HAKAN YILMAZ:TELEVİZYONCULUK DIŞARIDAN TOZPEMBE GÖRÜNÜYOR(MEDYABEY-ÖZEL)

Hakan Yılmaz ekranlarda her daim gördüğümüz ve galiba görmekten de memnun olduğumuz ilginç isimlerden biri. Kendisi ya bir dizi ya bir talk şov ya da bir yarışma programıyla karşımızda olan,  keyifli ve eğlenceli olmayı başarabilen bir ünlümüz.

Başarılı oyuncu ve sunucu Hakan Yılmaz ile TV dünyasını ve içinde yeraldığı projeleri konuştuk.

-Kaç Para Kaç yarışmasına nasıl dahil oldunuz?

H.YILMAZ: Biliyorsunuz yapımcı şirketimiz Sinerji. Burçin Özdemir benim daha evvel de beraber çalıştığım yapımcım. Onlardan teklif geldi. Ben zaten TV’de ara ara 1999 yılından beri sunuculuk yaptım. İlk TRT’de Sayısal Gece ile başladı. Ben arada bir böyle sunuculuk yapmayı seviyorum. Hatta biliyorsunuz Talk Show’da yaptım. Burçin Özdemir’in sahibi olduğu Sinerji bildiğim bir yapım şirketi. Yaptığı işlere güvenim var her zaman. Fox TV’de yabancısı olmadığım bir kanal. İlk önce Kaç Para Kaç’ın demolarını izledim. İzlediğimde tam benlik keyifli bir yazrışma olduğunu gördüm.Sonra da seve seve kabul ettim. Bu arada birkaç bilgi yarışması geldi ama ben bilgi yarışması sunmak istemedim. TV’de şuan çok iyi bilgi yarışmaları var. Özellikle Kenan Işık’ın yıllardır sunduğu Kim Milyoner Olmak İster’in izleyicisiyim. Yılbaşı çekimlerine de katılmış, çok heyecanlanmıştım. Ama Kaç Para Kaç’ın performans yarışması olması benim çök hoşuma gitti.

-Yarışmanın sunucusu olmayı kabul ederken acaba doğru mu yapıyorum diye hiç tereddüt yaşadınız mı?

hakan-yilmaz3

H.YILMAZ: Bu gibi konularda tabii danıştığım insanlar var. Sektörden arkadaşlarıma, menecerime ve yakın çevreme danışıyorum. İlk onca onların tepkilerine bakıyorum. Eleştirilerine fikirlerine güvendiğim insanlar var etrafımda. Onlardan da aksi bir tepki almadım. Onlar da izledi ve iyi yorumlar geldi. O yüzden de çok tedirginliğim olmadı açıkçası. Zaten içime sinmeyen bir işi hiçbir zaman yapmıyorum. Sunuculuk dizi ya da sinema projelerinde hep böyle bakıyorum gelen tekliflere.

-Kaç Para Kaç bu tarzda ilk sunuculuk deneyiminiz.

H.YILMAZ: Evet performans yarışması olarak öyle. Aslında daha evvel Gülmek Yasak diye Star’da bir denemem oldu. Onun orijinalini izledim ve karar verdim. Ama onun uyarlaması iyi olmadı. Zaten program dört bölümde kalktı. Seyircinin de doğru dürüst yarışmadan haberi olmadı. Mesela ben, Kaç Para Kaç’ın orijinalinden daha iyi uyarlandığını düşünüyorum.

-Talk show da yaptınız. İyi de tepkiler almıştınız. Bundan sonra sizi yine bir Talk Show projesinde görebilir miyiz?

H.YILMAZ: Hakan Bey’i büyük bir hevesle yaptım o zaman ATV’ye. 16 bölüm çektik. Çektiğimiz bölümlerden belki birkaç bölümü beğenmemiş olabilirim. Ama diğer bölümlerden iyi tepkiler aldık. Reyting olarak da güzel reytingler aldık. Ama kanalla yaşadığımız maddi problemler yüzünden devam edemedik. Çünkü o programın yapımcılığını benim sahip olduğum Oyun Adamı yapıyordu.

Dediğim gibi maddi problemler yüzünden biz kendimiz bırakmak zorunda kaldık programı. Çünkü artık maliyetleri tolöre edemedik. 16 bölüm canlı yayın yapmak kolay bir iş değil. Nerden baksan 70’e yakın insan çalışıyordu. Başımı yastığa koyduğum zaman benim asla borcumun olmaması lazım. Babamdan böyle öğrendim. Kimseye borcum kalmasın diye herkesin parasını ödedim ama ben kanaldan paramı alamadığım için kardeşimle ortak yapıyorduk programı. Beraberce karar aldık ve programı bitirdik. Bitmesi iyi oldu aslında. Çünkü o dönem Yahşi Cazibe de bir yandan devam ediyordu. Çok yoruluyordum. O dönemde benim hafta sonunda dinlenmek gibi bir şansım olmadı. Büyük konuşmak istemem ama ileride kafamın bir köşesinde Talk Show yapma fikri var. İnsanları ağırlamaktan onlarla sohbet etmekten keyif alıyorum.

-Bu arada bir bebeğinizin olacağını duyduk.

H.YILMAZ: Evet, 2.5 ay sonra bir kızım daha olacak. İlk kızımın adı Deniz. Doğacak kzımın adı da Yağmur olacak. Kız babası olduğum için de kendimi çok şanslı hissediyorum. 10 tane çocuğum olsa 10’u da kız olsun diyebilirim.

hakan-yilmaz4

-Çocuklarınızın da televizyoncu olmasını ister misiniz?

H.YILMAZ: Tabii bu onların tercihi. Eğer isterlerse yapabilirler. Asla olmaz demem. Ama olur da demem. Oyunculuk ya da televizyonculuk Türkiye’de yapılması zor bir meslek. Hem kamera önü hem de kamera arkası bana göre Türkiye’de çok saçma sapan yerlere gidiyor. Dizi süreleri uzun. Sektörde çalışanların sosyal güvenliklerinin olmadığını düşünüyorum. Her an herkesin yerine birilerini getirebilecek bir sektörün içindeyiz. Sendikası doğru düzgün olmayan bir sektör. O yüzden Türkiye’de yapılacak akıllıca bir iş olduğunu düşünmüyorum.

-Dışarıdan görüldüğü gibi değil yani?

H.YILMAZ: Tabii ki değil. Dışarıdan toz pembe görünüyor ama içine girildiğinde hiç de öyle değil. Bir kere önünüzü göremiyorsunuz. Ben bu meslekte olup da ciddi taksitlerin altına girebilen fazla arkadaşımı göremedim. İşinizi yapıyorsunuz, belki paranızı aylar sonra alabildiğiniz durumlar oluyor. Yani ben bu sektörün biraz acımasız olduğunu düşünüyorum. O yüzden de çocuklarıma sinema-TV okuyun ille de oyuncu ya da televizyoncu olun diyemem. Ama isterlerse hayır da demem…

-ATV’de yayınlanan başrol oyuncusu olduğunuz Cesur Hemşire bitti. Bu sezon başka bir dizi projesinde olacak mısınız?

H.YILMAZ: Önümüzdeki kışa kadar bir şey yapmayı düşünmüyorum. Hem yeni doğacak çocuğumla ilgilenmek istiyorum. Hem de biraz dinlenmek istiyorum. Ayrıca seyirciyi de biraz dinlendirmek istiyorum. Çünkü arka arkaya iki projede bulundum; bu projelerden biri de Ali Ayşe’yi Seviyor’du. 19 bölüm çektik. Bazen sizin beğendiğinizi seyirci beğenmiyor; sizin inandığınıza seyirci inanmıyor. Bu da onların en doğal hakkı. Çünkü kumanda onların elinde.

En son ATV’ye Cesur Hemşire’yi yaptık. Güzel başladı ama sonrasında birşeylerin eksik olduğunu farketti kanal. Özeellikle de seyirci…Ama neyin eksik olduğunu bilemiyoruz. Zaten bunu bilebilsek her yaptığımız iş uzun yıllar sürer. Bunun bir formülü yok yani.

hakan-yilmaz-2

-Bugüne kadar sizi hep komedi tarzı işlerde gördük. Önümüzdeki dönemde seyirciyi şaşırtıp, onlara sürpriz yapıp farklı dizi projelerinde sizi görebilecek miyiz?

H.YILMAZ: Eğer yapımcılar beni şaşırtabilirse ben de seyirciyi şaşırtabilir onlara sürpriz yapabilirim. Çünkü gelen tekliflerin çoğu komedi üzerine oluyor. Zaten ben de komediyi seviyorum, hayır demiyorum. Okuduğum senaryoların yüzde sekseni komedi. Eğer içime sinen bir drama olursa seve seve kabul edebilirim.

-Ekrandan bakıldığında çok eğlenceli, keyifli bir insan olduğunuz hissini uyandırıyorsunuz. Gerçek hayatta da böyle misiniz?

H.YILMAZ: Ben neysem oyum. Çok fazla rol yapmayı da sevmiyorum. Bir programı nasıl sunuyorsam veya bir dizide nasıl oynuyorsam dışarıda da öyleyim. Oynadığım karakteri bazen ben kendime benzetiyorum. Evde de işte de neşeli ve keyifli bir adamım.

ŞADAN KABA/MEDYABEY-ÖZEL

 

masaustu
mobil

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com