Haşmet Babaoğlu “Hayatı yalan olanların devri kapanıyor” yazısıyla kimleri kastetti?

Sabah gazetesinin güçlü kalemi Haşmet Babaoğlu, bugünkü köşe yazsısında “Hayatı yalan olanların devri kapanıyor” başlığı ile ilginç bir yazı kaleme aldı. Yazısını sosyal medya hesabından “Bu bir siyaset yazısıdır” notuyla paylaşan Babaoğlu, bir süre önce Gazeteciler adlı medya sitesinde “siyaset dışı yazılar da yazmalı” mesajı içeren yorum yazısına selam çakmış oldu.

Peki, Babaoğlu, yazısında “hayatı yalan olanlar” ibaresiyle kimi kastemiş olabilir?

Gelin bunu Babaoğlu’nun yazısının satır aralarından çıkarmaya çalışalım:

Usta yazar, “hayatı yalan olanlar” sınıfıyla ilgili yazdığı;

“Hele “hayatı yalan” olanlar var ki, onlardan derhal kurtulmak gerekir.
Sempatiklikleri zehirdir; kanınıza girer.
Halim selim görüntüleri kamuflajdır.
Sözlerinin parlaklığı aslında en koyu karanlık bir girdaptır.
Biliyoruz, yalan aldatır, kandırır, hatta bazen gönlümüzü çalar da fark etmesi geç olur.
Fakat şu “hayatı yalan olanlar” var ya…
Basitçe aldatmakla kalmaz, bununla yetinmezler.
Ağır ağır ayağınızın altındaki zemini çeker, tutunacak dallarınızı kırar, karar alma mekanizmalarınızı bozar ve uyuştururlar.”

İfadeleriyle aslında siyasetten ve de medyadan tanıdığımız kişiler olduğuna dair ipuçları veriyor. Babaoğlu, yazısının ilerleyen bölümlerinde bırakın ipuçlarını; kimleri kastettiğini açık açık adres ortaya koyuyor.

İşte, Haşmet Babaoğlu’nun medyanın gündeminde dikkatlerden kaçmayan o ilginç yazısı:

******************  *******

Yalanla yaşanır, yaşanıyor.
Ama yalancıyla yaşamak…
İşte o zordur.
Hele “hayatı yalan” olanlar var ki, onlardan derhal kurtulmak gerekir.
Sempatiklikleri zehirdir; kanınıza girer.
Halim selim görüntüleri kamuflajdır.
Sözlerinin parlaklığı aslında en koyu karanlık bir girdaptır.
Biliyoruz, yalan aldatır, kandırır, hatta bazen gönlümüzü çalar da fark etmesi geç olur.
Fakat şu “hayatı yalan olanlar” var ya…
Basitçe aldatmakla kalmaz, bununla yetinmezler.
Ağır ağır ayağınızın altındaki zemini çeker, tutunacak dallarınızı kırar, karar alma mekanizmalarınızı bozar ve uyuştururlar.

***
Yine “insanlık halleri”miz üzerine odaklanan bir cumartesi yazısına giriş yaptığımı; son yıllarda çevremizde artış gösteren mitoman karakterleri yazacağımı düşünüyor olabilirsiniz…
Fakat bu sefer derdim başka.
Türkiye yıllardır bir tür siyasi/ sosyal mitomani fırtınasıyla boğuşuyor.
Bir yanda FETÖ, öte yanda HDP.
Varlıkları yalan bunların!
Bugün böyleler, yarın öyle.
Tam da o yüzden öylesine kaypak ve kayganlar ki, nerelerinden tutsanız, elinizden kayıyorlar.
Yıllarımızı harcadılar.
Ama yalan bitmeli, bitecek.
Nasıl FETÖ’nün Müslümanlara söyleyecek bir sözü olmadığı ortaya çıktıysa, HDP’nin de Kürtlerin karşısına çıkacak bir yüzü olmadığı artık anlaşılıyor, anlaşılacak.

***
Dün sabahın erken saatleriydi…
Nişantaşı’nın saz şairi, Cihangir’in özgürlük havarisi Selahattin Demirtaş‘ın geçen yıl meclis kürsüsünden “korkmuyorsanız, dokunulmazlıklarımızı hep birlikte kaldıralım” diye efelendiği aklıma geldi.
Sonra haber kanalları konuşmanın tamamını döndürmeye başladılar.
Meğer daha neler demiş…
“Biz yarın 80 milletvekili arkadaşımla dokunulmazlıklarımızın kaldırılması için yarın parlamentoya dilekçe veriyoruz. Peki siz var mısınız?” diye havasını basmış.
Ama işe bakın ki…
Geçen mayısta dokunulmazlıkların kaldırılması teklifi Anayasa komisyonunda kabul edilince müthiş bir rahatlıkla şöyle diyen de yine Demirtaş: “Asla böyle bir şey yapamayacaksınız, tek bir arkadaşımız ifade vermeye çağrıldığına gitmeyecek. Bu iş öyle tereyağından kıl çeker gibi yürümeyecek.” Hatta Demirtaş’ın o konuşmasında “halk isterse, birden fazla parlamento kurar” gibi ilginç bir sözü de var.

Yazının devamı için tıklayın:

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com