MELEK DEMİR GENCO / ERKAN PETEKKAYA NEYİN KAFASINDA?

Zeki (!) olduğunu ispat için, kendini hep aptallarla kıyaslayan Okkan Bayülgen’in programlarının meşhur bir bölümü vardır. “Medya Arkası”… Bu bölümde Okkan Bey çeşitli kanallarda yayınlanan programlardaki komik, komik olduğu kadar absürd, absürd olduğu kadar da ipe sapa gelmez ekran görüntülerini yayınlayarak, kendinden daha zeki ve entelektüel misafirleri ve seyircileriyle görüntülerin kritiğini yapar ve bundan delicesine bir keyif duyar-lar-.

Geçen haftaki Makine Kafa’da da kurban bu kez izdivaç programında yer alan damat adayı Halil’di.

Halil 32 yaşında, güvenlik görevlisi olarak çalışan ve içinden geldiği gibi konuşan biri.

Adayımız bir kez evlenip ayrılmış, onu anlatıyor.

Görücü usulü müydü?” diye soruyor Esra.

Yok, ben paralı bir sitede karşılaştım onunla. Öyle tanıştık. Platin üyeydim” diye de ekliyor.

Esra Erol öyle bir gülüyor ki Halil’e: “Platin üye olmak iyi bir şey mi ?” diye soruyor kahkahalar eşliğinde. “Tabi tabi. O en pahalısıydı. 169 lira verdim” diyor Halil.

Damat adayı saf saf sanal aşk serüveninden bahsederken, bizim stüdyo konuklarımız inanılmaz zeki ve entelektüel gözlerini, yine üstün zekadan olsa gerek tavanlara dikip, lahavleler çekip gezdirerek hatta oflayıp puflayarak onaylamayan bir tavırla kıpırdanıyorlar.

İri memeli sanatçı ablamız zekası göğüs uçlarında toplanmışçasına başını öne eğip, bakire Meryem pozları içinde “Ne desem bilemedim” triplerine girerken grubun sazanı; Urfa’daki Oxford’u birincilikle bitiren Erkan Petekkaya oluyor.

Webcamı kastederek: “Cam açık uyuyordum” geyiğini yapan Esra Erol’un saf gibi görünen, esasında hiç de saf olmayan damat adayı Halil, Erkan Petekkaya’yı öylesine çileden çıkarıyor ki entelektüel sanatçımız isyan edip:

Üzücü ya. Bu çok üzücü. Oy kullanıyor bunlar oğlum ya. Oy kullanıyor. Üzülüyorum ya. Bu kadar mı?” diyor şaşkın ve ağlamaklı.

O kadar kederleniyor ki; damat adayının oy kullanmasına mı kızıyor, o aptal seçmenle aynı seçim sandığına gitmesine mi yanıyor, demokrasinin geldiği yere mi kahırlanıyor bir türlü anlaşılamıyor.

Aysun Kayacı’nın yıllar öncesinde “Aaa, ne münasebet. Benim oyumla dağdaki çobanın oyu bir mi?” diye ekranlarda çemkirmesi akıllardan henüz çıkmamışken, Erkan Petekkaya’nın biraz saf, aslında hin damat adayı Halil’i yerden yere vurması da yeni bir utanç vesikası olarak beyaz camın kara tarihine kötü bir anekdot olarak geçiyor.

Kimsenin aklına Erkan Petekkaya’ın oynadığı saçma sapan diziler gelmiyor, hiç kimse yanındakinin yer aldığı projelerdeki ipe sapa gelmez roller hakkında konuşmuyor, Pis Yedili, Gıcık Sekizli, Sersem Dokuzlu dizilerinden bu milletin illallah dediğini umursamıyor, tüm stüdyo, tüm evren Erkan Petekkaya’nın Halil’le aynı havayı soluduğu için ettiği isyan ve utançla sarsılıyor.

Ortamı yumuşatmak(!) adına pek zeki sanatkarımız Okkan Bayülgen: “Toplum iyisi kötüsü, akıllısı delisiyle bir bütün ve eğlenceli. Zavallı Esracık, evladını kaybettikten sonra hiç bu kadar gülmemişti, onun adına sevindim.” diyor yüzünde yalandan bir samimiyetle.

erkan-petekkaya1

 

İzlettiği görüntülerin aylar öncesine ait olduğunu ve Esra Erol’un bebeğinden çok çok öncesinde çekildiğini bilmiyor ya da bilmek istemiyor.

Arada birkaç imalı sözcük de geçiyor: “Adaylar cast ajansından gelse bile” diğeri atlıyor hemen: “Yok abi. Bunca salaklık insanın eline verilen bir metinle okunacak, yapılacak şeyler değil”

Stüdyo konuklarının hepsi “Makineye geldiysek ezik görünmeyelim, protest bir entelektüel imajımız olsun” diye attıkça atıyor, tuttukça tutuyor, battıkça batıyor…

Program bitiyor, seyirciler dağılıyor.

Ertesi gün: “Abi bu adamlar oy kullanıyor ya” diye hayretlere gark olan Erkan Petekkaya tüm basının diline düşüyor.

Esra Erol’un programındaki bir adayın böylesine aşağılanması Erol’un da kulağına gidiyor olmalı ki, programında bu konu hakkında şu açıklamayı yapıyor kırgın ve üzgün:

Ben bu cümleyi onun söyleyeceğine görene kadar inanmamıştım. Çünkü bir oyuncu kendi halkından beslenir. Onlardan kazandığı hareket ve diyaloglarla yeni bir oyunculuk sergiler.Fakat kendisinden bir altında olan kişiyi eleştirmesini gerçekten yakıştıramadım ve çok üzüldüm.”

Sözlerinin son bölümünde ise Esra Erol, “ünlü” oyuncumuza ayar vermeyi ihmal etmiyor:

Özellikle biz televizyoncular kendi halkına karşı bir söz söyleme hakkına sahip değiliz. Çünkü her şeyi halktan kazanıyoruz.Bırakın dışarıdaki bir kişiyi benim programımda bana hakkı geçmiş bir kişiye asla laf söyletmem, ben kendisinden özür diliyorum, unutmayın sadece deliler ve ölüler oy kullanamaz!”.

MELEK DEMİR GENCO/ MEDYABEY

twitter.com/pancovilla

 

 

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com