Hilmicem neden Turabiden uzaklaşmak zorunda?

SURVIVOR YORUMCUSU

twitter.com/survivoryorum14

 

Bir Survivor All Star  haftasının daha sonuna geldik.Bu akşam elenen Taner oldu çok şükür. Hasan 1. Oldu… Adada olaylar olaylar; ama benim bu yazım Hilmicem üzerine olacak. Malum onun hakkında ayrıntılı bir şeyler yazmak farz oldu…

Adam, SurvivorAll Star başladı başlayalı olay oldu adeta…Kendisinden beklenmeyen bir şey yaptı ve Turabi’den yana oldu. Beklenmeyen derken genel algıdan bahsediyorum yoksa ben bekliyordum daha Survivor başlamadan önce de belirtmiştim bu fikrimi. Çünkü analizlerime göre Hilmicem genelde insanlarla takışmayan düz bir adam. Kendisine sevgi gösterene kötülük etmeyen birine o da aynı şekilde karşılık veriyor.. E doğal olarak ona ağzını açmayan aksine durmadan pohpohlayan Turabi ile de anlaşır.

Herkes olaya Hilmicem tarafından bakıyor, halbuki Turabi tarafından bakıldığında olayın rengi değişiyor. En basitinden başlardaki erzak muvzusu…2014’te Mert’in ‘erzağı günlere bölelim’ diye yürüttüğü fikre karşı çıkıp ortalığı karıştıran “saçma şeylerle uğraşıyorsunuz, ben böyle şeyleri sevmem” diyen Turabi bu yıl aynısını Hilmicem yaptığında barakanın bir köşesinde sus pus oturuyordu.

Ya da daha yakındaki bi olaydan bahsedelim.Şu havuz oyunu, hani Gönüllülerin kaybettikleri ödülde -iletişim ödülüydü- ailerlerden gelen mektuplar okunacaktı; heh işte o…

Hilmicem, o oyun sonrası adada bir konuşma yaptı en sonunda da Turabi, Hilmicem’in bahsettiği konuşmadaki karakteri “cahil adam” diye nitelendirdi. Aslında bakarsak Hilmicem’in söyledikleri bizim 2014’te tanıdığımız Turabi’ye uymuyor. Hatta Hilmicem’in söylediklerinin aynısını 2014’te biri söylese olay çıkartabilecekken bu yıl enteresan bir şekilde Hilmicem’i haklı buldu beyimiz.Ya Hilmicem’i yanında tutmak için gözünü boyuyor ya da Hilmicem az da olsa bazı konularda Turabi’yi değiştiriyor (bu söylediğime ben bile inanmadım)… Orasını bilemeyeceğim artık size kalmış.

turabi-survivor-all-star

Bunlar Hilmicem’in Turabi ile takılmasını onaylıyorum demek değil tabiki… Hiçbir şekilde onaylamıyorum adeta kendini düşürüyor. Hilmicem,  yanlış yolda… Turabi’nin yanında bulunmalar; yaptıklarına ses çıkarmamalar; söylemlerine gülmeler falan bunlar çok yanlış hareketler.

Hasan, konseyde “Murat ile gayet beyefendi bir tavır sergileyen Hilmicem, Turabi ile takılmaya başladıktan sonra kaşları çatık biri haline geldi, ne olur uyan kardeşim” derken fazlasıyla haklıydı. Murat’tan sonra Turabi ile takılmak Ferrariden inip Şahine binmek gibi bir şey olmuş. Ama Hilmicem, Turabi’yi Murat gibi mi görüyor asıl muamma bu bence. Belki de her şey stratejiden ibarettir, belki de olay bir güç birliğinden başka bir şey değildir, bilemiyorum artık:)

Gelelim Hilmicem ile Turabi niye iyi anlaşıyor mevzusundaki görüşlerime..
Turabi ile iyi anlaşmasını yetişme tarzlarının benzemesine, mesleklerinin aynı olmasına bağlıyorum. Turabi delikanlıyım pozlarında; e Hilmicem de bugüne bugün delikanlı abilerle büyümüş biri sonuçta.

İkisininde daha çok sokaklarda yetiştiği malum. Hilmicem küçük bir kasabada sokaklarda oynayarak dans ederek büyümüş, kendi başına buyruk biri; öyle günlük programı belli olan, şu saatte piyano dersi bu saatte santraç turnuvası olan biri değil; olamamış yapacak bir şey yok. Diksiyonu da iyi değil,  süslü cümleler edemez… Bu, onun elinde olan bir şey değil. Ancak şu saatten sonra geliştirebilirse kendini geliştirir. Murat, anlattığım şeyleri öğrenmiş ve yaşama fırsatı bulmuş biri… Doğal olarak zaten düzgün olan karakterini böyle ayrıntılarla süslüyordu aralarındaki fark buydu. Murat, bu tarz şeyleri takmamış, Hilmicem’in dışıyla ilgilenmemiş, Hilmicem’e güvenmiş biri demek ki Hilmicem’in içinde çok şey görmüş. Dostluklarını yargılamak da fazlasıyla saçma. Türk Dil Kurumu neredeyse dostluk kelimesine “Hilmicem-Murat” diye ek açıklama getirecek siz hala dostluklarını mı sorguluyorsunuz? Neyse konuyu saptırmayayım.

Turabi de bir bakıma Hilmicem gibi benzer şartlar altında büyümüş biri; o yüzden insanları yetişme tarzlarıyla yargılamayı doğru bulmuyorum. Zamanında bu yanılgıya her insan gibi ben de düştüm ama mantıklı baktığımızda Turabi’nin bazı hareketleri (kaba konuşmaları v.s) var ki bana göre yanlış fakat bir başkasına göre de doğru. Demek istediğim şu ki bu tarz doğrular-yanlışlar toplumdan topluma değişebilen yargılar…

Ama bir de etik denen bir şey var. Etik toplumdan topluma değişmez. Kime sorarsan sor; nerede yetişmiş olursan ol, birinin yüzüne gülüp arkasından konuşmak etik değildir. Bu “net” bir yanlıştır.Turabi bana göre etik olmayan biri. Hilmicem ile farkları da işte burada ortaya çıkıyor.

Çünkü karakterleri farklı. Bir tarafta efendiliğini bozmayan Hilmicem, diğer tarafta da hiç efendi olmayı becerememiş bir Turabi var. Anlaşmalarını yadırgamıyorum (anlaşmasalar da olurdu aslında hatta çok daha iyi olurdu ama neyse)…Çünkü bazı ortak noktaları var ama bu demek değil ki ikisi de aynılar; tabii bu benim fikrim.

Ama genel olarak bir şey söyleyecek olursam Hilmicem bir an önce Turabi’nin yanından ayrılmalı yoksa 1. likten düştüğü 5. liği de kaybeder, hatta daha da tökezler. Turabi’den ayrılıp bir a önce özüne dönmeli yoksa bu yolun sonu Hilmicem için hiç iyi değil.

Ama yine de favorim Hilmicem. Arkadaş seiminde yaptığı hatanın bedelini umarım ağır ödemez.

Neyse canlar, bu yazım daha çok Hilmicem ve Turabi üzerine oldu. Bu haftayı değerlendirmedim ama değerlendireceğim…

Şimdilik kendinize iyi bakın sağlıcakla kalın..

 

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com