Genç yaşta kaybettiğimiz Karadeniz’in asi çocuğu Kazım Koyuncu’nun unutulmayan sözleri

Bugün Karadenizi’in asi çocuğu ünvanıyla gönüllere taht kuran ve genç yaşta aramızdan ayrılan Kazım Koyuncu’nun doğum günü. O hem müziği ile hem hayata bakışı ile kısa ömründe unutulmayacak bir ız bırakarak geçti bu dünyadan. Çernobil nükleer kazasının etkisiyle kansere yakalanan binlerce Karadenizli’den biri olarak yine o kendine has kıvrak ve nüktedan zekasıyla “Ha kanser, ha konser” diye çıkmıştı son konserlerine. İşte o müzik adamının unutulmayan sözlerini sizler için derledik…

(7 Kasım 1971 – 25 Haziran 2005) tarihleri arasında kısa bir ömre koca bir dünyayı sığdıran Karadeniz müziği ile Rock’n’Roll müziği sentezleyerek kendi tarzını yaratan Türk müzisyen, söz yazarı, oyuncu ve aktivist Kazım Koyuncu bugün yaşasaydı tam 45 yaşında olacaktı.

33 yaşında testis kanserinin akciğerlerine yayılması sonucunda vefat eden sanatçı, babasına kanser haberini verirken bile zekasını ortaya koymuş bir filozoftu adeta. Şöyle sesleniyordu babasına “Çok fiyakalı bir hastalığa yakalandım baba!”

Kazım Koyuncu’nun unutulmayan sözleri

“Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar ‘a, ateş hırsızlarına, Ernesto “Çe” Guevara’ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya.”

kazim1

“Bütün dünyanın, bütün toprakları hepimizindir. Bütün şarkılar, dünyadaki tüm insanlarındır. Tüm topraklarda memleketimizdir.”

“Ben bir müzisyenim, ondan sonra biraz Karadenizliyim; ama hepsinin ötesinde ben bir devrimciyim. Ve gerçekten doğru bildiğim bir şeyi en azından çok zorlanırsam ortaya koymaktan çekinmem.”

kazim-5

“Beni radyasyon değil, Türkiye’deki sistem kanser etti.”

“O çayı içen biri geri zekâlıdır… Ben kendi zekâmla ve felsefemle ölümü, hayatı uzatabilirim, kısaltabilirim, her şeyi yapabilirim. Peki benim köyümdekiler, anasının kuzusu çocuklar, 16 yaşındaki kız o neyi düşünsün, hangi felsefeyi düşünsün? Onun annesi hangi felsefeyle acısını yumuşatsın? Sen kimsin, o acıları onlara tattırabiliyorsun? Bu ülkenin politikacılara, yalancılara ihtiyacı yok. Kendi onuruna sahip çıkmış, kendi kişiliğine sahip çıkmış haline ihtiyacı var.”

kazim-6

“Birbirimizi anlamamız için, aynı dili konuşmamıza gerek yok, ezildikten sonra, hepimiz aynı şarabız…”

Onun unutulmayan şarkısı “İşte Gidiyorum”u tüm sevenleri için paylaşıyoruz:

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com