EVLİLİK PROGRAMLARINDAKİ OYUNCULUKLARA YAZIK OLUYOR

su_gibi

‘Birgün herkes 15 dakikalığına ünlü olacak sözü’ Andy Warhol’un en önemli ve en bilinen sözlerinden birisidir. 60’lı yıllarda söylenmiş olan bu söz günümüzde de geçerliliğini katlayarak sürdürmektedir.

Televizyon izlerken gördüğüm manzaralar karşısında, bu sözün sadece bize özel söylenmiş olduğunu bile düşünüyorum. Bilhassa evlendirme programları işin dozunu iyice kaçırıyor. Her gün yeni yeni adaylar. Sayıları git gide artıyor.

Programlara katılan adayların yaptıkları varyeteler değme tiyatroculara taş çıkartacak cinsten. Keşke yeteneklerini daha olumlu bir şekilde değerlendirseler. Dalga geçtiğimi sanmayın.Gerçekten çok yetenekliler.Yirmi yılını tiyatroya vermiş biri olarak ben, bu durumda bunu yapabilir miydim diye kendime de sorduğum anlar çok oluyor. Gerçekten ödüllük oyunlar oynanıyor.

Genellikle internet üzerinden takip edebiliyorum bu programları. Günlük gazetelerimi okurken ister istemez karşıma bir video çıkıyor ve sonrasında hayretler içerisinde yeni video görüntülerini de izlemek zorunda kalıyorum.

Çoğunluğu ajanslardan, üç beş kuruş için veya belki ünlü olurum ümidiyle katıldıkları bu programlar yüzünden eminim bizlere yaşattıkları ruhsal sorunları kendileri de yaşıyorlardır.

Birbirlerini tanımak adına öylesine ilginç sorular soruyorlar ki şaşırmamak elde değil. Bir keresinde paravanın arkasındaki adam, talip olduğu kadına şu soruyu soruyordu. ‘Benim kuşuma bakar mısın? Adam belli ki eline tutuşturulmuş bu soruyu ilk defa okuyordu ve izlemeye gelip yövmiye alan kadrolu seyircilerin gülmelerine bir anlam veremiyordu. ‘Niye gülüyorsunuz ki ben gayet güzel bir soru sordum.’

Bir kadın çıkıyor ve edepsizce bir soru dahi sorabiliyor. Diyor ki:’Ayakkabı numaran kaç?’ Paravanın arkasındaki adam şaşırıyor ekran başındaki bizler gibi. ‘Kaç numara olduğunun ne önemi var.’ Kadın da kırıtarak şu cevabı veriyor:’Sen biliyor musun ki ayağı büyük olanın…’ diyerek cilvelerine devam ediyor.

Sigaranın buzlanması doğru mu?

sigara-mozaik

RTÜK, buzlama yapılmayan sigaralara ceza verirken bu gibi durumlara nasıl seyirci kalıyor anlayabilmiş değilim. Hazır sigaranın buzlanması demişken bu yanlış uygulamanın da bitirilmesi gerek bence.Buzlanma daha çok dikkat çekiyor ve çocuklarımız daha net görebiliyor sigarayı. Veya normal olarak izlemiş olsa sormayacağı soruyu soruyor:’Baba bu ne? Neden böyle yapmışlar? Doğal olarak çocuklarımızın daha çok ilgisini çekiyor. Bizler zaten çocuklarımıza sigaranın da alkolün de zararlarını anlatıyoruz merak etmesinler. Bir de yeri gelmişken şu soruyu sorayım. Sigara öldürüyor da ekranlarda patlayan silahlar adam öldürmüyor mu? Dizilerde ki bu şiddet öğelerini de kaldırın o zaman…

Konuyu dağıttık biraz ama değinmeden geçemedim. Dediğim gibi maalesef evlendirme programları toplumumuzun kanayan bir yarasıdır.Bir de sunucuları programlarını veya kendilerini aklamak adına toplumsal konulara parmak bastıklarını inandırmaya çalışıp, kitap falan da yazmıyorlar mı buna illet oluyorum.

Bu tarz programlar, halkı koyun haline getirmek için hazırlanmış programlar deyip de canınızı sıkmak istemiyorum . Bu tarz programlar ne yazık ki var ve yadsınamayacak bir izleyici kitlesine sahipler. Bizim izleyici olarak yapmamız gereken şey gayet basit.Kumandanın başka bir düğmesine dokunmak…

Kaliteyi izleyicilerin belirleyeceğini unutmamanız dileklerimle…

Sevgiyle, hep…

 

GÜNÜN KOMİĞİ

‘Senin artist olduğun yerde ben yönetmendim.’ diyen arkadaşı günün komiği ilan ediyorum… 

GÜNÜN GERÇEĞİ

Hayatta her şeyde yüzde 50 şansımız vardır. Fakat biri sonumuz olur…

GÜNÜN SORUSU

İnsanlar niye duvara yazı yazarlar? Dünyadaki kâğıtlar bitti mi?

 GÜNÜN SÖZÜ

Hedefi olmayan gemiye rüzgâr yardım etmez.

  GÜNÜN İNSANI

‘Uzayda insan yoksa nasıl oluyor da iğne atsan yere düşmüyor?’ diyen arkadaşı günün insanı ilan ediyorum…

NURETTİN GÖNEN / MEDYABEY

tiyatrosanatcafe@hotmail.com

 

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com