Evlilik programlarına dikkat

Öncelikle merhaba. Artık bundan böyle ben de ‘Medyabey’in bir mensubuyum. Hayata ve gündeme dair yazılarımla sizlerle beraber olacağım. Bana bu güzel platformda söz hakkı tanıyan sevgili Şadan Kaba’ya da ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum.

İlk yazımda RTÜK’ün birçok ulusal kanalın gündüz kuşaklarını tabir-i caizse domine eden evlilik programlarına yönelik yeni yayın dönemi itibariyle aldığı radikal kararlardan bahsetmek istiyorum. Geçtiğimiz ay TBMM Dilekçe Komisyonu’na başvuran çok sayıda kişi muhtelif kanallarda yayınlanan evlilik programlarıyla ilgili şikayetlerini iletmiş.

Komisyon da RTÜK’e şikayetlere konu olan söz konusu programlara verilen cezaları sormuştu. Hatta yapılan görüşmede bu programların yayından kaldırılması bile gündeme gelmiş RTÜK de böyle bir yetkinin kendilerinde olmadığını dile getirmişti.

RTÜK’ün evlilik programlarıyla ilgili önümüzdeki ay başlayacak olan yeni yayın döneminde evlilik programlarını daha sıkı takibe alması ve genel ahlak kurallarına uymayan kanallara ağır yaptırımlar uygulaması bekleniyormuş.

Evlilik çağına gelmiş gençlerimize ‘kısmet bulma’ amacıyla yapılan bu tarz programlar ne yazık ki son dönemlerde kanallar arasındaki amansız reyting savaşlarının kurbanı olmuş durumdadır. Bu evlilik programları Türk örf ve âdetlerine uygun olmayan bir biçimde gerçeği hiçbir şekilde yansıtmayan; izleyicinin ilgisini çekmek amaçlı tamamen kurguya ve mizansene dayalı önceden senaryosu planlanmış bir şov programı haline gelmiştir. Hâl böyle olunca da izleyiciler bu durumdan rahatsız olup; olayı resmi makam ve mercilere taşıma gereği hissetmişlerdir.

Uzun lafın kısası görünen o ki evlilik programları eğer yeni yayın döneminde de izleyicileri rahatsız edici formatlarında ısrarcı olmaya devam ederlerse; stüdyoda kısmet arayan adayların ‘başlarını bağlayacağım’ derken yayınlandıkları kanalları da zor durumda bırakarak başlarına büyük dertler açıp para cezaları ve kanal kapatma riskiyle karşı karşıya kalabilirler aman dikkat!

ORİJİNALLERİNDEN UYARLANAN DİZİLER

Kanalların reyting kaygısından ve bu rekabete yönelik reyting savaşlarından hazır bahsetmişken; günümüz televizyon dizilerine de değinmeden geçemeyeceğim. Orijinalinden esinlenilerek hatta birebir olduğu gibi kopyalanmış Türk dizileri son zamanlarda çok revaçta. Bu tarz dizilere örnek vermek gerekirse 1998-2003 yılları arasında Amerikan gençliğinin yaşantısını konu alan Dawson’s Creek bizim ülkemizde neredeyse benzer konsept ve formatlarda Pelin Karahan, Aslı Enver ve Dağhan Külegeç’in başrollerini oynadığı Kavak Yelleri adlı dizi ülkemizde yayınladığı süre zarfında ilgiyle ve merakla izlenen diziler arasında yer almayı başardı.

Yine bir başka örnek 1990’lı yılların genç yıldızı Melissa Joan Hart’ın olağanüstü ve sihirli güçleri olan genç bir kızı canlandırdığı Sabrina adlı dizi ülkemizde Merve Boluğur’un başrolünü oynadığı Acemi Cadı adıyla ekranlarımızda yer buldu. Bu örnekleri çoğaltmamız mümkün.

Gossip Girl-Küçük Sırlar, The Nanny-Dadı, Desperate Housewives-Umutsuz Ev Kadınları ve daha niceleri… Bir de bunların yanında büyük bütçeler ve umutlarla çekilip 3-5 bölüm yayınlandıktan sonra beklenen ilgiyi göremeyince öncelikle yayın günü ve saati değiştirilip hemen ardından da ekranlardan kaldırılan; isimlerini bile doğru düzgün hatırlayamadığımız onlarca dizi ve beraberinde heba olup giden emek ve paralar…

90’larda yayınlanan o kaliteli ve uzun soluklu dizilerden günümüzde maalesef eser yok. Yönetmenler ne yapsam da kimi kiminle hangi sahnede nasıl oynatsam sükse yaparım diye düşündüklerinden dizilerin de ömrü en fazla 3-5 bölüm oluyor veya o sezonu zar zor tamamlıyor ve ortaya da kalitesiz yapımlar çıkıyor.

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com