Hakan Peker hangi radyolara savaş açtı?

Bazı radyo kanallarının kimi keyfi tutumlar içine girdiğini iddia eden pop şarkıcısı Hakan Peker, özellikle Power ve Süper FM gruplarına karşı adeta isyan bayrağı açtı. Sözkonusu radyoların uygulamalarının rekabeti bozduğunu söyleyen Hakan Peker konu ile ilgili sorulara açık yüreklilikle cevap verdi.

Son çalışmanız “Mütemadiyen” bu yaza damga vuran şarkılardan biri oldu, geçtiğimiz yaz sizce nasıl geçti?

Mütemadiyen” oldukça beğenildi ve ses getirdi, çok da güzel geri dönüşler aldık. 6 ay boyunca bunun keyfini sürerken bir yandan da müzik sektöründe bir takım problemler yaşamaya başladık?

Ne gibi problemler?

Bugüne kadar konuşup bunları dile getirmedim. Albümümün promosyon dönemi olduğu için yanlış anlaşılmaktan çekindim. son singlelım cıktığından bu yana  Power Tv, Power Fm ve Süper fm grubuyla çeşitli sorunlar yaşadım. Bu sorunları yaşarken birde baktım bir tek ben değilim yaşayan..Bu radyoların kendi oluşturdukları “call center” adı altında bir  kurul varmış.Şarkılarımız bu kuruldan geçerse yayınlanıyormuş. Bu sureci bana da yaşattılar..Yaklaşık 1 bucuk ay bekletip öyle çaldılar şarkımı.Fakat bu sure içinde 25 yıllık bir sanatcı olarak test ediliyor olmanın psikolojisi kelimelerle tarif edilemez. Bunu birçok kişi yaşıyorsa bu sektörel bir problem demektir. Sanatcıların bu iki radyo tarafından teste denetlemeye tabi tutulması ne demek …Tabii bunları şifahen söylüyorlar, yazılı olarak belirtilmiş bir şey yok vermiyorlar..Oysaki radyoların görevi topluma mal olmuş sanatcıların şarkılarını halka iletmektir.Bizi denetleme yönlendirme ayrım yapma hakkını bu radyolara vermiyoruz. Biz call centerlara şarkı yapmıyoruz.

Şakımı neden yayınlamıyorsunuz, neden kuruldan geçmedi” diye sorgulamadınız mı?

Tabii sordum, çeşitli görüşmeler yaptık. Bu arada yayınlanmadı demek yanlış olur, yayınlandı fakat 1 buçuk ay bekletilip sonra lutfedip yayınlıyormuş gibi davrandılar:)  Ayrıca bu bir buçuk ay içerisinde şarkım tüm radyolarda ve müzik kanallarında yayınlanıyordu ve listelerde yerini almıştı. Bunu özellikle belirtmek istiyorum..Buna rağmen birbuçuk ay beklettiler…İstedikleri şarkıyı keyiflerine göre günde 10  kere yayınlarken benim şarkımı 1 bucuk ay hiç yayınlamamaları kabul edilir birşey olamaz..Power ve Super fm ben ve benim gibi daha birçok halka mal olmuş sanatçıları radyolarında teste tabi tutup denetliyorlar sözde call centerlarıyla…Bu konuyla ilgili bundan bir yıl önce Poll Production’ın sahibi Polat Yağcı’nın da verdiği bir röportajda o da; aynı problemden muzdarip olan sanatcılardan örnekler vermiş Ajda Pekkan, Mustafa Sandal, Gökhan Özen, Hande Yener, Kenan Doğulu gibi birçok başarılı isimler..Hakan Peker olarak şimdi size soruyorum Sayın Cem Hakko  siz Türk pop müziği sanatçıları üzerinde egonuzu tatmin etmek için mi pop  müzik radyosu kurdunuz ? Pop müziğinin bu kadar sevilen isimlerini hangi donanımla hangi yetkiyle test edip aralarında ayrım yapıyorsunuz? Neye göre, kime göre çalıp çalmama kararı veriyorsunuz? Ticari sır diyemezsiniz çünkü ticaretini yaptığınız ürünü biz veriyoruz. Sevgili Cem Hakko, bizler sanatçıyız, sizin mağazalarınızda sattığınız pantolon ya da gömlek değiliz. Siz radyoculuğu hobi için yapıyor olabilirsiniz ama müzik bizim ekmek paramız. Hobilerinizi farklı şekilde tatmin edin, bizim ekmek paramızla oynayarak değil.Biz sanatçıyız. Bizim ruhumuz var. Bize aynı muameleyi yapamazsınız. Kaldı ki müzik otoritesi de değilsiniz. Bu bir hakarettir.biz şarkılarımızı asıl alıcıya yani halka iletmek üzere size veriyoruz….Müziğe yılarını vermiş sanatcılar olarak bize saygı duymanız gerekmiyor mu?Sayın Süper fm sahibi İsak Antika radyonuzda yapılan bu haksız ve yanlış uygulamadan haberiniz var mı? Karnaval radyoyu sanatcıları test edip yarıstırmak için mi kurdunuz? Radyoculuk sizin için de hobi mi?

Bu durumdan başka şikayetçi olan var mı peki?

Olmaz mı? DMC müzikten Samsun Demir de bu konudan mustarip. Samsun’un bu konudan ötürü mahkemesi bile var. Yani bir müzik kanalı düşünün ki bütün sanatçılarla ve yapımcılarla problemli! Müzik kanalları ve radyolar bizim şarkılarımızı halka ulaştırmakla görevli, bu şarkıları denetlemeye, eleştirmeye, teste tabi tutmaya hakları yok. Çünkü onlar müzik otoritesi de değiller. Tek yaptıkları bu yolla sanatçıya hakaret etmek! Şarkımız kuruldan geçerse sevinmemizi bekliyorlar. Resmen bizi çocuk yerine koyup karne alan çocuklar gibi sevinmemizi istiyorlar.

Sadece bahsettiğiniz bu iki müzik kanalıyla mı sorun yaşıyorsunuz yoksa başka müzik kanalları da var mı?

Sadece bu iki grup. Diğer müzik kanalları da radyolar da işlerini olması gerektiği gibi yapıyorlar,ilkeli saygılı şahsi zevklerini ve duygularını işlerine karıştırmadan, asıl karar mercii dinleyicidir diyerek yayın yapıyorlar.Söylemleri de şöyle’ biz toplumda karşılığını bulmuş sanatcıların şarkılarını ilk geldiği andan itibaren çalıyoruz.Daha sonra halkın beğenisine göre devam edip etmeyeceğimize karar veriyoruz. Her sanatcıya eşit mesafedeyiz’ diyorlar..aslında tam da benim anlatmak istediğim şeyi bu cümleyle özetliyorlar. Takdir edersiniz ki her albüm çıktığında bir tanıtım dönemi vardır. Şarkılar ilk geldiği anda 1 ay sureyle yeterli sayıda çalarsın sonra şarkı tutmadı dinleyicimiz beğenmediyse çalmayı bırakırsın ama daha dinleyiciye iletmeden iyi ya da kötü diye karar veremezsin. Power ve Süper fm dışındaki hiçbir radyo ve tv kanalıyla problemimiz yok.

Peki daha önceden benzer bir sorunla karşılaşmış mıydınız?

Yok olmamıştı. Zaten şöyle bir şey var; müzik kanalları ve radyolar kendi stratejilerine göre “no name” isimlere böyle bir uygulama yapabilir. Ama müziğe 25 yılını vermiş, o kanallar ortada yokken bile müzik piyasasının içinde olan bir sanatçıya bunu yapamaz.

Her radyonun ya da müzik kanalının her şarkıcıya yer vermek gibi bir mecburiyeti var mı?

Evet var..Her şarkıcı derken noname yani yeni çıkan isimleri  kastetmiyorum.Bütün radyolar ve kanallar her yıl meslek birliklerimize gidip anlaşma yapıyorlar, sözleşme imzalıyorlar. Bu anlaşma ile o sene içinde çıkmış ya da çıkacak olan  şarkılarımızı yayınlama hakkına sahip oluyorlar. Bu sözleşmeye göre bize ambargo koyma ya da bizi denetleme hakkına sahip değiller. “Ben parasını verdim, istediğimi çalar istediğimi çalmam” gibi bir mantık söz konusu olmaz. Bu kanuna ve hukuka aykırı. Bizim tüzüklerimiz ayrımcılığa izin vermiyor. Etik ve doğru yayın yapmak zorundalar.

İstediğini çalıp istediğini çalmama gibi keyfi bir hareketi söz konusu değil yani?

Hayır değil! Eğer öyle yaparsa rekabeti bozmuş oluyor. Bu da bizim meslek birliklerimizin tüzüğüne aykırı. Biz kimsenin yayın özgürlüğüne karışmıyoruz. Bir şarkı ilk çıktığında 15 gün  bir ay boyunca günde 4-5 kere yayınlaması gerekir. Şarkı tutarsa isterse daha fazla çalar tutmazsa da bu sayıyı azaltır. İşin normali budur, ama bir sanatçıya hiç ama hiç yer verilmiyorsa ve denetime tabi tutuluyorsa burada bir sıkıntı var demektir. Beni kişisel olarak sevmese bile milyonlarca sevenim olduğu için bana yer vermek durumunda, yaptığı iş bunu gerektiriyor.

MESLEK BİRLİKLERİNE ATEŞ PÜSKÜRDÜ

Meslek birliklerinin tüzüğünde bu konuya dair sanatçıyı sizi koruyucu bir madde yok mu?

Evet var . 5846 sayılı kanun, sanatçıları bestecileri ve söz yazarlarının haklarını koruma altına almıştır. Aynı zamanda meslek birliklerimizin  tüzüğünde  lisanslama yaparken rekabeti bozucu şartların oluşturulmaması gerektiği  açıkça yazmaktadır..Bugüne kadar çok fazla karşılaşılan bir durum değildi. Çünkü radyolara şarkılarımızı gönderirdik ve gerektiği kadar çalarlardı. Call center diye bişey yoktu. Yaşananlar haksız rekabeti doğuruyor, bu da  meslek birliğinin eksikliğini ortaya koyuyor. Eskiden şarkılarımızı çalmak için sıraya girerlerdi, şimdiyse klibi günlerce bekletiyorlar.

Bununla ilgili meslek kuruluşlarınıza başvurdunuz mu?

Tabiki …Sadece meslek birlikleriyle  değil Kültür Bakanı, müsteşarımızla, telif hakları genel müdürümüzle ve Başbakan Yardımcımız Sayın Yalçın Akdoğan ile de görüştüm.Sağolsunlar cok hassas davrandılar konuyla yakından ilgileniyorlar.Sanatçı hak ihlali  söz konusu ise eksik nereden kaynaklanıyorsa çözümlenmesi için gerekenleri yapacaklarını söylediler.Meslek birliği başkanlarımızdan daha hassas davrandıkları için teşekkur ediyorum. Rekabeti bozucu şartlar oluşturulduğu için meslek birliklerine ihtar çektim. Meslek birlikleri de Power Turk fm Power Turk tv ve Super fm’e ihtar çekti ancak somut tatmin edici bir cevap alınamamış.. Meslek birlikleri önce “Biz bu işi çözeceğiz Hakan Bey, bu işi bize bırakın” dedi daha aylar geçmesine rağmen hala bir adım yol alamadılar.Çünkü lisanslama yaparken tüzüklerini doğru uygulayıp anlatamamışlar. Bu radyolara en buyuk tepkiyi  MSG başkanı Garo Mafyan gösterip zehir zemberek bir yazı yolladı.Fakat Garo abiyi de tatmin eden bir cevap gönderememişler. MÜYAP’tan ise, bu durumun benim kişisel rekabetimden kaynaklandığını bu yüzden doğrudan girişimlerde bulunmamın daha uygun olduğunu belirten bir yazı ile cevap verdiler. Meslek birliklerinin sadece “tahsilat” konusuyla ilgilendiklerini söylediler Oysaki bu kişisel bir mesele değil. Meslek birlikleri sadece telif haklarımızı değil, manevi haklarımızı da korumak zorundalar.tüzüğümüzün 9.maddesinin “a” fıkrası üyelerin her türlü kurum ve kuruluşlarda haklarını idare etmek korumak ve yargı yollarına başvurmak meslek birliğinin görevidir der. Lisanslamada kriterleri belirleyip gerektiğinde dava açmak zorundalar. Bunların hiçbirini yapmadıkları için meslek birliklerine dava açacağım. Ayrıca bu meslek birlikleri benim sarkılarımla ilgili bu iki radyo ve tv ile sözleşme yapamayacaklar. Çünkü artık Power gurubu ve Super fm’de şarkılarımın çalınmasına izin vermiyorum. Şahsıma ve şirketime ait hiçbir  şarkımı klibimi yayınlayamayacaklar. Sayın Bülent Forta sayın Burhan Şeşen ve sayın Garo Mafyan sizinle her platformda sanatçı haklarını konuşmaya hazırım. Eğer sanatçıların manevi haklarını korumak maddiyattan daha önemsiz ise lütfen koltuklarınızı tüm haklarımızı koruyacak kişilere bırakın.

Neden kimse sesini çıkarmıyor peki?

Ses çıkaran yapımcılar var Samsun Demir, Polat Yağcı, Deniz Erdem, Cengiz Erdem gibi…Ancak sanatçıları kastediyorsan bu yola tek başıma çıktım ama biliyorum ki bu röportajdan sonra birçok sanatçı arkadaşım da açıklama yapacaklardır.Şikayet dilekçelerini meslek birliklerine , Kültür Bakanlığına ve Rekabet Kurumuna göndersinler.Ben bu yola baş koydum ve bedelini ödemeye hazırım, gerekiyorsa beni boytkotlasınlar!

Peki tüm bunlar neden kaynaklanıyor sizce? Hakan Peker’e karşı alınan bir tavır mı?

Bu uygulama bir tek bana yapılsaydı böyle düşünebilirdim ama daha öncede söylediğim gibi bir çok isme yapılmış, yapılıyor.

 

Sizin de kuruculuğunu üstlendiğiniz POPSAV var. POPSAV bu konuda bir şeyler yapamıyor mu?

POPSAV bir vakıftır, herhangi bir yaptırımı yoktur. Yardım konserleri geceleri düzenleyen bir vakıf. Mesela bir sanatçı yaşam evi yaptık. Ama bizim haklarımızı koruyan meslek birlikleridir. 

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com