Elin Oğlu’nun ünlü erkekleri iftar yemeğinde buluştu

ATV’de Cumartesi geceleri yayınlanan “Elin Oğlu” programının 6 yabancı ismi iftar sofrasında buluştu… Yeni Şafak’tan Ayşe Özleyen, yolu Türkiye’ye  düşmüş olan altı Elin Oğlu’yla bu hafta iftar sofrasında bir araya geldi…

Sempatik tavırları seyircinin dikkatini çeken Amerikalı Antonio Stokes, İngiliz Robbie Lee Valentine, İtalyan Danilo Zanna, İspanyol Manuel Reina, Rus Andrey Polyanin, Slovak Emrach Uskovski, Güney Koreli Chaby Han ve Japon Masataka Kobayashi ekran önünde olduğu kadar arkasında da oldukça eğlenceliler. Danilo ve Manuel şehirdışında oldukları için iftar yemeğine katılamadığı buluşma oldukça ilginç sohbetler eşliğinde tamamlandı.

İşte, Yenişafak’tan Ayşe Özleyen’in sürpriz iftar yemeğiyle ilgili izlenimleri…

 

Buluştuğumuz iftar sofrasında ezanın okunmasını sabırsızlıkla beklerken Antonio normal yaşantısında da yemeğe başlarken dua ettiğini söylüyor ve ellerini açıyor.

16 Temmuz’da MoiSahne’de gerçekleşecek olan gösterinin heyecanını yaşayan grupla bir yandan yemek yiyip diğer yandan sohbet ederken zaman zaman oruç tuttuklarını da öğreniyoruz. Kimi Müslümanların hissiyatlarını anlamak için kimi de iftar sofralarının birleştirici gücünden faydalanmak için zaman zaman oruç tutuyormuş. Aynı zamanda sokak iftarları ve Ramazan pidesinin bu ayı daha özel kıldığını belirten elin oğullarıyla Ramazan ayını nasıl geçirdiklerini ve oruç deneyimlerini konuştuk.

”Nimetin değerini anladım”

Bundan 9 yıl önce Türkiye’ye yerleştiklerinde yemek kültürüne alışamadığını söyleyen Slovak Emrach Uskovski, zaman içinde yediği baklavalar ve pidelerle eski kilosuna kavuştuğunu dile getiriyor. Ramazan ayının Müslümanların inançlarını ve geleneklerini görmesini sağladığını belirten Emrach, “İnsan bu ay yaşananlara farklı bir bakış açısıyla bakıyor. Birkaç kez oruç da tuttum. Nimetin değerini ve aç olan insanları bu şekilde anlamış oldum” diyor.

”İlk gece davul sesini duyunca çok korktum”

Türkiye’ye yerleştikten sonra Kastamonulu bir kadınla evlenen Japon Masataka Kobayashi, kısa sürede hayatının değiştiğini söylüyor. 5 yıl boyunca Türkiye’de geçirdiği Ramazan aylarını Kobayashi’ye sorduğumuzda ise şu cevabı alıyoruz: “Birkaç kez oruç tuttum. Sahura kalktığım ilk gün davul sesini duyunca çok korktum. Bana yaklaştıkça sesi yükseldi ve o gece hiç uyuyamadım. Ramazanla beni davul tanıştırdı diyebilirim. Oruç tuttuğum günlerde içtiğim su, her zamankinden farklıydı.”

”Sokak iftarları çok samimi”

11 yıl önce Amerika’dan Türkiye’ye gelen Antonio Stokes, farklı dinleri sürekli araştırdığını söylüyor. Müslümanlığı araştırdığını belirten Antonio, geçtiğimiz yıl Ramazan ayında hiç aralık vermeden 1 ay boyunca oruç tutmuş. Oruç deneyimlerini ise Antonio şu şekilde anlatıyor: “Oruç tutmadan birkaç gün önce alıştırma yaptım. Müslüman arkadaşlarıma hep sordum.Bu süreçte oruç bana çok şey kattı. Özellikle sokak iftarlarına çok katıldım. Çok samimi bir ortam.”

“Sofralar ülkeleri buluşturuyor”

Elin Oğlu ekibinin diğer üyesi ise Rus Andrey Polyanin… Bundan 15 yıl önce babasının emekli olmasıyla Türkiye’ye yerleşen ve burada eğitim gören Andrey, Türk kültürüyle yetişmiş ve oldukça iyi Türkçesi olan bir Rus. Burada geçirdiği Ramazanların onun için farklı bir deneyim olduğunu söyleyen Andrey, “Rusya’da da oruç tutuluyor ama Türkiye’deki daha ağır. İnsanların özellikle bu ay sabırlı olduğunu gördüm. Bu ay çok daha güçlüler. Moskova’dayken Müslümanların iftar sofralarına da şahit olmuştum. Afgan, Kazak, Azeri gibi birçok ülke vatandaşı birlikte oruç açmıştı. O sofra diğerlerine göre çok samimiydi. İftar sofraları bu şekilde birçok ülkeyi de bir araya getiriyor” şeklinde konuşuyor.

“Bu iyilikler hep devam etmeli”

Arkadaşlarından görüp oruç tutmayı deneyen Güney Koreli Chaby Han, oruçlu günlerinin zor geçtiğini ve bu süreçte kendini kontrol altına alabildiğini söylüyor. Sadece Ramazan ayı geldiğinde ihtiyaç sahiplerine yardım edildiğini belirten Chaby, bu iyiliklerin 1 ay değil her zaman yapılması gerektiğini dile getiriyor ve ekliyor: “Belediyelerin Ramazan ayı dışında her ay iftar gibi yemekler vermeli.” Aynı zamanda Ramazan pidesinin bu ayı daha da özel kıldığını konuşmasına ekliyor.

“Oruç tutmak çok güzeldi ama zorlandım”

16 yaşındayken eğitim için Türkiye’ye gelen ve Türk ailenin yanında Ramazanla tanışan İngiliz Robbie Lee Valentine, ilk başta kendisine ilginç geldiğini ve zamanla onlara eşlik ettiğini söylüyor. “Onlar sahura kalktığında ben de kalktım. Oruç da tuttum. İftarda yine beraberdik. Benim için çok güzel bir deneyimdi. O sofra birlik beraberliğimizi sağladı. Bu yıl Ramazanın ilk günü de Müslümanları anlamak için oruç tuttum. O gün evden hiç çıkmadım, çok zorlandım ama yine de çok güzeldi. Ramazan geldiğinde bende özel bir his oluşuyor. Keşke her ay Ramazan gibi geçse.”

Kaynak: Yeni Şafak

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com