Ekran izleyiciyi neden heyecanlandırmıyor?/OYA TEKİN yazdı

OYA TEKİN/MEDYABEY

Her şeye kulak tıkanan bir dönem yaşıyoruz. “Günü kurtarayım da nasıl olursa olsun yarından bana ne.”Bu çok uzun zamandan beri böyle ama son zamanlarda en üst limitini yaşıyoruz.

Siyasetten, günlük hayatın her alanına sızmış bir düşünce ve haliyle zamanla düşünceden çıkıp yaşam biçimi haline dönüşmüş durumda.

Ekranlar da bu tablodan nasibini alanlardan hatta nasibini aşmayı bile geçmiş.

Dizi zehirlenmesi yaşıyoruz diyen izleyiciye kulak tıkayan bir dönem. Uzun dizi süreleri, yan etkenler, çift etkenler, ülke durumu, dış pazar şu bu nedenlere bağlanan paso dizi sürelim döneminin içindeyiz.

Elbette ki haklılık payı var ki ayrı bir yazı konusu ancak;

Hani vur dedik öldür demedik hali “ yaşanıyor.

Hal böyle olunca da izleyici ölmeyeceği alan arıyor tabi bulabilirse.

Yani anlayacağınız ekran bu şekliyle ne kadar cezbederse o kadar seyirlik veriyor. Hoş anlamasak da olur hali içindesiniz uzun süredir paralıya geçelim sefamızı sürelim arayışı var ama nasıl yapalım bilmecesiyle meşgul ola durun o da çözüm değil ya, siz yine bildiğinizi okursunuz. E okuyun ona da lafımız yok.

Bu kadar benzer içerik, bu kadar benzer kanal, bu kadar titipip yayınlar; kopimizim dininin ürünlerine, ekranına, “yeter artık” diyor insanlar. Paralıya da geçseniz bu değişmedikçe o durum hali de bir sürelik idare eder. E zaten siz hep bir sürelik işler yaptınız geçmişten sayacak olursak tek başına bir dizi olur ama aynayı kendinize tutmayan, topluma topu atma kolaycılığını seven anlayışın ürünleri olduğunuz için o diziyi de yapmazsınız zaten.

Yani yaratıcılığın öldüğü yerde insanlar bıkıyor. Tüketim toplumunun refleksi böyle bir şey e o toplumu da siz yarattınız şimdi tokatlıyor sizi. Beter olun diyesi geliyor insanın da siz beter olmayın yeter olun “yeter”.

Ne mi yapıyorsunuz; Örnek mi? Oooo çok; isimlerden başlayalım örneğin. K isminde bir dram tutmuş mu hım izleyici K’ da takılı hop hep beraber K’lı dizilere takılıyoruz.

Romantik komedi de bir dizi tuttu mu hooop hep beraber meyveli sebzeli güllü işlere yüklenelim işin kerameti nasıl olsa isimlerde.

Ya da o işin içinden azıcık aşırıp biz de şekillendirelim hop al izleyici izle.

Eskiden yapılmayan yapılırdı ve insanlarda izlerdi. Şimdi yapılmayan yapılamıyor, yapılan da diğerinin azcık ucundan olunca insanlar aptal değil çakıyor.

İzleyici de hepsinin azcık ucundan izleyip geri ödüyor tepkisini. Durumun özeti bu.

Nasıl mı çözülür hadi onu da söyleyelim sevabına; samimi işler üretin, diğerinin yaptığına yorum katın ama azıcık ucundan yaptım oldu tadında değil, hissettirin, derinlik katın, hayal satın hayalleri yerle bir etmeyin.

Tabi kendi didişli rekabetiniz arasında iyi olan pek çok hikaye de çarçur oluyor aradan biraz zaman geçince a bu oyuncuya ayılıp bayılınıyor ona yapalım diye yola çıkıyorsunuz onları da artık kimse yutmuyor.

Örneğin şu an işlenmemiş bir konu bulun yok mu? “Çokkk” kanal mı, ikna edin, sonra mı bunu en iyi yazacak senaristler kimler, çekecek yönetmen kim, o karakteri üzerine giyip izleyiciyi inandıracak kişi kişiler kim, olabiliriyle kim yaparsa ekran ona çekilir. İster romantik komedi tadında yazın ister dram ama işlenmemişin peşinde olun. Eskiden bu özenin içindeydiniz. Şimdi özenniniz kaçtı. Bahaneler dizerseniz dize dize olur dizi. E zaten yıllardır olan bu.

Kanallara gelirsek yapımcılardan daha suçlu olan onlar işi erbabına bırakmak yerine her şeye burnunu sokmayı marifet, izleyicisini de insan değil madde olarak görmeye başladıkları günden bu yana eksenlerinden kaydılar. Reklamcının söz sahibi olmasına kapı açtılar şimdi çık çıkabilirsen işin içinden moduyla aspirin çözümlerle ağrılarını geçirmeye çalışıyorlar ama nafile.

Özendire özendire patlattınız sektörü oyuncusundan yönetmenine mantar gibi türeyen yapımcısına siz kapı açtınız. Fısıldadınız kulaklara bu işte çokkkkkkkkk para var diye aileler de matah bir şey sanarak çocuklarını allayıp pullayıp koyuldular yollara ya da kaçırdılar ellerinden. Kişisel gelişim dini böyle emrediyor nasılsa. Şimdi mi? Çuvalladınız ama kibrinizden kulaklarınız duymuyor.

Ha umursamıyoruz bildiğimiz bildik diyorsanız izleyici de umursamayarak yansıtıyor zaten tepkisini.

Yurt dışı mı yakında onlar da bıkarlar ki onlar bizim izleyici kadar sabırlı değil ve de dinletiyorlar kendilerini. Ayrıca hala eski oyuncu ve ürünlerinizin ekmeğini yiyorsunuz yenileri ise ite kaka alınıyor çünkü ruhu kaçmış işlerinize Türkiye’deki gibi ahbap çavuş ilişkisi geçmiyor.

Yani onlar insana ürün pazarlıyor sizse madde olarak görüyorsunuz tüketeninizi işte bütün mesele bu.

Yeniden insana döndüğünüzde iş işten geçmiş olacak nesil kendini yenilerken siz sayar olacaksınız… Tabi ayar olan çıkar mı işte orasını bilemem….

oyatekin@gmail.com                                         

https://twitter.com/#!/oyatekin (@oyatekin)

http://blog.milliyet.com.tr/Sayfam/Blogger/?UyeNo=580460

Oya Tekin/ Engelliler Haber ve Bilgi Portatalı Yaşadıkça.com köşe yazarı

Not: Burada yazılan tüm yazılarım elektronik imza ve zaman damgası güvencesi altında yasal hakları korunmaktadır. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilmeksizin izin alınmadan kullanılamaz.

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com