Ayşe Paşalı’yı temsil edebilir mi?

Bilindiği gibi Ayşe Paşalı, kocası tarafından öldüresiye dövülüp defalarca tecavüz edilmiş, şikayeti üzerine tutuklanan koca “pişmanım” dediği için tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmış. Boşanmışlar. Eski koca ölüm tehditlerine devam etmiş. Ayşe savcılığa suç duyurusunda bulunmuş, kimsenin umurunda olmamış. Koruma talep etmiş, “boşandıkları için” reddedilmiş. Sonrası malum. Ayşe planlanarak öldürüldü.

Onların öyküleri böyle. Ayşe Paşalı, Melek Karaaslan, Şefika Etik, Meral Tahta, Ceylan Soysal, Mehtap Civelek… Kimi kurşunla, kimi bıçakla, kimi de çocuklarının gözleri önünde boğazı kesilerek katledildi. Şimdilerde hayatını kaybeden bu kadınlar, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın himayesine Zeytinburnu Belediyesi’ne ait Aile Kadın Destekleme ve Engelliler Merkezi çatısı altında hayata geçirdiği 8 Mart 8 Kadın projesiyle ünlü isimlerde yeniden can buluyor. Sekiz ünlü kadın, özel makyaj ve kostümlerle öldürülen sekiz kadının yerine geçiyor.

Fotoğraf sanatçısı Mehmet Turgut ve Yönetmen Emrah Gültekin’in prodüksiyonu ile ünlüler, şiddet mağduru kadınlarla empati kurarak onların hayatlarının son anlarındaki medyaya yansımış fotoğraf karelerindeki halleri gibi görünmeye çalıştı. Her sanatçı, yerine geçtiği kadın sanki hayattaymış gibi onun duygularını anlatan bir de mektup yazdı.

Yazılan bu mektuplar video çekimi sırasında da kayda alınarak kamu spotu oluşturuldu. “Uyanmak için ölümü bekleme, sevginin yerini şiddet almasın” sloganıyla oluşturulan kamu spotları hafta içinde tüm kanallarda yayımlanmaya başladı. Mektuplarsa 7 Mart ‘ta Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirilecek olan “8 Mart 8 Kadın” gecesinde paylaşılacak. Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın’ın ev sahipliğinde yapılacak olan toplantıya Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ve projede yer alan sanatçılar katılacak.

Buraya kadar her şey güzel ben zaten bu aktiviteyi tanıtmak değil itiraz etmek için yazdım bu yazıyı.

Çünkü 8 ünlü isimden biri olan Hülya Avşar bu projede olabilecek en son isimlerden biri.  Hele de Ayşe Paşalı gibi ülkemizde kadın cinayetlerinin simge ismi haline gelmiş birini canlandırması akıl alır bir durum değil.

Neden mi?

Hülya Avşar “Kadınlar bazen kaşınıyor, akıllı kadın dayak yemez” diyerek marjinal olmak ya da dikkat çekmek adına kadına şiddeti mazur gören biridir. Aynı zamanda kadının metalaşmasındaki baş aktörlerden biridir.

Böyle bir kadının bu etkinliğin yüzü olması kimin aklına gelmiş, kim tarafından kendisine bu teklif götürülmüştür bilmiyorum ama bu söylemlerin ardından Ayşe Paşalı ile empati kuran şahısın yaptığı düpedüz iki yüzlülüktür.

Şimdi soruyorum Ayşe Paşalı aptal mıydı? “ Ayşe Paşalı’nın gözleri hala hatıralardan silinmeyecek kadar taze iken sormak lazım! Eşinden gördüğü şiddet nedeniyle hayatını kaybeden ve Hülya Avşar’ın özel makyajla yerine geçtiği Ayşe Paşalı kaşınmış mıydı? Ya da aptal mıydı?

Geçtiğimiz günlerde katıldığı bir kermes çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Hülya Avşar, elde edilen gelirin “Aile İçi Şiddete Son” kampanyasına aktarılacağını belirtmiş kadına şiddet konusunda ise konuşmuştu. Neler konuştuğunu tekrar hatırlatalım, hatırlayalım.

“Sadece erkekler dövüyor diye bir şey yok, kadınlar dayak yiyor gibi geliyor bana. Kadının kaşınanı var, kaşınmayanı var, haksız yere dayak yiyeni var. Dayak konusunda bazı kadınlar hafif kaşınıyor. Adamı tahrik ediyorlar. Akıllı kadın dayak yemez”

Bu sözleri söyleyen bir kadını şiddeti savunan bir kadını kalkıp böylesi bir olayın yüzü yapıyorsanız bunu yapanların da samimiyetinden şüphe duyarım.

Üstelik o kermeste kadını iç çamaşırlarıyla birleştirmişti yani yine kadını aşağılamıştı.

Böyle bir kadının hiçbir kadın sorununu temsil etmesini zaten doğru bulmuyorum kadınlığın yüz karası bir kimlikle popülist kimliğin yakıştırmalarıyla ünlü olmuş yaptığı işin ne olduğu bile beli olmayan bu kişi mi kadın haklarını savunacak?

Üstelik bu kadın bu güne kadar, kadının cinsel bir meta olarak değer bulması ve para getiren bir nesne haline gelmesi için erkekliği her türlü yöntem ve araçla alabildiğine kışkırtarak, kadının cinselliğine talebi fazlasıyla arttırmış zihniyete hizmet etmişken.

Kadını her gün biraz daha maddeleştiren zihniyete hizmet eden bu kadına pirim veren zihniyete birde Bakanlığın katılması açıkçası beni çok üzmüştür.

Ayrıca empati, o kadınların gördüğü şiddetle yer değiştiren ünlülerin kadın olması ile olmaz erkek olması doğru olandı. Yani empatiyi kurması gereken erkekler olmalıydı. Bu anlamda da projeyi samimi bulmuyorum. Hülya Avşar’ı seçmelerini samimi bulmadığım gibi…

Ayşe Paşalı’nın ailesinin tepkisizliği de. Ayşe Paşalı’nın ailesi en azından buna karşı duruş sergileye bilirdi. Belki de tepki verdiler ama tepkilerini duyuramadılar.

Henüz zaman varken kadınlarımızın Aile Bakanlığı’na Avşar isminin çıkarılması için tepkilerini vermesini bekliyor, diliyorum. En azından bu sefer yerinde bir adım atmalı kadını bile temsil edemeyecek bir kişinin şiddet gibi canımızı en çok yakan şeyi savunurken orada olmasına izin vermemelidir diye düşünüyorum.

Yani biz kadınlar en azından kendi adıma ben “ O ben olabilirdim ama Hülya Avşar ben değil diyorum. Ya siz?…

OYA TEKİN / MEDYABEY

oyatekin@gmail.com

https://twitter.com/#!/oyatekin (@oyatekin)

http://yurthaber.mynet.com/yazarlar/tum/1/o.tekin35

http://blog.milliyet.com.tr/o-ben-olabilirdim-ama-hulya-avsar-ben-degil–ayse-pasali-hic-degil/Blog/?BlogNo=405488

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com