Haşmet Babaoğlu ALS kampanyasını neden eleştirdi?

ALS kampanyasına tepkiler artarak devam ediyor. Bu tepkiler medyadan da destek görüyor. Kampanyaya gelen eleştirel tepkiler giderek daha gür çıkmaya başladı.

Sabah gazetesinin önemli kalemi Haşmet Babaoğlu ALS kampanyasını yazdı. Kampanya ile ilgili gördüğü yanlışlıkları dile getiren Babaoğlu, kampanyanın geldiği noktayı “viral bir hastalık” olarak değerlendirdi.

İşte Babaoğlu’nun o yazısı..

………………………………………………………..

ALS kampanyası…Bu da bir hastalık!

Oturdum, yüze yakın “bir kova buz” videosu izledim.
İsteyen kızabilir ama söyleyeceğim; izlediklerimin yüzde yetmiş beşinde tatlı bir neşeden çok feci bir şımarıklık hâkimdi.
Üstelik “şöhret” şehveti ile “sıkıysa sen de yap” rekabeti iç içe geçmişti.
En son, ALS harfleriyle İngilizce “kıç” harflerinin benzerliğine dayanarak üzerinde “kiss my ALS” yazan ve buzlu sularda yuvarlanan bir kalça görüntüsüyle karşılaşınca buz kestim!
ALS’yi futbolcu Sedat Balkanlı’dan hatırlarız. Merkezi sinir sistemini saran ve kasları kıpırdayamayacak kadar güçsüzleştiren bir hastalık. Beyin normal görünüyor ama yürüyemiyor, konuşamıyor, hatta yavaş yavaş nefes alamaz oluyorsunuz.
“Başından aşağı bir kova buz dök” (ice buklet challenge) kampanyası ise hesapta bu hastalık hakkında bir farkındalık yaratmayı ve araştırma için bağış toplamayı amaçlıyor.
Viral kampanya diyorlar bunlara…
Bu kampanya da gerçekten bir virüs gibi yayıldı ve sanırım sonunda bizzat kendisi bir hastalığa dönüştü.


Şimdi diyecekler ki, “sen de bardağın boş tarafına değil, dolu tarafına bak!
Bağışlara mı bakayım? O başka yollarla da sağlanabilirdi.
“Bir parça eğlendik işte!” tarafına baksam…
Eğlenmeye itirazım yok da, eğlenmek için ALS hastalarının acıları suiistimal ediliyor gibi gelmiyor mu size?
Hem gördüğüm şu…
Eğlenenler daha çok buzu dökenler.
Kafasından aşağı buz dökülenler de çektikleri sıkıntının karşılığında kısa süreliğine sosyal medya şöhreti oluyorlar.
Şirazenin kaydığını ve dikkatlerin hastalığa değil kampanyaya katılanlara doğru çekildiğini görmek çok mu zor?


Bu kampanyanın belki en kötü tarafı “empati” kavramını iğrenç biçimde naylonlaştırması oldu.
Empati kavramını dünya meğer bu kadar yanlış anlamış!
Bir de tv’lerde oturup konuşuyorlar…
Neymiş? ALS hastası bir tür kafasından aşağı buz dökülmüş gibi olur, felç yaşarmış…
Kampanyaya katılanlar da bu “acı”yı bir anlamda hissetmeye çalışıyormuş…
Yok, daha neler!
Kendi söylediğinize inanıyor musunuz?
Empatiyse eğer muradınız, bu şamata, bu şımarık çığlıklar, bu çocuksu kahkahalar neyin nesi!
Burada kesiyorum.
İsrail’in Gazze’de, IŞİD’in Irak’taki zulmünün, Ferguson olaylarının ve daha pek çok şeyin birdenbire milyonlarca insanı seferber eden “ice buklet challenge” kampanyasıyla perdelenip perdelenmediği konusuna şimdilik girmeyeceğim. Fakat siz bu noktayı da düşünmeyi ihmal etmeyin, derim.

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com